Antalya’da dünya iklim gündemi için önemli bir toplantı başlıyor. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım’da yapılacak. Türkiye ev sahipliği ve COP31 Başkanlığını üstleniyor. Müzakereleri ise Avustralya, “Müzakere Başkanı” olarak yürütecek. Liderler Zirvesi 11-12 Kasım’da toplanacak [1, 2]. Türkiye zirveyi bir “uygulama COP’u” olarak tanımlıyor ve sıfır atık gündemini öne çıkarıyor [3].

Bu toplantının önemini baştan teslim etmek gerekir. Sorun, bilimin yetersizliği değil. Bilim yıllardır konuşuyor, sıra bu sesi duymakta.

Bilimin söylediği

IPCC’nin Altıncı Değerlendirme Raporu, ısınmanın nedeninin insan faaliyetleri olduğunu açıkça söylüyor. Küresel sıcaklık 2011-2020 döneminde sanayi öncesine göre 1,1°C artmış durumda. Atmosferdeki karbondioksit de çok uzun yıllardır görülmeyen düzeyde [4]. Isınmayı 1,5°C’de tutmak için emisyonların 2019'a göre 2030'a kadar yüzde 43, 2035'e kadar yüzde 60 azalması gerekiyor [4]. Kalan karbon bütçesi ise 2024 başında yaklaşık 200 milyar ton CO₂ olarak hesaplanmıştı. Bu, mevcut emisyonun yalnızca birkaç yıllık karşılığı [5].

Uyum tarafında tablo daha da zor. Gelişmekte olan ülkelerin yıllık uyum ihtiyacı tahminleri 215 ile 387 milyar dolar arasında değişiyor. Mevcut uluslararası kamu finansmanı bu ihtiyacın on ila on sekiz kat altında kalıyor [6]. Türkiye’nin de içinde olduğu Akdeniz Havzası, iklime en kırılgan bölgelerden biri. Kayıp ve Zarar Fonu, COP27'de kuruldu ve COP28'de işler hale geldi. Küresel Güney için önemli bir kazanım. Uluslararası Adalet Divanı da 23 Temmuz 2025 tarihli danışma görüşüyle devletlerin iklimi koruma yükümlülüğünü hukuken teyit etti [7].

Çözümün sınırı

Ancak bu tablo, mevcut yöntemin sınırlarını da düşündürüyor. İklim politikası büyük ölçüde piyasa araçlarıyla yürüyor: karbon ticareti, denkleştirme, yeşil finansman. Bu yaklaşımda doğa, korunacak bir bütün olmaktan çok fiyatlandırılacak bir hizmetler toplamı gibi görülüyor. Eleştirel literatür, bunun bazı durumlarda Küresel Güney’deki arazilerin “karbon yutağı” adıyla kontrol altına alınmasına yol açtığını söylüyor. Harvey’in [8] “mülksüzleştirme yoluyla birikim” kavramı bu tartışmayı anlamak için kullanılıyor [9, 10]. Yeşil dönüşümün hammaddesi olan kobalt gibi madenlerin çıkarıldığı bölgelerde de su ve biyoçeşitlilik ağır bedel ödüyor [11].

Hesaba girmeyen emisyon: Savaş

En az konuşulan konu ise askeri emisyonlar. Kyoto müzakerelerinde, ABD’nin ısrarıyla uluslararası askeri operasyonların yakıt emisyonları ulusal toplamlardan muaf tutuldu [12, 13]. Paris Anlaşması bu otomatik muafiyeti sürdürmedi. Ama askeri emisyonların ayrı raporlanması zorunlu da kılınmadı ve uygulama büyük ölçüde gönüllülüğe kaldı [13].

Rakamlar, bu boşluğun küçük olmadığını gösteriyor. Parkinson ve Cottrell’in [13] tahminine göre, savaşlar hariç tutulsa bile orduların rutin faaliyetleri küresel emisyonların yüzde 5,5'ine kadar bir bölümünü oluşturabiliyor. Bu bir tahmin ve veri eksikliği yüzünden belirsizliği yüksek. Yine de sivil havacılık ve denizciliğin toplamıyla kıyaslanabilir bir büyüklük. ABD Savunma Bakanlığı da dünyanın en büyük kurumsal petrol tüketicilerinden biri [14].

