“(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin.” (Bakara, 185)
Ramazan-ı Şerif, Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olmaya başladığı, Cennet kapılarının açılıp, Cehennem kapılarının kapatıldığı, şeytanların zincire vurulduğu, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin bulunduğu, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir ayıdır. Bu mübarek ayın şeref ve faziletini Resulullahsallâllâhu aleyhi ve sellem Efendimiz Şaban ayının son gününde irad ettiği bir hutbede şöyle açıklamıştır:
“Ey insanlar! Sizi mübarek ve büyük bir ay gölgelemiştir. O, içinde bin aydan daha hayırlı bir gece bulunduran aydır. Allah Teâlâ’nın gündüzünde oruç tutulmasını farz kıldığı, gecesinde ibadet yapılmasını sevap kıldığı bir aydır.
Kim bu ayda hayırlı bir amelle Allah’a yakınlık gösterirse diğer aylardaki bir farzı yerine getirmiş gibi olur. Kim de bu ayda bir farz ameli yerine getirirse diğer aylardaki yetmiş farzı yerine getirmiş gibi olur. O, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir. Bu ay, başkalarının dert ve sıkıntısına ortak olma ayıdır. Bu, mü’minin rızkının artırıldığı bir aydır.
Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu onun günahlarının bağışlanmasına, cehennem azabından kurtulmasına ve kendi mükâfatından hiçbir şey eksilmeden bir oruç tutma sevabına daha nail olmasına vesîle olur.”
Sahâbîler:
“Ey Allah’ın Resulü! Hepimiz bir oruçluyu doyuracak kadar yiyeceğe sâhip değiliz” deyince Rasûlullâh (s.a.v.):
“Kim bir oruçluyu bir hurma ile veya içecek su ile veya tadımlık bir süt ile iftar ettirirse, Allah ona bu sevabı verir. Bu öyle bir aydır ki, önü rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluştur. Kim bu ayda, emrinde olan insanlara kolaylık gösterir de yüklerini hafifletirse, Allah onun günahlarını bağışlar ve onu cehennem azabından âzâd eder.” (Kenzü’l-Ummâl, 23714)
EbûHüreyre’nin (r.a.) rivayet ettiği bir hadiste ise Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Ramazan ayı gelince semanın kapıları açılır; cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî, Savm,5; Müslim, Sıyâm, 1-2)
Yine EbûHüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Ramazan’da önceki ümmetlere verilmeyen beş özellik benim ümmetime verildi: Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. Oruçlu için iftar edinceye kadar melekler istiğfarda bulunur. Allah onlar için her gün cennetini süsler ve (cennete) şöyle der: Kullarımdan sıkıntı ve ezanın gitmesi ve sana gelmesi yakındır. Şeytanların azgınları bağlanır, Ramazanın dışında yaptıklarını yapamazlar. Ramazanın son gecesinde mü’minler bağışlanır.” Denildi ki: Ey Allah’ın Rasûlü! Bağışlanma günü Kadir Gecesi midir? Rasûlüllah (s.a.v.): “Hayır; fakat amel eden amelini bitirdiği zaman karşılığını eksiksiz alır.” (Ahmed b. Hanbel, II, 292)
Yine EbûHüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Beş vakit namaz, iki Cuma ve iki Ramazan büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde aralarında işlenen küçük günahlara kefarettir.” (Müslim, Taharet, 14- 16; Tirmizî, Salat, 46)
Hz. Enes’in (r.a.) rivayet ettiğine göre Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “En faziletli sadaka Ramazan ayında verilen sadakadır.” (Tirmizî, Zekât, 28)
Abdullah ibni Abbas’ın (r.a.) rivayet ettiğine göre Resulullah (s.a.v.) Ensar’dan bir kadına şöyle buyurdu:
“Ramazan ayı geldiği zaman umreye git. Çünkü bu ayda yapılan umrenin sevabı hacca denk gelir.” (Nesâi, Sıyam, 6)
Maalesef bir Ramazan ayına daha İslam dünyası açlık, sefalet, kan ve gözyaşları ile giriyor. Tarihin hiçbir döneminde yapılmayan Müslüman katliamı şu 15 yıl içerisinde yapıldı. Hem de gözlerimizin önünde. Halen de çok acımasız bir şekilde devam etmektedir. Rabbim bu mübarek ay vesilesiyle sıkıntıda olan bütün kardeşlerimize ferahlık ihsan eylesin. Korkularının ardından emniyete kavuştursun. Bu kardeşlerimize karşı işlenen cürümlerden dolayı bizleri muahaze etmesin. Bu mübarek ayın feyiz ve bereketinden hakkıyla istifade edenlerden, Resulünün haber verdiği müjdelere nail olanlardan ve Kadir gecesine kavuşup onu ihya edenlerden eylesin.
Soru ve görüşleriniz için: [email protected]