İslam coğrafyasının kanayan yarası Yemen’de dengeleri tamamen değiştirecek kritik bir gelişme yaşandı.
Husi güçleri, dünya ticaretinin ve enerji sevkiyatının şahdamarı sayılan Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz kıyılarında başlattığı hızlı askerî harekâtla bölgede tam kontrolü ele geçirdi.
Bu stratejik adım, küresel enerji piyasalarında yeni bir darboğaz riskini de beraberinde getiriyor.

- STRATEJİK ADALAR PEŞ PEŞE DÜŞTÜ!
Yemen'deki çatışmalar, küresel ticareti derinden sarsacak yeni bir boyuta ulaştı.
Hükümet yanlısı güçlerin geri çekilmesiyle ilerleyişini hızlandıran Husiler, bölgedeki stratejik adaları ve kıyı şeridini herhangi bir ciddi direnişle karşılaşmadan teker teker kontrol altına aldı.
Hükümet birliklerinin kritik öneme sahip Moha liman kentinden çekilmesini fırsat bilen Husiler, güneye doğru ilerleyerek Zübab ve Murad kıyı yerleşimlerini hızla ele geçirdi. Bu ilerleyiş, Kızıldeniz'in açık sularına da sıçradı.
- Meyyun (Perim) Adası'na Çıkarma: Husi amfibi birlikleri silahlı teknelerle Babülmendep Boğazı’nın adeta kalbi konumundaki Meyyun Adası'na çıkarma yaptı.
- Haniş ve Zukar Adaları: Adım adım ilerleyen gruplar, Zukar Adası’na roket atışları ve kara harekâtı düzenleyerek kontrolü sağladı ve yönünü Haniş Adaları'na çevirdi.
Böylelikle dünyanın en kritik deniz ticareti koridorunu denetleyen en hâkim noktalar, doğrudan Husilerin askerî namlularının menziline girmiş oldu.

- KÜRESEL PETROL AKIŞI YÖN DEĞİŞTİREBİLİR!
Bu gelişme, Yemen'deki bir iç çatışma kazanımının çok ötesinde anlamlar taşıyor.
Zira Babülmendep Boğazı, Hint Okyanusu'nu Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa'ya bağlayan en kısa ve en hayati güzergâhın güney kapısı konumunda.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre;
- 2026’nın ikinci çeyreğinde Babülmendep’ten günde ortalama 8,1 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü geçti.
- Bu devasa rakam, günlük 100 milyon varil civarında olan küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 8’ine tekabül ediyor.
Boğazın Husilerin eline geçmesiyle deniz ticaretinin güvensiz hale gelmesi, küresel ticareti felç edebilir.
Gemilerin rotayı zorunlu olarak Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu'na çevirmesi; yolculuk sürelerinin günlerce uzaması, yakıt maliyetlerinin katlanması ve sigorta bedellerinin tavan yapması anlamına geliyor.
Husilerin adalardaki İHA ve füze mevzileri, ticari gemiler üzerinde anbean gözetleme ve olası müdahale imkânı tanıyor.

- HÜRMÜZ'DEKİ KRİZ BABÜLMENDEP'E SIÇRADI!
Bölgedeki bu radikal değişimin zamanlaması ise küresel güçler için ayrı bir kâbus. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizler sonrası, Suudi Arabistan petrolünü Kızıldeniz’deki Yanbu limanına yönlendirmiş ve bu durum Babülmendep’in önemini zaten katlayarak artırmıştı.
Rakamlar da bu eksen kaymasını net bir şekilde gözler önüne seriyor:
- 2025 yılı sonunda Hürmüz Boğazı'ndan günlük petrol akışı 21,6 milyon varilden 4,9 milyon varile kadar düştü.
- Aynı dönemde Babülmendep Boğazı'ndan geçen miktar ise 5,4 milyon varilden 8,1 milyon varile tırmandı.

Gelinen noktada Körfez petrolünün dünyaya açılan tek nefes borusu olan Babülmendep'te Husilerin kurduğu bu stratejik abluka, Batı'nın enerji güvenliğini doğrudan tehdit ederken, küresel enerji tedarik zincirinde fiyatları ve dengeleri altüst edecek yepyeni bir kırılma noktası oluşturuyor.




