Özbekistan'da Türk Dünyası'na uygun alfabeye geçiş için kanun kabul edildi
Özbekistan'da, Latin alfabesine dayalı Özbek alfabesinin Türk Dünyası'nda kullanılan ortak alfabeye uygun hale getirilmesini öngören kanunu kabul edildi.
Özbekistan Senatosunun 19. Genel Kurul toplantısında, 7 Temmuz'da Parlamentonun Yasama Meclisi tarafından görüşülerek Senatoya gönderilen alfabe konusundaki kanun tasarısı ele alındı.
Senato Genel Kurulu tarafından kabul edilen kanuna göre yeni Özbek alfabesi, ülkedeki mevcut 26 harf ve 3 harf birleşimi yerine 28 harf ve bir kesme (') işaretinden oluşacak.
Düzenlemeyle, halen "o‘", "g‘", "sh" ve "ch" şeklinde kullanılan harf ve harf birleşimlerinin sırasıyla "ö", "ğ", "ş" ve "ç" olarak yazılması kabul edildi. Yeni alfabede ayrıca "ng" harf birleşimine yer verilmemesi de kararlaştırıldı.
Böylece Özbek alfabesinin, Türkiye başta olmak üzere Latin alfabesini kullanan Türk Dünyası'ndaki alfabelerle benzerliğinin artırılması öngörülüyor.
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından mevcut alfabenin kullanımına ilişkin geçiş süreci uygulanacak.
Resmi belgeler, kamu kurum ve kuruluşlarının logoları, para birimleri, tabelalar ve diğer bazı unsurlarda mevcut alfabenin kullanımına, kanunun uygulanmasına ilişkin hazırlanacak eylem planında belirlenen sürelere kadar izin verilecek.
Senatoda kabul edilen kanun, onaylanmak üzere Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'e gönderildi. Yeni alfabe, kanunun Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmasının ardından yürürlüğe girecek.
ÖZBEKİSTAN'IN LATİN ALFABESİNE GEÇİŞ SÜRECİ
Sovyetler Birliği döneminde 1929-1940 yıllarında Latin alfabesini, 1940'tan itibaren ise Kiril alfabesini kullanan Özbekistan'da, bağımsızlığın ilan edilmesinin ardından 2 Eylül 1993'te Latin alfabesine geçişe ilişkin yasa kabul edildi.
31 harf ve bir kesme işaretinden oluşan bu alfabe, 1995'te 29 harfli yeni Latin alfabesiyle değiştirildi ve 1993'te kullanılan "ş", "ç", "ö" ve "ğ" harflerinin yerine "sh", "ch", "o‘" ve "g‘" harf birleşimleri getirildi.
Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in 2021'de imzasıyla, Kiril ve Latin alfabelerinin aynı anda kullanıldığı ülkede tamamen Latin alfabesine geçilmesi kararlaştırıldı ve 1995'te kabul edilen Latin alfabesinin Türk Dünyasında kullanılan ortak alfabeye yaklaştırılması yönünde çalışmalar başlatıldı.
Yapılan çalışmalar kapsamında mevcut Özbek alfabesinde kullanılan "sh", "ch", "o‘" ve "g‘" harf birleşimleri yerine Türkçedeki karşılıklarına benzer şekilde "ş", "ç", "ö" ve "ğ" harfleri ile (') kesme işaretinin kullanılmasını öngören yeni alfabe kamuoyunun görüşüne sunulmuştu.
LATİN ALFABESİ NE ZAMAN KABUL EDİLDİ VE SONUÇLARI NE OLDU?
Latin Alfabesi ülkemizde 1928 yılında kabul edildi.
Latin Alfabesine geçmemizi değerlendiren merhum Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanı yazar-mütefekkir D. Mehmet Doğan şunları ifade etti;
* “Bir siyasetin birkaç yüzü olur. Birinci yüzü millete makûl gelecek şeyler söylemek. Doğrudan doğruya ‘ben şunu yapacağım’ denmez. Burada da öyle olmuştur. ‘Bizde okur yazarlık oranı düşük bunun sebebi Arap alfabesi, biz kolay okuma yazma imkânı olan bir alfabeye geçeceğiz.’ Bu savunulmuştur ama asıl yapılmak istenen bu değildir.”
* “Asıl yapılmak istenen Türkiye’de medeniyet değiştirme projesini uygulamak. İslâm medeniyetinin hâlâ sürmekte olan Osmanlı yorumunu durdurmak. Batılı ünlü bir tarihçi Osmanlı medeniyetinin önünün kesildiğini söylüyor. Yani, kendi ulaşabileceği noktaya varmadan, gelişmesini tamamlamadan durduruldu.”
* “Harf inkılabı ile devam etmekte olan bir medeniyetin bütün yazılı belgeleri okunamaz hale getirildi. Yani bütün kütüphaneler müzeye dönüştürüldü ve eski harfli eserleri okumak yasaklandı. Eski harfle yazmak yasaklandı, okumak da yasaktı. Dolayısıyla sizin birikiminiz, o zamana kadar olan kültürel birikiminiz, şiiriniz, edebiyatınız, ortaya koyduğunuz fikriniz, ilminiz ne varsa onlar kütüphanelere hapsedildi.”
* “Böylece o medeniyet ile alâkanız, o medeniyetin eserleriyle alâkanız kesilmiş oldu. Bu bir sıfırlama inkılabı aslında. Daha önceki kültürünüzü bir tarafa bırakıyorsunuz. Sıfırdan yeni bir kültür oluşturmak istiyorsunuz. Hem Osmanlı harfleri sürseydi hem de Latin harfleri kullanılsaydı bu mümkün değildi. Buna izin verilmedi. Ani bir geçiş yapıldı. “Yani Latin harflerine geçilecek, geç!”




