Bence en “baba” sürpriz “Fakıbaba” oldu. Doğrusu adı kulislerde konuşulmuyordu, Ahmet Eşref Fakıbaba’nın. Kendisi de zaten, “Benim için de sürpriz oldu” dedi. Aynı şekilde koltuğunu Ahmet Eşref Fakıbaba’ya teslim eden Faruk Çelik’in görevden alınması ve kabine dışında kalması da sürprizdi. Faruk Bey başından bu yana Erdoğan’ın yol arkadaşlarındandı…

* Numan Kurtulmuş... Kültür ve Turizm Bakanlığı’na getirilen Numan Kurtulmuş’un başbakan yardımcılığı görevine devam edeceği öngörülüyordu. Sürpriz oldu...

* Tayyip Bey’in, “Hocam” diye hitap ettiği Nabi Avcı’nın kabine dışında kalmasının ise kendi tercihi olduğu kulislerde konuşuluyor. Eğer böyle ise Cumhuriyet tarihinde “Bakanlık istemem” diyen nadir isimlerden biri olarak tarihe geçecek Nabi Bey…

* Gençlik ve Spor Bakanlığı’na getirilen Osman Aşkın Bak da tamamen sürpriz oldu. Eski Bakan Akif Çağatay Kılıç’ın, seçim bölgesi Samsun’da başlayan İşitme Engelli Olimpiyatları’nın tanıtım fragmanları dönerken görevine son verilmesi sürprizdi...

* Epeydir konuşuluyordu; kulislerde fazla gözükmemeye çaba gösteren Ali Babacan’ın kabineye yine girememesi sürpriz oldu... Bu sonuçta, Babacan’ın daha önce, bakanlığı döneminde araları “limonileşen” bazı isimler etkili olmuş mudur, acaba?

* Nurettin Canikli’nin Milli Savunma Bakanı olması sürpriz oldu. “Bu kritik dönemeçte Fikri Işık bir süre daha devam edebilirdi…” diyenler az değil. Canikli’nin Milli Savunma’ya kaydırılmasıyla ekonomide iki başlılık da sona erdi. Mehmet Şimşek tek belirleyici isim oldu.

* Kabinede iki damat oldu. Biri Cumhurbaşkanı’nın damadı Berat Albayrak; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı. Diğeri ise Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un damadı Abdülhamit Gül. Abdülhamit Bey de Adalet Bakanlığı koltuğuna oturdu.

* Yeni Bakanlar Kurulu’nda ismi yine yer almayan AK Parti Milletvekili Prof. Burhan Kuzu için bu sürpriz oldu. Gazeteci, programcı Ersoy Dede, kendisine Twitter’dan, “Olsun be Burhan Hocam!” şeklinde teskin edici mesaj attı. Kuzu’nun bu mesaja cevabı şu oldu: “Ersoy, siyasetin adaleti yok. Ne yapalım Allah’a havale ediyorum.”

* Burhan Kuzu’nun, son dönemde sosyal medyada paylaşımlarının büyük tepki ile karşılandığını da unutmadan hatırlatayım. Bunlardan birisini fırsat bularsam gelecek yazılarda burada zikredeceğim…

* Sosyal medyada hakkında çok şey konuşulan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koltuğuna oturan Jülide Sarıeroğlu bence sürpriz oldu. Sarıeroğlu, birazcık, eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş’ı mı andırıyor, ne!

* Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu da sürpriz isimlerden. Hakan Bey, Yunanistan Gümülcine doğumlu. Böylelikle kabinede Mehmet Müezzinoğlu’ndan doğan boşluk Çavuşoğlu ile dolduruldu. Malumunuz Mehmet Bey de Yunanistan Gümülcine doğumlu.

* Kalkınma Bakanı olan Lütfi Elvan... Başbakan Binali Yıldırım, 2014 yerel seçimlerinde İzmir’den büyükşehir adayı olunca yerine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na Lütfi Elvan atandı. Elvan, bakanlıkta Yıldırım’ın izlerini o dönem âdeta sildi. Yıldırım’ın atadığı üst düzey tüm bürokratları değiştirdi. Buna rağmen Elvan’ın Ekonomi Bakanlığı’na getirilmesi sürpriz olarak değerlendirildi.

EN İLGİNÇ KULİS

BENCE şu; Tuğrul Türkeş’i acaba Devlet Bahçeli mi yedi?

