20 Temmuz 1974 tarihinde, Milli Görüş lideri, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın çelik iradesi ile gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan iki gün önce TBMM’de harekâta ilişkin gizli bir oturum yapıldı.
Bu önemli oturumda Erbakan Hoca’nın yaptığı konuşmadan bazı pasajları son iki yazımda sizlerle paylaştım.

Erbakan Hoca, o konuşmasının son bölümünde öyle mesajlar verdi ki…
Hoca, konuşmasında adeta ‘çok ince ve profesyonel bir taktik’ izledi; hem siyasi partilere ve milletvekillerine gerekli bilgileri verdi hem de Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ivedilikle başlaması için tam bir devlet adamlığı duruşu sergiledi. Okuyalım;
* “NATO Genel Sekreteri’nin durumu yakından izlemesi ve gerekli siyasî temasları tertiplemekte gösterdiği çabaları ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Waldheim'in barışı koruma yolundaki girişimlerini memnunlukla karşılıyoruz.”
* “Öte yandan, başta komşumuz Yugoslavya olmak üzere tarafsız devletlerin dün Cezayir'deki bir toplantı sonunda açıklandığı üzere, Kıbrıs'ın bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne karşı yabancı kuvvetlerin giriştiği darbeyi mahkûm ettiklerini de önemle kaydetmek isterim.”
* “Muhterem arkadaşlarım, Büyük Millet Meclisi’nin bugünkü olağanüstü ve tarihî oturumunda şunu belirtmek isterim ki, bugün Kıbrıs'taki Türk toplumunun hak ve menfaatleri olduğu kadar, Türkiye’nin de yüksek menfaatleri ciddî bir tehdit altında bulunmaktadır. Olayların gerisinde kalmayarak sorumluluk duygusuyla bugünkü koşulların gerektirdiği kararları zamanında almak durumundayız. Türk tarihinin nazik anlarında çok zaman olduğu üzere, bugün de birlik ve beraberliğimizi muhafaza ederek millî politikamız etrafında bütün partilerimizin ve parti mensubu olmayan arkadaşlarımızın da tam bir tesanüt ve inanç içinde bulunduklarını ortaya koymamız davamıza güç katacaktır. Kısa süre içinde çok ciddî kararlar almamız gerekebilir.”
*“Yüce Meclis üyelerinin iki hususta emin olmalarını rica ediyorum. Bunlardan bir tanesi, bilinsin ki, Kıbrıs'ta ve Yunanistan'da cereyan etmekte olan olaylar Hükümetimiz tarafından büyük bir titizlikle, dikkatle incelenmektedir. Bu olayların her gerektirdiği anda, Hükümetimizin üzerimize düşen millî vazifeyi ifa edeceğinden hiçbir Yüce Meclis üyesinin şüphesi olmasın.”

