Yüzyılın felaketinde acıların en keskin adreslerinden biri olan Ezgi Apartmanı'na ilişkin yargı sürecinde tansiyon bir an olsun düşmüyor. Onikişubat ilçesi Mimar Sinan Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı'nda yıkılan ve 35 kişiye mezar olan binayla ilgili dava dosyası yeni bir tartışmayla gündemde.
Savcılığın Tutuklama Talebi Karşılık Bulmadı
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10 Eylül tarihindeki duruşmasında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 8'er yıl hapis cezasına çarptırılan sanıklar M.P. ve S.K. yurt dışına çıkış yasağı ve imza şartıyla hükmen tahliye edilmişti. Bu karar vicdanları yaralarken, Cumhuriyet Başsavcılığı ile bazı katılan vekilleri karara sert tepki göstererek itirazda bulundu.
Dosyayı inceleyen savcılık, atılı suçun niteliği ve ceza miktarları göz önüne alındığında adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını savunarak sanıklar hakkında yakalama emri çıkarılmasını talep etti. İtirazı değerlendirmek üzere dosyayı devralan Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ise mütalaaya aykırı bir karar aldı.
Adli Kontrol Tedbirleri Yeterli Bulundu
Mahkeme; sanıklara verilen ceza miktarlarını, cezaevinde yattıkları süreyi, tutuklamanın bir tedbir niteliğinde olmasını ve 4. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçelerini tek tek masaya yatırdı. Tutuklama tedbirinden beklenen yasal faydanın bu aşamada adli kontrol şartlarıyla da sağlanabileceği kanaatine varan heyet, yapılan itirazları oy birliğiyle ve kesin olmak üzere ayrı ayrı reddetti.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklara verilen ceza miktarları, tutuklu kaldıkları süre, tutuklamanın tedbir niteliği, tutuklama tedbirinden beklenen yasal faydanın bu aşamada adli kontrol tedbirleriyle de sağlanabilecek olması... itiraz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş."




