Bugüne kadar neler duyduk neler!

Bir başka ifade ile neler gördük neler!

Zaman zaman duyduklarımız ve gördüklerimiz yüzünden hayretlere düşmekten kendimizi alamadık.

Nasıl hayretlere düşmeyelim ki!

Mesela bir zamanlar ülkemizde, “NATO’nun Libya’da ne işi var?” diye sorulduğunu duyuyorduk!

Bu doğru bir soruydu, haklı bir soruydu!

Gerçekten de NATO’nun Libya’da ne işi vardı?

Zaman su gibi akıp gidiyor.

Akıp giderken de dün söylenenlerin bugün tam tersi söylenmeye başlıyor.

Evet, dün NATO’nun Libya’da ne işi var diye sorulurken bugün “NATO olmadan olmaz” yolunda söylemler duymaya başladık.

Hatta “NATO olmadan olmaz” söylemi ile yetinmeyip NATO’nun mayın temizleme işini üstlenmeye hazırlananlar olduğunu bile gördük.

Dün NATO’ya hayır diye meydanları inletenlerin bugün NATO’ya hayır pankartlarına ceza yağdırdığına tanık olduk.

Bugüne kadar neler duyduk neler ve neler gördük neler!

Ve kim bilir daha neler duyup neler göreceğiz!

Yani bu demektir ki daha çok hayretlere düşmeye devam edeceğiz!

Öyle anlaşılıyor ki artık insanımızın dünü ile bugünü birbirini tutmuyor!

Dün sahiplenilen değerler bugün dışlanıyor.

Dün söylenenler bugün unutuluyor!

Dün ile bugünü birbirini tutmayanların yarın ne yapacakları bizim açımızdan elbette meçhul.

Allah-u âlem yarın da günün şartlarına uygun kelamlar edilecek ve gün kurtarılmaya çalışılacak.

Dünkü söylemler ile bugünkü söylemler birbirini tutmadığı zaman kafamızda soru işaretleri oluşuyor.

Ve söylemlerdeki değişikliği hoş karşılamıyoruz.

Söylemlerini değiştirenlere yolunuz açık olsun derken dünkü söylemleri ile bugünkü söylemleri değişik olmayanlar karşısında şapka çıkarıyor ve ne mutlu onlara diyoruz.