TBMM’de kurulan, Darbe Komisyonu bugüne kadar birçok insanı dinledi. Fakat henüz, görevdeki Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı ve MİT Müsteşarı Hakan Fidanı dinlemedi. Aynı zamanda kuvvet komutanlarını da komisyona davet etmediler. Eğer ülkemizin Cumhurbaşkanı darbeyi eniştesinden öğreniyorsa, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları olan biteni bilmiyorsa; Cumhuriyet savcıları, “görevi ihmalden” soruşturma açması gerekmiyor mu? FETÖ’nün sızmadığı kurum olmadığı gibi TBBM’de grubu bulunan siyasi partilere de sızmadığı düşünülemez. Bunun yanı sıra, henüz müsteşar, bakan yardımcısı, genel müdür hatta milletvekili bazında görevden almalar da olmamıştır. Olduysa da ben bilmiyorum. Ama bana gelen ihbarlara göre, FETÖ’cü diye Saadet Partilileri görevden el çektiriyor hatta işten atıyorlar. Eğer bir Milli Görüşçü, FETÖ’cü yaftasıyla atılıyorsa, o zaten önce AKP’li olmuştur sonra FETÖ’cü. Onun Milli Görüş’le ilişiği kesilmiştir. Ama hâlâ Milli Görüşçü olup Saadet Partisi saflarında mücadele eden kişi ya da kişiler FETÖ’cü yaftasıyla işten atılıyorsa; burada art niyet ararım arkadaş! Müslüman, adil ve adaletli olması gerekmiyor mu? Lütfen biraz vicdanlı olun! Hele bu kurum belediye ve Diyanet İşleri Başkanlığı olursa, kafamı elimin arasına alır düşünürüm, “Neden Saadet Partili atılıyor?” diye.
Kayseri’de Diyanet İşleri Başkanlığı il uzman vaizi olarak görev yaparken 20.07.2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi iddiasıyla; KHK ile görevden çıkarılan Uzman Vaiz Hidayet Durna, haklı olduğu anlaşılınca göreve geri iade edilmiş. Bu sevindirici bir haber. Yanlıştan dönmek erdemdir. Fakat bu asılsız ihbar edenlerin hakkında işlem yapmak, adaletin sağlanması acısından bir o kadar önem taşımaktadır. FETÖ olayını pek çok kişi kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak, ihbar mekanizmasını kendi lehine çalıştırdı. Diyanet’in sendikası, Diyanet-Sen’in bir ilimizdeki şube başkanı, kendine muhalif olanları FETÖ’cü diye ihbar ettiği haberi tarafıma ulaştırıldı. Bunun özellikle üzerine gidilmesi gerekiyor. Kurumlarda şahsi düşmanlık besleyenler de bu ihbar mekanizmasını kullanarak, masum insanların işten atılmasını sağlamıştır. Kim haksızlık yapıyorsa mutlaka ortaya çıkartılmalı ve cezası verilmelidir.
Saadet Partililer FETÖ’cü kılıfıyla işten atılıyorsa bunun sebeplerinden biri komisyonun başında Kripto FETÖ’cü bulunmasından olabilir mi? Yahut radikal AKP’li olup, Saadet Partiliyi sevmeyen biri mi? AKP’nin içerisinde Saadet Partililere bir düşmanlık beslendiği biliniyordu. Bu 15 Temmuz’dan sonra daha bir şekilde ayyuka çıktı. Çünkü Saadet Partisi AKP’nin alternatifi değil, sistemin alternatifidir. Ama AKP, Saadet Partisi’nin alternatifidir ve hep alternatifi olmaya devam edecektir. Mesele de buradan çıkmaktadır. Bunun başka izah tarzı var mı?
Temizliğin aşağıdan yukarı değil, yukarıdan aşağı olması gerek. Bir odayı temizlerken bile uymanız gereken en temel ve basit kural bu. Hırsız içeride iken kapının kilidini değiştirmenizin bir faydası yok. Yukarıdan aşağıya doğru temizlik, at izinin it izine karışmasını da önlemez mi? Yukarıdan başlamak domino etkisi yapar ve böylece AKP zarar alır düşüncesiyle hareket ediliyorsa ve “bir bildikleri var” düşüncesiyle teşkilat sessiz kalıyorsa, bunun doğru bir hareket olduğunu düşünmüyorum.