Savaşların kendi karbon maliyeti de ayrı bir başlık:

· Ukrayna: İlk iki yılda tahmini 175 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon hesaplanıyor. Bu rakam, yeniden inşa projeksiyonunu ve uçuş rotalarındaki sapmaları da kapsıyor. Araştırmacılar bunu 175 ülkenin yıllık emisyonundan fazla olarak ifade ediyor [15].

· Gazze: Hakemli çalışmaya göre ilk 15 aylık dönemde, tahkimat ve yeniden inşa gibi dolaylı kalemlerle birlikte toplam emisyon 33,2 milyon ton CO₂ eşdeğeri. Aynı ekip daha önce ilk aylar için de benzer bir uyarı yapmıştı [16, 17].

· Tarım arazileri: BM kuruluşlarının uydu verilerine göre Gazze’deki tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 87'si hasarlı. Hem erişilebilir hem hasarsız kalan kısım yalnızca yüzde 3 [18, 19].

Bu yıkım “ekokırım” tartışmalarının da konusu. Ancak ekokırım, uluslararası hukukta henüz bağımsız bir suç olarak tanımlanmış değil. Vanuatu, Fiji ve Samoa 2024'te ekokırımın Roma Statüsü’ne beşinci suç olarak eklenmesini önerdi. Bu öneri Taraflar Meclisi’nde görüşülmekte olup henüz kabul edilmiş değil. Mevcut durumda Roma Statüsü’nün 8(2)(b)(iv) maddesi, uluslararası silahlı çatışmalarda beklenen somut ve doğrudan askeri avantaja kıyasla açıkça aşırı olacak şekilde doğal çevreye yaygın, uzun vadeli ve ağır zarar vermeyi savaş suçu sayıyor [20].

COP31 yerleşkesinde Mavi Bölge’nin büyük genel kurul salonuna “Anadolu”, Yeşil Bölge’nin en büyük salonuna ise “Gazze” adının verilmesi anlamlı bir duruş [21]. Ama bombaların, jet yakıtlarının ve yıkılan şehirlerin karbonu resmi hesaplara girmedikçe, bu hesaplar eksik kalıyor.

Tarihsel sorumluluk meselesi de masada duruyor. Sanayi Devrimi’nden bugüne atmosferin taşıma sınırını aşan emisyonların yüzde 92'si Küresel Kuzey’den geliyor [22]. Bedelin büyük kısmını ise bu emisyonda payı çok az olan ülkeler ödüyor.

Emanet, mîzân, fesâd ve isrâf

Modern çevre anlayışının arkasında, insanı doğanın “efendisi ve sahibi” gören bir bakış bulunurken [23], İslam düşüncesi konuya başka bir çerçeve sunmaktadır.

Emanet ve istihlâf: İnsan yeryüzünün sahibi değil, halifesi, yani vekilidir (Bakara, 2/30; En’âm, 6/165). Hz. Peygamber (sav) de “Dünya tatlı ve yeşildir; Allah sizi orada halef kılmış, nasıl davranacağınıza bakmaktadır” buyurmuştur (Müslim, Zikir, 99). Klasik tefsirler Ahzâb 33/72'deki “emanet”i genellikle ilahi sorumluluk olarak yorumlar. Bunu tabiatın korunmasıyla ilişkilendiren okuma, İslam çevre düşüncesinin geliştirdiği bir yorumdur [24, 25]. Bu bakışla, emanet aldığımız bir varlığı tahrip etme hakkını parayla satın alamayız. Gelecek nesillerin ve dilsiz canlıların hakkı da bu sorumluluğa dahildir. Kur’an hayvanları ve kuşları da “ümmetler” olarak anar (En’âm, 6/38). Hz. Peygamber (sav), bir ağaç dikenin veya ekin ekenin, ondan yiyen insan, kuş ya da hayvan sayesinde sadaka kazanacağını bildirir (Buhârî, Hars, 1; Müslim, Müsâkât, 7, 12).

Mîzân: Kur’an, kâinatın bir ölçü üzerine kurulduğunu bildirir: “Sakın mîzânda taşkınlık edip dengeyi bozmayın” (Rahmân, 55/7-8). İslam düşüncesinde bilimin “gezegensel sınırlar” ve “devrilme noktaları” dediği gerçeklik, mîzân kavramıyla ilişkilendirilir [26]. Bu bakışla, bir yerde kadim ormanı yok edip başka yerde ağaç dikerek “net-sıfır” demek, dengeyi korumak sayılmaz. Mîzân, karbon hesabından daha geniş bir bütünlüğü anlatır.