. Tuğrul Bey, 1 Kasım 2015 seçimlerinden önce kurulan seçim hükümetinde yer almayı kabul etti ve bu nedenle MHP’den ihraç edildi.

. Tuğrul Türkeş, “milletvekili adaylığı” teklifine “evet” dedi, iktidar partisinden milletvekili seçildi ve ardından da 65. Hükümet’te Başbakan Yardımcısı olarak yer aldı.

. Şimdi... Ankara kulislerinde konuşulan senaryo şu: “Tuğrul Türkeş’in kabine dışında kalmasında referandum sürecinde, öncesinde ve sonrasında, Külliye ve AKP ile yakınlaşan MHP lideri Devlet Bahçeli mi etkili oldu?” Kim bilir?

. Son bir soru; Tuğrul Bey düz bir milletvekili olarak yoluna devam eder mi? Sizce…

AH BÜROKRATLAR AH!

Kabine değişikliklerinde en fazla mağdur olanlar hiç kuşkusuz bürokratlar. Neden mi?

Koltuğuna oturan Bakan, ilk olarak özel kalem müdürünü, sekreterlerini, basın müşavirini, kendisine yakın çalışacak danışmanları değiştirir.

Sonrasında yavaş yavaş yukarılara doğru çıkar bu değişim; müsteşar, bakan yardımcısı, genel müdürler, genel müdür yardımcıları, daire başkanları… Böyle devam eder. Aynı partinin bakanları değiştiğinde bile bunun böyle olması beni hep şaşırtmıştır.

Mesela, hatırlarım; Başbakan Yıldırım Akbulut o meşhur kongrede Mesut Yılmaz’ın karşısında ANAP Genel Başkanlığı seçimini kaybetmesinden hemen sonra, Mesut Bey’in kabinesinde yer alan, şimdi hayatta olmayan bir bakan Başbakanlık’ta adeta fırtınalar estirmişti.

Bir bürokrat o değişimi bana şu cümlelerle aktarmıştı: “Görecektiniz, bakanlık koridorlarında adeta deprem yaşandı. Masalar kaldırılıyor, yerine yeni masalar koltuklar geliyor, halıların yerini yeni halılar alıyordu. Bağrışmalar, kavgalar gırla gidiyordu. Bakan bey de koridorun başından tüm bu gelişmeleri anbean izliyordu. Bir gecede, yine ANAP’lı olan eski bakanın çalıştığı bürokratların neredeyse tümünü değiştirdi…”

Şimdilerde aynı tablo yaşanıyor mu, bilmiyorum. Aynı partinin programı, aynı partinin hedefi, aynı partinin bürokratı… Ama bakan değiştiğinde hoop tümü değiştiriliyor… Biraz tuhaf…

Merak ettim, şimdilerde 10 küsur bakanlıkta benzer sahneler yaşanıyor mu, acaba?

CUMA NAMAZI SONRASI BEYAZIT MEYDANI

“Mescid-i Aksa ve Kudüs için meydanlardayız!”

Anadolu Gençlik Derneği’nin (AGD) duyurusu böyle.

Ayrıntıları da verelim;

* Tarih: 21 Temmuz 2017 (Bugün)

* Cuma namazı sonrası

* Yer; İstanbul Beyazıt Meydanı

***

Hatırlar mısınız; Milli Görüş lideri, Refahyol Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 1980 askeri darbesi öncesi yaptığı son mitingi; Kudüs’ü Kurtarma Mitingi.

Terör devleti İsrail, 23 Temmuz 1980 günü Kudüs‘ü ‘Ebedi Başkent’ olarak ilan edince, Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan’ın Genel Başkanı olduğu Milli Selamet Partisi (MSP), 6 Eylül 1980 günü Konya’da “Kudüs’ü Kurtarma Mitingi” düzenlemişti. Coşku dolu bir kalabalık katılmıştı mitinge…

Bir noktayı daha aktarmak isterim; Konya’daki “Kudüs’ü Kurtarma Mitingi”nde İstiklâl Marşı okunurken ayağa kalkmayanlar vardı, hatırlayacaksınız. MSP yetkilileri, “İstiklâl Marşı için” herkesi ayağa kalkmaya davet ettiği halde, oturanlar kimlerdi, sahi?

Şimdi sıkı durun; bu isimler bugüne kadar hiç bulunamadı ve kim oldukları halen de meçhul!

O dönem Konya Belediye Başkanı olan Mehmet Keçeciler, yıllar sonra, “Bunlar devletin provokatör ajanlarıydı” diyecekti.