Bismillahirrahmanirrahim;
DÜNYA kritik günlerin eşiğinde! Savaş söylemleri hızla yayılıyor. Olayların merkezi Türkiye! Yaşananları yalnız sonuçlarıyla değerlendirmek eksik olur. Hepsinin geçmişe dayanan sebepleri var. Onları bilmeden ortaya koyacağımız çözümler sağlıklı olamaz. Problemlerimizin yılan hikâyesine dönmesinin sebebi bu!
Türkiye’nin geleceğini kasteden ciddi bir darbe girişimi yaşadık. 1.5 ay haberlerin yüzde 95’ini darbe oluşturdu. Fakat darbede çoğunlukla kuklayı konuştuk. Binlerce insan darbe ve FETÖ uzmanı (!) kesildi. O kadar ayrıntısının ayrıntısına girildi ki, asıl sebep ve kuklacı dikkatlerden kaçtı. Kitle psikolojisi böyle mi etki altına alınıyor, diye düşünmeye başladım.
Darbenin sonuçları konuşulduğu halde; darbeyi hazırlayan sebepler ötelendi. Mesela pek çok bilgi apaçık ortadayken siyasilerin bu örgüte senelerce kucak açması niçin sorgulanmadı? Milli Gazete Yazarı İshak Beyazay Diyalogcu Diyanet İşleri Başkanları’nı anlatıyor. Gülen yalnız değildi ki! Ona güç ve destek veren itibarlı kişiler niçin göz ardı ediliyor?
Darbe girişimi sırasındaki en büyük eksikliğin “istihbarat zafiyeti” olduğu vurgulandı. Devletin en yetkili kişileri, bu örgüt üyelerini en yakınlarında barındırmışlar. Aynı yetkililer darbeyi eniştesinden, eşinden dostundan öğrenmişti. Bu konular niçin enine boyuna konuşulmadı, dersiniz? ABD gibi sömürgeci güçlerle istihbarat paylaşımı konusu da irdelenmeliydi.
Erbakan Hoca, Türkiye’deki yöneticilerde 7 özelliğin bulunmasını zaruri görürdü: 1. Bilgi ve birikim, 2. Tecrübe, 3. Hidayet, 4. Feraset, 5. Dirayet, 6. Şuur, 7. Vizyon.
İLERİ HAMLEYİ GÖRMEK
ABD’nin son 25 yılda bölgedeki oyunlarına bakın: 1. ve 2. Irak işgali, İran ve Irak’ın 8 sene savaştırılması, Saddam’ın devrilmesi, Arap baharı, Irak’ta 2 milyon insanın katledilmesi, Libya, Suriye, Mısır vb. Bugün de Suriye ve Irak’ta yaşananlar. “Politikada tesadüfe yer yoktur.” Hepsi plan ve programın ürünü!
Suriye ve Irak’taki terör örgütlerini; Fırat Kalkanı Operasyonu’nu; Halep, Başika, Musul’da yaşananları bu plandan ayrı düşünemeyiz.
ABD ve Haçlı İttifakıyla hareket etmek onların oyunlarında figüranlık yapmaktır. ABD’den hayır gören bir ülke yok. Bunu çok iyi bilen Erbakan Hoca 2003’te Saddam’a karşı ABD’yle birlikte hareket eden yöneticileri uyardı. Tezkereyle 10 binlerce ABD askerinin Türkiye ve Irak’ta yuvalanacağını gördü. Bütün milletvekillerine durumun vahametini anlatan mektuplar gönderdi. Ülkesine karşı sorumlu davrandı: “Tezkere çıkarsa yedi ceddiniz başını secdeden kaldırmasa, bu vebalden kurtulamazsınız.”
Allah’ın yardımıyla 1 Mart tezkeresini çıkaramadılar ama Hükümet ABD’nin, İncirlik’ten Irak’ı bombalamasına izin verdi. Koskoca tarih tahrip oldu. İki milyon insan öldü. Müslümanlar bunaldı.
Şimdi de Musul’da yaşananlar bahane edilerek, İncirlik yeniden Musul ve Irak’ın Haçlı İttifakı tarafından bombalanmasına hazır hale getirilmektedir.
Yöneticilerimiz hamaset gösterileri, parlak nutuklar yerine sömürgeci güçleri bölgeye sokmasınlar. Birbirleriyle dalaşmasınlar.
Önemli komutanlar cephede bile kitap okurlardı. Yöneticilerimiz, Erbakan’ın MGV Yayınları arasında çıkan “Darbe” kitabını okurlarsa sömürgeci güçlerin planları karşısında yöneticilerimizin zafiyetlerini yakından göreceklerdir.
SAADET PARTİSİ UYARIYOR
TÜRKİYE’NİN temel sorunlarına, Milli Görüş ışığında çözümler sunan Saadet Partisi’ni zaman haklı çıkarmıştır. Genel Başkan Mustafa Kamalak, “Haçlı İttifakı’yla yapılan operasyonun Büyük İsrail Planı’na hizmet edeceğini” anlatıyor: “Bu, Musul’u kurtarma değil; işgal etme operasyonudur.”
Hükümet’e yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak yazarlarından Salih Tuna hakikati teslim etti. Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ün “Asıl hedefin Türkiye’yle İran’ı savaştırmak” olduğunu anlatan açıklamalarına dikkat çekti. 19 Ekim 2016’daki yazısında, “Kumpası Herkesten Önce Gören Adamın Musul Uyarısı” başlığını kullandı.
Yazar; Asiltürk’ün, döneminde “Efsane İçişleri Bakanı” unvanıyla anıldığını belirterek, Musul’da yaşananlarla ilgili olarak şu sözlerini nakletti: “Bölgeyi karıştıranlar Türkiye’yi İran’la savaştırmaya çalışıyorlar. Buna dikkat edilmelidir.”
Salih Tuna, Asiltürk’ün Ergenekon (ETÖ) konusunda söylediklerinin de haklı çıktığını anlattı: “Ergenekon TSK içinde Amerikan karşıtlarını tasfiyedir.” O dönemde herkesin “münasebetsiz bulduğu” bu sözlerin doğruluğunun ispatlandığını vurguladı.
Türkiye ve bölge ülkeleri Haçlı İttifakı’nın çok sinsi oyunlarıyla karşı karşıyadır. Başta Irak Başbakanı Haydar İbadi gibi kuklalar, sömürgecilere hizmet ederek kahraman olma (!) yarışındadırlar. İbadi, “Zaferle sonuçlanacak Musul’u Kurtarma Operasyonu’nun başladığını” halka duyurdu. Sömürgecilerle iş birliği yaparak kahraman olunmaz. Bölgede, İslam Birliği’ni hedeflemeyen hiçbir çözüm kalıcı olamaz. Kahramanlık bunun mücadelesini vermektir. Tarih, sömürgecilerle işbirliği yapan hiçbir kahraman kaydetmemiştir.