12 Eylül 1980…
Bugün 12 Eylül Askeri Darbesinin yıldönümü…
Bundan 46 sene önce neler oldu?
12 Eylül 1980’i gösterirken, demokrasimize darbe vuruldu.
Emir-komuta zinciri tarafından gerçekleştirilen darbe ile Türkiye 3’ncü kez askerî darbe ile tanıştı.
12 Eylül 1980 darbesinin mimarları, ‘Asmayalım da besleyelim mi?’ diyerek yüzlerce vatandaşı idam etti.
Kenan Evren, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer’den oluşan Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele geçirdi.
* Anayasa Ortadan Kalktı, Meclis Lağvedildi
* Siyasi Partiler Kapatıldı… Siyasi partileri de kapatan darbeciler, Alparslan Türkeş ile Necmettin Erbakan’ı Uzunada'ya, Bülent Ecevit ile Süleyman Demirel’i Hamzakoy'a sürgün ederek, siyasi yasaklar getirdi.
* ‘Asmayalım Da Besleyelim Mi?’
Türkiye’nin demokrasisine kapkara bir leke süren darbeciler, acısı yıllarca hafızalardan kazınmayacak idam kararlarına imza attı. Darbenin ardından 9 Ekim 1980’de sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü için cezaevinde olan 17 yaşındaki Erdal Eren, 19 Mart 1980'de idam edildi. Darbeci Evren'in 17 yaşında astırdığı Eren için söylediği ‘Asmayalım da besleyelim mi?’ sözü ise hiçbir zaman unutulmadı.
* 650 Bin Kişi Gözaltına Alındı, 7 Binden Fazla İdam Cezası İstendi
Kanlı uygulamaların yanında demokrasinin askıya alındığı dönemlerde 650 bin kişi gözaltına alındı, 210 bin dava açılırken, 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için idam cezası talep edildi. 517 kişinin ‘ölüm cezasına’ çarptırıldığı dönemlerde, 50 kişi idama mahkûm edildi.
* 14 Bin Kişi Vatandaşlıktan Çıkarıldı
14 bin kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldı, 100 bin kişi ‘örgüt üyesi olma’ suçundan yargılanırken, 30 bin kişi de ‘sakıncalı’ olduğu gerekçesiyle işlerinden edildi.
* Filmler Yasaklandı, Üniversite Görevlilerinin İşine Son Verildi
Kültür ve sanat hayatına da darbe vurulan bu dönemde, hemen hemen bin film yine sakıncalı gerekçesiyle yasaklandı, 4 bine yakın öğretmen ve yüzlerce üniversite görevlisinin işine son verildi. Gazeteciler için de binlerce yıla varan hapis cezaları talep edildi.
* 1982 Anayasası Referandumda Yüzde 92 Evet Oyu Aldı
Sözde Milli Güvenlik Konseyi üyesi darbeci generallerin belirlediği Danışma Meclisinin hazırladığı anayasa, 1982 yılında ‘güdümlü’ referandumla yüzde 92'lik ‘evet’ oyu alırken, darbenin mimarı Kenan Evren ve diğer darbecilerin ömür boyu yargılanmasını engelleyen ‘geçici 15’nci madde’ de darbe anayasasına eklendi.
MAHKEMEDE NELE SÖYLEDİLER?
12 Eylül 2010'daki referandumla, geçici 15'nci madde kaldırıldı. Hayatta olan Kenan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya hakkında soruşturma başlatıldı. 10 Ocak 2012'de Türkiye tarihinde ilk kez bir darbenin sorumluları yargı önüne çıkarıldı.
Şahinkaya, yazılı metin üzerinden savunmasını yaptı. Şahinkaya savunmasında şunları söyledi:
* Ben anayasa ile kurulmuş Milli Güvenlik Kurulu üyesiyim
* Milli Güvenlik Konseyi kurucu iktidardır
* Kurucu iktidarların tasarrufları suç konusu olamaz
* Silah arkadaşlarım yetkisini anayasadan almaktadır
* Mahkemenin bizi yargılama yetkisi yoktur
* 12 Eylül müdahalesi Türk ve dünya tarihinde yerini almış büyük bir olaydır. Tarihi olayları ancak tarih yargılar
* TSK Türk milletine olan görevini yerine getirdi.