Fesâd: “İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesâd ortaya çıktı” (Rûm, 30/41). Müfessirler bu fesâdı kuraklık, kıtlık ve ahlaki bozulma gibi anlamlarla açıklamış. Güncel okumalar ayetin kapsamını ekolojik bozulmaya doğru genişletiyor [24, 25]. Kur’an, yeryüzünde yönetimi ele geçirince “ekini ve nesli helak etmek için koşanları” kınar (Bakara, 2/205). Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) Şam’a giden orduya talimatı, meyveli ağaçların kesilmesini, ekinlerin ve yerleşimlerin tahribini ve hayvanların gereksiz yere telef edilmesini yasaklar (Mâlik, Muvatta’, Cihâd, 10; Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, IX, 85). Hz. Peygamber (sav) de savaşta kadın ve çocukların öldürülmesini yasaklamıştır (Buhârî, Cihâd, 147-148; Müslim, Cihâd, 24-25). Savaşta bile tabiata ve sivillere dokunulmazlık tanıyan bir ahlak, askeri emisyonların hesap dışı kalmasıyla bağdaşmaz.

İsrâf ve tebzîr: İsrâf ve tebzîr yasağı (A’râf, 7/31; İsrâ, 17/26-27) yalnızca bireysel tüketimle sınırlı değil. Hz. Peygamber (sav), “Yiyin, için, giyinin ve tasadduk edin; ancak israf ve kibir karışmasın” buyurmuştur (Nesâî, Zekât, 66; İbn Mâce, Libâs, 22; Buhârî, Libâs, 1). Türkiye’nin öne çıkardığı sıfır atık yaklaşımı, geri dönüşümün ötesinde bu israf ve tebzîr bilinciyle konumlandırılırsa, küresel diplomasiye özgün bir katkı sunabilir. SIPRI’ye [27] göre küresel askeri harcama 2025'te 2 trilyon 887 milyar dolara ulaştı ve üst üste on birinci yıl arttı. Bu rakamın yanında bireylere “plastik poşeti azalt” demek yeterli olmaz. İslam İklim Değişikliği Bildirgesi de Müslüman toplumları ve devletleri israfı terk etmeye, yenilenebilir enerjiye geçmeye ve doğaya karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmeye çağırmıştı [28].

Sonuç

Antalya’da başlayacak toplantı, emisyon hedeflerinin güncellenmesi, uyum ve finansman konusunda iyi bir fırsat. İnsanlığın ortak geleceği için yapılan bu çabaları desteklemek gerekir. Ancak bu çabanın inandırıcı olabilmesi için savaşların önlenmesi de gündemin doğal bir parçası olmalı. Çünkü bir yanda emisyonları azaltmaya çalışıp öbür yanda savaşların yıkımına, ürettiği karbona ve doğa tahribatına göz yummak, çabanın bütünlüğünü zayıflatır. Bu yüzden iki dürüst talep masada durmalı. Birincisi, askeri ve savaş kaynaklı emisyonların şeffaf, zorunlu ve bağımsız denetimle ulusal envanterlere girmesi. İkincisi, iklim krizine yalnızca teknik bir problem olarak değil, insanın tabiatla ilişkisinin ahlaki zeminiyle birlikte bakılması.

Atmosfer emanettir. Emanette istisna yoktur; savaş da bunun dışında değildir. Bunu hatırlatmak, Antalya’nın en çok ihtiyaç duyduğu cümle olabilir.

Kaynakça

[1] UNFCCC. (2026). UN Climate Change Conference - Antalya, November 2026 (COP31). https://unfccc.int/cop31

[2] Climate Home News. (2026, 14 Nisan). Türkiye sets COP31 dates and appoints Australian cattle farmer as youth champion.

[3] IISD SDG Knowledge Hub. (2026). COP 31 presidency aims for secure global economy as climate impacts worsen. https://sdg.iisd.org

[4] IPCC. (2023). Climate change 2023: Synthesis report. Contribution of Working Groups I, II and III to the Sixth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change [Core Writing Team, H. Lee and J. Romero (eds.)]. IPCC.

