Kur an-ı Kerim de üzerinde durulan en önemli konu, Bir Allah a iman ve kendini ilah yerine koyanları inkar konusudur. Bunun gerekçesini Lokman suresinde "Çünkü şirk büyük bir zulümdür" buyurarak her türlü pisliğin temelinde inkârcılığın olduğunu haber verir.
Nahl suresinin 51-56 ncı ayetlerinde Bir Allah tan başka ilahlar edinenlerin bolluk zamanlarında Allah ın verdiği nimetleri, ilahlarını ayakta tutmak için kullandıklarını, kıtlık zamanlarında Allah a yöneldiklerini haber verir. Kız çocukları dünyaya geldiğinde öfkesinden yüzü simsiyah kesilir ve insanlardan gizlenmeye çalışır, ahirete iman etmeyen bunların toplumun kötü örnekleri olduğunu haber verir Kur an.
İnsanların gönül ufuklarını kara bulutlar gibi kapatan, "Bundan ilerisine gidemezsiniz, bundan ilerisini hayal bile edemezsiniz" diyen putları yere seren İbrahim Aleyhisselâm, Kur an da feta (yiğit) olarak tanıtılmakta. (Enbiya 60)
Dünyamızda hâlâ zenginliğin, ekonomik büyümenin tanımı yapılırken "Karun gibi" deyimi devam eder.
Firavun un döneminin beslemesi Karun un sermayesi ile Firavun un saltanatı, asasından başka bir şeyi olmayan Hz. Musa karşısında hiçbir şey yapamamış ve zalimler yok olup giderken onların servetine Musa aleyhisselama iman edenler varis olmuşlar.
Firavun, ekonomiye ağırlık veriyor. Musa aleyhisselam İslâmî eğitime ağılık veriyor. Sonunda Musa aleyhisselam kazanıyor.
Put yapanın adını kimse bilmez. Ama yedi milyar insan arasında en çok tanınan İbrahim aleyhisselâmdır.
Biz "İbrahim (s.a.v.)" deriz. Başkaları "Abraham" derler. Ama aynı şeyi kastederler. İsmail, Musa, Harun, İdris (s.a.v.) öyle. Tarihimizin en yükseğinde herkesin görebileceği yüceliklerde örnek olmaya devam ediyorlar.
Rabbin eğitiminden geçenler, Rabbin yarattıklarına boyun eğmiyorlar. İbrahim Aleyhisselâmın babası, Nemrut un yakınlarından. Nemrut un zulmüne baş kaldırmasa bir eli yağda bir eli balda yaşayıp gidecek. Ama insanlığın onurunu kurtarmak, insanın hayvanlardan daha aşağı düşmesine engel olmak için Nemrut a baş kaldırır. Bu dünya hayatında birçok bela ve musibetlerle karşılaşır ama sonu gelmez senelerde cennetin nimetlerini kazanır. Ayrıca kıyamete kadar, put insanlara baş kaldıran hürriyet sevdalılarına önder olur.
Ebu Cehil ekonomiye ağırlık veriyor, Sevgili Peygamberimiz İslâmî eğitime ağırlık veriyor.
Günümüzde bazı paragöz Müslümanlarımızın "Ama Amerika bizden daha zengin. O zenginliğe kavuşmadan başarılı olmamız mümkün değil. Üstünlüğümüzü ispat etmeliyiz" diyerek haram-helal ayırımı yapmadan paranın üzerine atlayanların bu mantığını Mekke dönemi müşrikleri de kullanmışlar ve Ebu Cehil in köşkü ve parlamento (Dar-ün nedve) deki konumu ile Bilali Habeşi nin fakirliğini kıyaslayarak "Ayetlerimiz onlara açık açık okunduğunda kâfirler iman edenlere şöyle derler: "Bu iki guruptan hangisinin makamı daha iyi ve mevkii daha güzeldir " demişler (Meryem suresi ayet 73)
Paragözlerimiz ne zaman Amerika nın kavuştuğu ekonomik büyümeye erişeceğimizi de bildirseler ya. Sonunda ne olmuş
Ebu Cehil geberip gitmiş. Mekke fethedilmiş. Bilal-i Habeşi Mekke de müezzinlik yapmış.
Ekonomiye yatırım yapanlar, İslâmî eğitime yatırım yapanlar karşısında mağlup olmuşlar.
Günümüze gelince; Müslümanlar bütün dünyada ellerinde Kur an la yayılıyorlar, dünya ekonomisini silahla yönetenler de ellerinde silahlarla yayılıyorlar. "Yükselen değer İslâm dır" diye raporlar hazırlayanlar ne niyetlerle rapor yazarlarsa yazsınlar, bereketli yağmurlar öncesi esen rüzgar gibi raporlar sunuyorlar insanlığa.