* O gün Türk Milleti için en doğru olanı yaptık
* Türk Silahlı Kuvvetleri, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu ve 'en büyük eserim' dediği Türkiye Cumhuriyeti'nin koruyucusu ve kollayıcısıdır.
* Büyük önderin en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti büyük Türk milletiyle birlikte sonsuza kadar yaşayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın
* Sanık sıfatım yoktur, ben kurucu iktidarım
* Bu çerçevede hiçbir soruya yanıt vermeyeceğim
* Savcı tarafından alınan ifademi tekrarlıyorum
Tahsin Şahinkaya ifadesinin ardından sorulan sorulara cevap vermedi…
“DARBEYE TEŞEBBÜS ETMEDİK, YAPTIK!”
12 Eylül Askeri Darbesinin başındaki isim olan Kenan Evren savunmasında şunları söyledi:
* Ben kurucu iktidar olan MGK'nın başkanıydım.
* 12 Eylül komuta zinciri içinde yapıldı
* Yapılış nedeni Türk milletine bildiri ile açıklandı. Ben cumhurbaşkanıyım. 12 Eylül'ün hesabını millete verdim.
* Mahkemeniz bizi yargılayamaz. Biz kurucu iktidarınız
* İhtilale teşebbüs etmedik, yaptık
* İhtilal yapmayı suç sayan bir kanun yok
* Demokrasinin olduğu yerde ihtilal olmaz
* Siyasiler beceriksizliklerini askere fatura edemez
* Bugün olsa aynı şekilde ihtilal yapardık.
* TSK iktidar olmanın meraklısı değildir
* Mahkemenizin sorularına yanıt vermeyeceğim
* Ülke o günkü olaylara layık değildi, gerekeni yaptık
* Beni ancak tarih yargılar
* Görevim mahkemeye yardımcı olmaktı, sanık değilim.
* Savcılıkta verdiğim ifadeyi tekrarlıyorum. Sorularınıza cevap vermeyeceğim.
*Yaptıklarımız suç değildi, pişman değilim.
*Adaletli olsun diye bir sağdan bir soldan astık demedim. Adaletli karar verilmesini kast ettim.
*Bayrak harekat planını kim hazırladı bilmiyorum.
*Haydar Saltuk benim yerime bu talimatı verdi.
*Darbe Planını 1. Ordu Komutanı Necdet Üruğ hazırladı.
*Harekat planında kuvvet komutanlarının bir dehli yok.
Evren de daha sonra sorulan sorulara cevap vermedi…
NE CEZA ALDILAR? DARBECİLER YARGILANDI…
Mahkeme, 18 Haziran 2014'te Evren ve Şahinkaya'yı, ''1980'de de cebren "anayasayı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM'yi ıskat ve cebren men", 1979'da verdikleri muhtırayla "anayasa ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, takdiri indirimle cezayı müebbet hapse çevirirken, iki darbeci hakkında askerî rütbelerinin sökülmesi kararı verildi. Ancak sanık avukatları, kararı temyiz ederken, dosya Yargıtay'dayken Evren, 10 Mayıs 2015 yılında 98 yaşında, Şahinkaya da 9 Temmuz 2015 yılında 90 yaşında öldü.
Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesinin sanıklar hakkında verilen hükmü usul yönünden bozmasının ardından 12 Mayıs 2019'da yeniden yargılama yapan Ankara 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi, bu kez Evren ile Şahinkaya hakkında "kamu davasının ortadan kaldırılmasına" karar verdi.
Ayrıca Evren ve Şahinkaya'nın malvarlıklarına el konulması ve sanıkların TSK'den çıkarılması ile rütbelerinin geri alınmasına yer olmadığına hükmedildi.