[5] Forster, P. M., Smith, C., Walsh, T., Lamb, W. F., Lamboll, R., Hall, B., Hauser, M., Ribes, A., Rosen, D., Gillett, N. P., Palmer, M. D., Rogelj, J., von Schuckmann, K., Seneviratne, S. I., Trewin, B., Zhang, X., Allen, M., Andrew, R., Birt, A., ... Zhai, P. (2024). Indicators of Global Climate Change 2023: Annual update of key indicators of the state of the climate system and human influence. Earth System Science Data, 16(6), 2625-2658.

[6] UNEP. (2023). Adaptation gap report 2023: Underfinanced. Underprepared. United Nations Environment Programme.

[7] ICJ. (2025, 23 Temmuz). Obligations of States in respect of climate change (Advisory Opinion). International Court of Justice.

[8] Harvey, D. (2005). The new imperialism. Oxford University Press.

[9] Fairhead, J., Leach, M., & Scoones, I. (2012). Green grabbing: A new appropriation of nature? Journal of Peasant Studies, 39(2), 237-261.

[10] Sultana, F. (2022). Critical climate justice. The Geographical Journal, 188(1), 118-124.

[11] Zografos, C., & Robbins, P. (2020). Green sacrifice zones, or why a green new deal cannot ignore the cobalt crisis. One Earth, 3(5), 543-546.

[12] Belcher, O., Bigger, P., Neimark, B., & Kennelly, C. (2020). Hidden carbon costs of the “everywhere war”: Logistics, geopolitical ecology, and the carbon boot-print of the US military. Transactions of the Institute of British Geographers, 45(1), 65-80.

[13] Parkinson, S., & Cottrell, L. (2022). Estimating the military’s global greenhouse gas emissions. Scientists for Global Responsibility (SGR) & Conflict and Environment Observatory (CEOBS).

[14] Crawford, N. C. (2019). Pentagon fuel use, climate change, and the costs of war. Watson Institute for International and Public Affairs, Brown University.

[15] de Klerk, L., Shlapak, M., Shmurak, A., Mykhalenko, O., Gassan-Zade, O., Korthuis, A., & Zasiadko, Y. (2024). Climate damage caused by Russia’s war in Ukraine: 24 February 2022 – 23 February 2024. Initiative on GHG Accounting of War (IGGAW).

[16] Neimark, B., Bigger, P., Otu-Larbi, F., & Larbi, R. (2024). A multitemporal snapshot of greenhouse gas emissions from the Israel-Gaza conflict [Preprint]. SSRN.

[17] Neimark, B., Otu-Larbi, F., Larbi, R., Bigger, P., Cottrell, L., de Klerk, L., & Shlapak, M. (2026). Israel-Gaza conflict carbon emissions exceeded 30 million tons. One Earth, 9(3), 101648.

[18] FAO. (2026a, 26 Haziran). Gaza Strip’s agriculture and livestock sectors show early signs of recovery amid widespread destruction. Food and Agriculture Organization of the United Nations.

[19] FAO. (2026b, 18 Ağustos). Gaza Strip: Only 3 percent of Gaza’s cropland remains accessible and undamaged, new assessment finds. Food and Agriculture Organization of the United Nations & UNOSAT.

[20] Roma Statüsü. (1998). Rome Statute of the International Criminal Court. International Criminal Court.

[21] Yeni Şafak. (2026, Kasım). COP31'de salonlara Anadolu ve Gazze isimleri. https://www.yenisafak.com

[22] Hickel, J. (2020). Quantifying national responsibility for climate breakdown: An equality-based attribution approach for carbon dioxide emissions in excess of the planetary boundary. The Lancet Planetary Health, 4(9), e399-e404.

[23] Descartes, R. (1637). Discours de la méthode.

[24] Izzi Dien, M. (2000). The environmental dimensions of Islam. Lutterworth Press.

[25] Foltz, R. C., Denny, F. M., & Baharuddin, A. (Eds.). (2003). Islam and ecology: A bestowed trust. Harvard University Center for the Study of World Religions.

[26] Khalid, F. (2019). Signs on the earth: Islam, modernity and the climate crisis. Kube Publishing.

[27] SIPRI. (2026). Trends in world military expenditure, 2025 (SIPRI Fact Sheet). Stockholm International Peace Research Institute.

[28] Islamic Climate Change Symposium. (2015). Islamic declaration on global climate change. İstanbul.