Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil âlemin. Vessalatü vesselamü alâ Resûlinâ Muhammedin ve âlâ âlihî ve sahbihî ecmaîn.

İnsan bu dünyadan ayrılıp ahirete göç ettiğinde artık kendi adına sevap kazandıracak yeni ameller işleyemez. Ancak geride kalan mümin kardeşleri, akrabaları, dostları ve yakınları tarafından yapılan bazı salih ameller, Allah'ın izniyle ona fayda sağlayabilir. Bu noktada akıllara şu soru gelir: Ölen bir mümine, geride kalanlar olarak gerçekten faydamız dokunabilir mi?

Bu sorunun cevabı evettir. İslam'da ölen bir mümin için yapılabilecek ve ona ulaşacağı bildirilen pek çok hayırlı amel bulunmaktadır.

CENAZE NAMAZI VE DUA EN BÜYÜK DESTEKTİR

Ölen bir mümine yapılabilecek en önemli iyiliklerden biri, samimiyet ve ihlâsla cenaze namazına katılmaktır. Allah Teâlâ'dan onun için mağfiret ve rahmet dilemek, imanla vefat etmiş bir mümin için tartışmasız bir faydadır.

Sadece dil alışkanlığıyla söylenen "Allah rahmet etsin" temennilerinden ziyade, eller açılarak içtenlikle yapılan özel dualar çok daha büyük önem taşır. Bir mümin için:

"Ya Rabbi, filan kuluna rahmet et, onu mağfiret buyur" şeklinde yapılan samimi duaların, Allah'ın izniyle ölen kimseye ulaşacağı ifade edilmektedir.

Bunun yanında kabir ziyareti yaparak orada dua etmek de ölü için faydalı ameller arasındadır.

BORÇLARIN ÖDENMESİ VE YAPILMAYAN ADAKLAR

Ölen kimsenin insanlar üzerindeki borçlarının ödenmesi de onun adına yapılabilecek en önemli iyiliklerden biridir. Özellikle mirasçılarının bu konuda hassas davranması gerekir.

Bir müminin borçlu olarak ahirete gitmemesi büyük önem taşır. Eğer bıraktığı miras borçlarını karşılamaya yetiyorsa bunların geciktirilmeden ödenmesi gerekir.

Aynı şekilde kişi hayattayken adakta bulunmuş ancak yerine getiremeden vefat etmişse, yakınlarının bu adağı yerine getirmesi de onun için hayırlı bir amel olur.

Şayet geride borç bırakmış, fakat bunu karşılayacak mirası bulunmuyorsa, akrabaları, dostları veya başka bir mümin kardeşi onun adına borcu ödeyip alacaklıdan helallik isterse, Allah'ın izniyle bu da ölen kimse adına büyük bir iyilik olur.

HAC, UMRE VE HAYIR HASENATIN FAYDASI

Konuşmada özellikle vurgulanan hususlardan biri de, ölen mümin adına hac ve umre yapılabilmesi ve onun adına hayır hasenatta bulunulmasıdır.

Özellikle evlatların anne ve babaları için yaptıkları dualar ile verdikleri sadakalar ve gerçekleştirdikleri hayırlar, Allah'ın izniyle vefat eden anne ve babaya ulaşır.

Ayrıca müminlerin, ölen kardeşleri hakkında samimi şekilde:

"Biz onu iyi bir mümin olarak bilirdik. Salih bir insandı" diye şahitlik etmeleri de Allah'ın izniyle onun için hayır vesilesi olabilir.

HELALLİK KONUSUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Camilerde cenaze namazı sonrasında yapılan, "Hakkınızı helal ettiniz mi?" şeklindeki toplu helalleşmenin dini dayanağı konusunda dikkatli olunması gerektiği ifade edilmektedir.

Çünkü gerçek anlamda helallik, hak sahibi olan kişinin gönülden ve samimi şekilde hakkını bağışlamasıdır. Oysa cenaze namazında bulunan insanların önemli bir kısmı, ölen kişiyle herhangi bir alacak verecek ilişkisi içinde değildir. Kimileri yalnızca namaz için camiye gelmiş, cenaze namazına da dua niyetiyle katılmış olabilir.

Bu nedenle topluca yapılan sembolik helalleşmenin, gerçek anlamdaki helalliğin yerini tuttuğunu söylemek doğru değildir.

Konuşmada şu husus özellikle vurgulanmaktadır:

Helallik, psikolojik baskıyla olmaz.

Bir kimsenin, insanların arasında, "Helal etmiyorum" demesi kolay değildir. Bu sebeple gerçek helallik, kişinin:

"Benim şu konuda bir hakkım vardı ve onu Allah rızası için helal ediyorum" demesiyle gerçekleşir.

Sonuç olarak, mümin için en büyük kazanç imanla ahirete göçebilmektir. Bunun yanında dünyada yaptığı ibadetler, diktiği ağaçlar, başlattığı hayırlı işler, sadaka-i cariyeleri, geride bıraktığı faydalı ilim ve yetiştirdiği salih evlatlar, vefatından sonra da sevap kazandırmaya devam eder.

Bunlara ilave olarak geride kalan müminler de onun adına dua edebilir, sadaka verebilir, hayır hasenatta bulunabilir, borçlarını ödeyebilir ve onun için Allah'tan mağfiret isteyebilir.

Özellikle anne ve babalarımız ile yakınlarımız için bu amellerden en az birini yapmak, onların kabir hayatında rahat etmelerine ve Allah'ın izniyle sevaplarının artmasına vesile olacaktır.

Allah bütün geçmişlerimize rahmet eylesin. Bizlere de iman selametiyle yaşamayı ve salih amellerle huzuruna varmayı nasip etsin. Âmin.