Bismillahirrahmanirrahim;
FİLİSTİN… 1947’den beri kanayan yaramız. Muhammet ümmetinin ortak sorunu! Kur’an’da anılan 3 mukaddes mescitten, “Etrafını mübarek kıldık” (İsra, 1) buyrulan Mescid-i Aksa ve mübarek şehir Kudüs orada. Kudüs, bize Hz. Ömer (R.A.) ve Selahaddin Eyyûbi’nin emaneti! Mescid-i Aksa ümmetin, emanetine sahip çıkacağı günlerin özleminde.
İngiltere’nin akıl almaz entrikaları, ABD’nin desteği ve 1947’de BM’nin onayıyla, asırlardır Filistinlilerin oturduğu topraklar İsrail tarafından işgal edildi. İsrail, başta Kudüs ve Gazze olmak üzere Filistin’e ait topraklar üzerinde işgal konutları yaptırıyor. Uluslararası bir ticaret merkezi oluşturmak üzere Mescid-i Aksa ve Kudüs’ün altında tüneller kazıyor. Siyonist işgalciler sık sık Mescid-i Aksa’ya saldırılar düzenliyor. Bölge 70 senedir huzur ve barışa hasret.
ABD’deki son başkanlık seçimleri Filistin davasını yepyeni bir sürece taşıdı. Trump daha adaylığı döneminde İsrail Başbakanı Netanyahu’ya, “Başkan olursa İsrail’in başkentini Kudüs’e taşıyacağını” vaat etti; “İsrail ve halkını seviyorum” (26.9.2016) sözünü söyledi.
Trump’ın başkan seçilmesi İsrail’i sevindirdi. Trump da başkan seçilince, CIA Başkanı’yla görüştükten sonra ilk ziyaretini de İsrail’e yaptı. Bu ziyaret Siyonistleri azdırdı, bunu fırsata dönüştürmeye giriştiler.
Trump, 11 azılı Siyonist’i yakın çalışma ekibine aldı. “Kuduz köpek” lâkaplı Siyonist James Mattis’i ABD Savunma Bakanlığı’na getirdi. Mattis’in ilk mesajı, “Savaşa hazır olun” (21.1.2017) şeklinde oldu.
İSRAİL İYİCE AZITTI
İSRAİL’İN bölgeye yerleşme ve devlet kurma sürecindeki en büyük destekçisi İngiltere oldu. 1947’den sonra ABD’den büyük destek gördü. 2001’den itibaren bu destek artarak devam etti. Trump’la birlikte zirveye çıktı. İsrail bu desteklerden cesaret alarak yeni hedefler belirledi; genişlemek amacıyla işi iyice azıttı.
İsrail, 12 Mayıs 2017 günü Yahudi Ulus Devlet Yasası’nı çıkardı. Bu yasayla, İsrail müzmin ırkçılığını, sömürgeciliğini yasal hale getirmeye, sistematik bir temele oturtmaya çalışıyor.
İsrail Yahudi Ulus Devlet Yasası’nın bazı hükümleri şöyle: “Ülkede kendi kaderini tayin etme hakkı sadece Yahudilere aittir. İsrail bir Yahudi devletidir. Dünyadaki tüm Yahudilerin tarihi anavatanıdır. Hukukta bir boşluk olduğunda Yahudi şeriatı esas alınacaktır. Dünyadaki tüm Yahudilerin İsrail’e dönme hakkı vardır. Yahudilerin dini günleri resmi tatil sayılacaktır; en önemlisi de İsrail’in başkenti Kudüs’tür.”
Yasa oylanırken Arap asıllı milletvekilleri Meclis’ten çıkarıldı. Yaşananlar sebebiyle, Erbakan Hoca’nın Siyonistler için kullandığı “ırkçı emperyalizm” değerlendirmesini daha iyi anlıyoruz. Yasayla, İsrail’de tek resmi dilin İbranice olması hükmü getirildi.
Yasanın kabul edilmesinden sonra Meclis’teki Arap asıllı milletvekilleri Ortak Arap Listesi imzasıyla açıklama yayınladılar: “Yahudi Ulus Devlet Yasası’yla İsrail Hükümeti Arap vatandaşların haklarına ve konumlarına savaş açmıştır. Bu yasa iki farklı vatandaş modeli oluşturarak ırkçılığı, ayrımcılığı yasallaştırıyor. Bu yasa Güney Afrika’daki ırkçı Apartheid rejimi kanunlarından alıntıdır.”
TÜM ÜMMET GÖREV BAŞINA
BUNDAN sonra İsrail’in zulmünü artırması kehanet olmayacaktır. İsrail hiçbir dönemde bugünkü ölçüde destek görmedi. Trump ve Batı’daki bazı etkili yöneticiler İsrail’e yardımı öncelikli meseleleri haline getirdiler. İsrail, eline geçmiş bu fırsatı çok iyi değerlendirecektir. Son yaşananlar bunun artarak süreceğinin işareti.
ABD, terör örgütleri aracılığıyla Suriye’de, İsrail için bir güvenlik koridoru oluşturmuştur. Yöneticilerimiz konuya duyarlı davranmazsa, İsrail Türkiye’ye komşu yapılacaktır. Allah korusun, böyle bir durumda Türkiye’miz, Filistinlilerin 70 senedir yaşadığı çatışma ve kaosortamına sürüklenecektir. Böyle bir tehlikenin oluşmaması için, yöneticilerimiz ABD, İsrail, İngiltere üçlüsüne karşı çok dikkatli siyaset izlemek zorundadır.
Tarihi Filistin toprakları 27 bin km. karedir. Yahudiler Filistin topraklarının yüzde 85’ine el koymuş durumdadır. 70 senedir dünyanın gözü önünde bir ülke işgal ve soykırıma uğramaktadır. Müslüman ümmet, Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu kutsal topraklara yapılan saldırı ve işgallere daha fazla seyirci kalmamalı. Bölgenin normale dönmesi, Filistin’de akan kanın durmasına ve haksızlıkların giderilmesine bağlıdır.
Filistin bölgesinin asıl sahipleri Filistinlilerdir; İsrail ise işgalci. Trump, çok sevdiği İsrail’i ABD’nin geniş topraklarına yerleştirmelidir. Dünya Müslümanları, yöneticilerini razı ederek ABD’yi buna zorlamalıdır. İsrail, geldiği yere gönderilmedikçe Ortadoğu ve dünyanın huzur ve barışa kavuşması mümkün görünmemektedir.
Filistin, ümmetin ortak davasıdır. Tarihi soykırım bitirilinceye kadar işin peşini bırakmama görevimiz var.