Elif-Ba’yı da, alfabeyi de bilmeyen babam rahmetli, kucağında bizi severken, daha önce ezberlettiğini unutmamamız için;

- Allah kaç tane?

- Bir tane…

- Nerden biliyorsun?

- İki olsaydı kavga ederlerdi.

- Aferin, derdi.

İlkokulu bitirdim, Kur’an kursuna verdi.

Arapça da okutulan yatılı bıraktığı bu kursa koyup eve dönerken beni kucakladı ve “Hadi bakayım, altı ayda Kur’an’a mana ver” deyip döndü ve gitti.

Allah, hepimizin ecdadına rahmet eylesin.

Yetmiş yıl geçti; hiç ara vermeden Kur’an-i Kerim’den anladığım ve yazdığım, benim o andaki aklımla sınırlıymış.

Kur’an-i Kerim’i anlamaya çalışırken:

“Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka ilahlar olsaydı ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah onların yakıştırmalarından uzaktır.” (Enbiya Süresi ayet 21/22) ayetinin manasını okuyunca babamın “Allah kaç tane?” sorusu ve cevabı bu ayetin Türkçeleşmiş hali olduğunu anladım.

Türkçesinde, “Kavga ederlerdi” diye dilde dolaşan tercemenin aslı Türkçede kullanılan fesad, ifsad, müfsid olarak kullanılan kelimeymiş.

Bugünkü Türkçeye bu fesad kelimesi bu ayette “bozulurdu” diye terceme edildi.

Yani, yerde ve gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı evrenin/kâinatın düzeni fesada uğrar, düzeni bozulurdu manasınadır.

Yahudilerden bir kısmı, Uzeyr aleyhisselamı Allah’ın oğlu diye iddia ettiler. (Tevbe Süresi ayet 9/30)

Hristiyanlar da, İsa aleyhisselamı “Allah’ın oğlu” kabul ettiler de ne oldu?

Kur’an-i Kerim’den bir örnek

“Rahmân çocuk edindi dediler.

Yemin olsun ki çok kötü bir şey yaptınız.

(Bu sözden) Neredeyse gökyüzü çatlayacak, yeryüzü yarılacak ve dağlar devrilecekti.

“Rahmân'a çocuk iddia ettiler diye.” (Meryem Süresi ayet 19/88-91)

Her kelimenin, bulunduğu yere göre ağırlığı vardır.

Konuşmalarımıza dikkat edelim.

Sahabe döneminden beri Müslümanlar, bu tehlikenin farkına varmışız ve Ezan-i Muhammedi ile günde beş defa ezanla tehlikeyi ve korunmayı bütün insanlığa duyurmak için her beldenin en yüksek yerinden ezanla uyarmaya “Allah’tan başka yaratan, yaşatan, yöneten, donatan… yoktur” diye sesimizin çıktığı kadar bağırmaya devam ediyoruz desem biraz hatalı olur.

Çünkü ezan okuyanın birçoğunun içinden böyle bir düşünce geçmediğini sorarak öğrendim.

Yeryüzünde peygamberlere karşı durarak ölüp gidenlerden birinin hayatından bize ders olacak haberler verir Rabbimiz:

Firavun, Musa aleyhisselamın tebliğ ettiği Rabbe kulluk etmedi ve kendisini Rab ilan etti. (Naziat Süresi ayet 79/24)

O günlerde dünyanın en güçlü devletine sahipken ordusuyla beraber denizin dibinde yandı, bitti, kül oldu gitti.

Musa aleyhisselam, Firavun dahil bütün insanları Allah’a kulluğa davet ederken, Firavun kendisine kulluğa davet ediyordu.

O günden bugüne kadar değişen ne?

Müslümanlar şuursuzca Lailahe illallah diyerek yaratan, yaşatan, yöneten donatan Allah’a kulluğa davet ediyor.

“Hayır, ben ABD ve AB kriterlerine uyarım” diyenler, son yüz yıl içinde ABD’nin AB’nin Çin’in kaç yüz milyon insan öldürdüğünü ve hâlâ öldürmeye devam ettiğini hatırlayıversinler.

Allah’tan başka ilah edinenler tabiatın dengesini bozmaya da çalışıyorlar.

Prof. doktorlarımız televizyonlarda, ağzımıza aldığımız her yiyeceğin genlerinin bozulduğunu söylerler.

Genleri bozan devlet olarak aklınıza hangi devlet veya devletler gelir?

Allah’a kulluğu kabul etmeyen, kendi aklına kulluk veya kula kulluğu seçen, ABD, AB, Çin kriterlerini her şeyin üstünde tutanlar, kullarının ceplerindeki paraya göz diken ve en az topraktan en fazla zararlı gıda üretenlerin hayranı olarak her akşam tanrılarının televizyondan salgıladıkları kan, ölüm, silah, feryat, sefalet, yürüyüş, bağırışları seyrederken bu olayları, tapınılanların “olmazsa olmaz” kuralı kabul ederler.

Rabbimiz, Allah’tan başkasına kulluk yapanların ziraatı da, nesli de bozacaklarını haber vererek bizi uyarıyor:

“O işbaşına geçtiği zaman, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye koşar. Allah, bozgunculuk yapanı sevmez.

Ona, 'Allah'tan sakın!' denildiği zaman, kibri onu günaha alıp götürür. Ona cehennem yeter. O, ne kötü bir yataktır.” (Bakara Süresi ayet 2/205)

Eğer İslam’ı kabul etmezlerse kibirleri, kabirlerinde ve cehennemde öldürmeyen ateşe olur.

Allah celle celalüh hepimizi korusun. Amin...