“İnsanı yücelten malı, mülkü değil, kalbinde taşıdığı merhamet ve dilinde bulunan güzel sözdür.” (Hz. Mevlana)
Malum insanı aldatan, kendini aldatmıştır. Bir günlük dünya için aldatmaya değmez, sonuçta ölüm var. Ayrıca yapılan her fiilin hesabının sorulacağı, Allah tarafından ilan edilmiştir.
Prof. Dr. Yusuf Özertürk’ün dediği gibi;
Ne kendine zulmet,
Ne de başkalarına zulmet!
Uy Hz. Resûlullah'a!
Sıratı-ı müstakimde git!
Ki sorgulanman kolay olsun. Dünyevileşmemek için kepazeliklerden uzak durmak gerekir. Bu ikaz herkese şamildir. Voltaire der ki; “Bizi soyup soğana çevirenlere hayran olmak, kölelerin en eski hastalığıdır.” Bu sebeple, insanları sömürmek insafla kabili telif olmadığı gibi, bunları görmezden gelmek de insafla kabili telif değildir.
9 günlük umremizi kemali afiyetle tamamlayıp, yurdumuza döndük. Gitmeden önce isim yapmış bazı şirketlerden teklifler aldık. Aldığımız bu teklifler ziyadesiyle yüksekti. Aynı teklifi ‘Navigatour’ şirketinden de istedik. İsim yapmış, burnundan kıl aldırmayan şirketlerin verdiği teklifin çok altında olan bir bedel karşılığında, beş yıldızlı ve mescitlere en yakın otellerde konaklamak şartıyla, 44 kişiden ibaret olan kafilemizle umremizi gerçekleştirdik.
Öncelikle, bu güne kadar umre yaptığımız şirketlere nasıl sömürüldüğümüzü, şimdiki umremiz dolayısıyla öğrenmiş olduk. Böylece ilk defa bu umremiz münasebetiyle huzuru kalp içinde ibadetlerimizi tamamladık.
Hemen belirtelim ki, bu umre münasebetiyle, tur sahibi olan Saadettin Erdinç ve ekibine yakın ilgilerinden, her arkadaşımızla tek tek ilgilenmelerinden dolayı, ekip başı olarak şükranlarımızı arz etmek, bizim için de teşekkür vesilesi oldu.
Bu tur, öncelikle paradan ziyade, yaptığı hizmetlerle itibar kazanmıştır. Nitekim mecbur olmadığı halde arkadaşlarımız için ciddi harcamalardan asla kaçınmamış, vardığımız otelde arkadaşların odalarına meyve göndermesi ise gönülleri mesrur etmiştir.
Şirket sahibinin her görev ifasında yanımızdan ayrılmaması, ihtiyaç duyduğumuz her meselede yanımızda olması takdire şayandır. Biz daha önce yaptığımız umrelerde, fahiş taleplerde bulunulmasına rağmen, verdiğimiz paraların maalesef karşılığını göremedik. Oysa son umrede ödediğimiz bedel hem makuldü, hem de ziyadesiyle hizmet gördük. Asla yorgunluk mazeretiyle karşılaşmadık. Tur sahiplerinin içten ve samimi davranışları bizi ziyadesiyle memnun etti.
Ayrıca tur sahipleri, ziyaretimiz boyunca, hasta olanların yanında, her umreciye yetişme gayreti içinde oldular. Onun için, bütün umreci kardeşlerimizin takdirini kazandılar. Kısacası bize verdikleri her söze riayet ettikleri için, onları selamlamak vicdan gereğidir. Allah kendilerinden razı olsun.
Neticede:
· Parasal olarak bizi sömürmediler,
· Hizmet etmekten yorulmadılar,
· Her meselemizde, ibadet alanlarında yanımızdan hiç ayrılmadılar,
· Yeri geldiğinde bizim için harcamalardan asla çekinmediler,
· Kafilenin huzuru için gece-gündüz demeden umrecilerin yanında oldular.
· Hizmet esnasında hep güler yüzlü oldular, asla yüzlerini ekşitmediler, dertlere derman olmaya çalıştılar.
Daha önce yüksek fiyatlarla yaptığımız umrelerde böyle bir yakınlık görmedik. Bu sebeplerle pahalı umre yerine aynı hizmeti daha makul ve daha keyifli yerine getiren ‘Navigatour’ şirketi aklınızdan çıkmasın.
Malum, insanlara akılları yettiği kadar hitap edilmeli, şirketler nasihatleriyle değil, hizmetleriyle anılmalıdır. Kazanılan paraların helal olması için, herkes gayret göstermelidir. Görevimiz bu hususları yazarak, hac ve umre yapacak olanları uyarmaktan ibarettir.
Unutmamak gerekir ki; görgü, ahlâk, saygı, karakter, sağduyu, güven, sabır, dürüstlük ve sevgi para ile satın alınamaz. Bu konuda aldatan, kendini aldatmış olur, vesselam.
Rahman ve Rahim,
Kadir ve Muktedir,
Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.
Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). 17.09.2026