İnsanlar adına karar verenlerin farklı ses duymak
istemediği bir dönemde muhalefet yapmak büyük önem taşır. Yapılanların millet
lehine olup olmadığını iktidara hatırlatmak, iktidarın bu haliyle devam
etmesinin problemlerin artmasından başka bir şey sağlamayacağını göstermek
muhalefetin görevidir. Mevcut iktidarın, gerçekler ortaya çıkmasın diye sürekli
kadro değiştirdiği, sistemi değiştirmek bir tarafa davranışların sisteme göre
değiştirildiği bir dönemde, demokrasinin iktidar oyunu haline getirilmiş olması
ve insanların bu oyunun parçası yapılması durdurulmalıdır.
Ülkemizde demokrasinin iktidar hali yaşanmaktadır ve
mevcudu korumak için her yol denenmektedir. Yeni heyecanlar oluşturarak zaman
kazanmaya çalışılmaktadır. Herkes burada olsun istenmekte ama yapılanlar
millet lehine gerçekleşmemektedir. Çünkü iktidarın özünü sorgulamadan iktidarın
getirdiği nimetlere dalarak demokrasi sadece kopya edilmektedir. Bu durumda
Allah rızası için muhalefet etmez ve yeni bir şeylerden bahsetme kabiliyetinizi
göstermezseniz, bu oyunun kurbanı olmak kaçınılmaz olacaktır. Sadece güçten
anlayan bir anlayış, sonunda güçlük doğuracak ve ortada doğru adam
bırakmayacaktır.
Sosyal hayatta barış ve dayanışmayı tesis edemeyenlerin,
inançta, düşüncede, söylemde ve eylemde bütünlüğünü korumayı beceremeyenler
olduğunu görmek ne hazin bir gerçektir. Geldiğimiz nokta hem muhalefet hem de
iktidar için Allah rızası için muhalefet yapılacak boyutlardadır. Allah rızası
için muhalefet etmek, iktidarın yapmadığı şeyleri, yapamadığı şeyleri, dünya
görüşü olarak yapması mümkün olmayan şeyleri ortaya koymak, oluşan boşluğu
doldurmaya yönelik gerekli hazırlık ve yönlendirmeleri yapmaktır.
Muhalefet boşluğu, iktidarı her çeşit baskı ve dayatmanın
aracı kılmakta, adalet ise; sürekli ertelenme ve doğruların eğrilerle yer
değiştirmesine sebep olmaktadır. Şimdi, ne eğri oturup doğru konuşuluyor, ne de
doğru oturma gibi bir endişe kalmıştır. Kadro partisi olarak başlayan bir
sürecin lider sultasına dönüşmesi, muhalefet yapmak için yeterli bir
göstergedir. İşte böyle bir dönemde muhalefet eden küçük bir grup dahi olsa,
iktidar gücü ve nimetlerinin insanlarla paylaşılmasına öncülük etmesi
noktasında büyük anlam taşımaktadır.
Tarihi tecrübemizle, inatlaşma ve kamplaşmanın kimseye
fayda sağlamadığı görmek ve bunu aşacak ideali olanların sayısını artıracak
üçüncü yol arayışlarını tetikleme vaktidir. Ramazan ayında yapmamız
gerekenlere nasıl geri dönme heyecanı ve azmi kazanıyorsak, üçüncü yol olacak
muhalefet azmini de kazanabiliriz. Bu noktada, hile ve desiselerinin
belirlediği bir sahnede figüran ve kötü gidişatın bir parçası olmayan bir duruş
sergilemek adına geçen yıl Kazlıçeşme de yaptığımızı bu yıl Ayasofya meydanında
yapmaktan başka bir yolumuz yok! Çünkü asil olan, bir milletinin yeniden kendi
dünya görüşü ve değer ölçülerine dönmesi yönünde atılan adımlardır.