O SAATLERDE HAZIRLIKLAR BAŞLAMIŞTI BİLE…
Erbakan Hoca’nın TBMM’de gizli oturumda konuşması sırasında Kıbrıs Barış Harekâtı hazırlıkları resmen başlamıştı…
Fakat Hoca, harekâtın bilerek ya da bilmeyerek bir şekilde engellenmemesi için nihai istişarelerin iki gün sonra yapılmasını talep ediyordu. Şöyle ki;
* “Huzurlarınıza geldik. Bu büyük millî olay karşısında Yüce Mecliste tesanütümüzü temin edelim. Yüce Meclisin vereceği fikirlerden faydalanalım ve bu olaylar karşısında, Hükümet olarak ihtiyaç duyduğumuz yeni yetkiler ile Hükümetimiz teçhiz edilsin. Ancak bu husustaki müzakerelerin yürütülmesinde hükümet olarak Yüce Meclis’e bir teklifimiz olacaktır. Türkiye, bilindiği gibi bugüne kadar anlaşmalarına sadık bir ülke olmakla ün yapmıştır. Bugün de tutumumuz anlaşmaların içinde yürümektedir. Anlaşmaların bize yüklemiş olduğu garantörlük vazifemizi yapacağımızdan herkes emin bulunmalıdır. Ancak, şu anda hukukî vecibelerimizi yerine getirmekle meşgulüz.”
* “Bu da, bilindiği gibi garantör devlet olan İngiltere ile münasebetlere geçmemiz, onun bu husustaki tutumunu açıklıkla tespit etme mecburiyetimize gelip dayanmaktadır. Şu anda bu çalışmalar yapılmaktadır. Bu durum ümit ediyoruz ki, çok kısa bir zamanda aydınlığa kavuşacaktır. Bundan dolayı konunun Yüce Meclislerde müzakeresi, İngiltere'ye yapılmış olan bu müracaatın aydınlanmasını müteakip ve Yüce Meclis’in de ümit ederiz ki, partilerin kendi gruplarında konunun daha da olgunlaştırmasını müteakip eğer Yüce Meclis uygun görürse biz Hükümet olarak teklif ediyoruz; müzakereleri cumartesi günü yürütelim. Böylece konunun bir yandan siyasî bakımdan olgunlaşması, öbür yandan da gruplarımızın konuyu olgunlaştırması imkânı hâsıl olmuş olur. Bu itibarla, Sayın Başkan’dan hükümet olarak konunun müzakeresinin Cumartesi gününe bırakılması hususunu rica ediyoruz.”
* “Yüce Meclis’e bu millî konuda alınacak kararlar bakımından en isabetli kararları alması hususunu Cenab-ı Hak'tan dileyerek sözlerimi burada bitiriyorum. Cenab-ı Hak milletimize, hükümetimize, devletimize hayırlı başarılar ve şerefli sonuçlar nasip buyursun!”
***
Kıbrıs Barış Harekâtı 20 Temmuz 1974 tarihinde başarı ile gerçekleştirildi.
Elbette iktidarda CHP-MSP Koalisyon Hükümeti vardı. Ancak, o günleri bilenlerin takdir edeceği gibi Kıbrıs Barış Harekâtı’nın lokomotif gücü MSP, Erbakan Hoca ve arkadaşları idi…
Allah (C.C.) tüm şehitlerimize rahmet etsin. Âmin.

LAMİNE YAMAL, TRUMP’IN ELİNİ SIKMAK İSTEMEDİ!
FİFA 2026 Dünya Kupası’nda İspanya Futbol Takımı Dünya Şampiyonu oldu. Arjantin Futbol Takımı’nı yenerek
Ödül törenini izleyemeyenler için birkaç notu paylaşmak isterim;
* Filistin’e verdiği destekle bilinen İspanyol (Barcelona) futbolcu Lamine Yamal, ödülü veren ABD Başkanı Donald Trump’ın elini sıkmak istemedi, zoraki tokalaştı. Yamal, kendisiyle konuşmak isteyen Trump’la da muhatap olmak istemedi. FİFA Başkanı ile sarıldı, Trump’ı teğet geçti.
* Büyük ödülü İspanya Futbol Takımı’na Trump verdi. Ancak, İspanyol oyuncular Trump’ı aralarına almak istemedi. FİFA Başkanı Gianni Infantino, Trump’ı kolundan çekerek oyuncuların olduğu bölgeden uzaklaştırdı.
* Lamine Yamal’ın final maçından hemen sonra sahada dua ettiği görüldü.
* Yamal, La Liga Şampiyonluğu kutlamalarında Filistin bayrağını otobüsün üzerinde sallayarak Filistin’e destek verdiğini ortaya koydu.
* Ailesine ve köklerine bağlılığıyla tanınan Yamal, kramponlarında ve gol sevinçlerinde sıklıkla büyüdüğü mahallenin posta koduna (304) ve ailevi bağlarına atıfta bulunmakta…
* Barcelona ve İspanya Milli Takımı'nda forma giyen genç yıldızın, inancı ve kökeni hakkında yaptığı açıklamalar ile Müslüman olduğunu açıkça ifade ettiği belirtiliyor.
* Hülasa; 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya, Güney Amerika devi Arjantin’i devirerek dünyanın en büyüğü olurken, turnuvanın ve şampiyonluğun en çok konuşulan isimlerinden biri de 19 yaşındaki Lamine Yamal oldu.