BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
HAK davanın gür sesi Milli Gazetemiz dün itibariyle 43.
hizmet yılını tamamlamış, bugün de 44. yılına girmiş bulunmaktadır. Yarım asra
yakın bir süredir ilk günkü aşk ve heyecanla yoluna devam eden, çizgisinden
zerre kadar sapmayan tek gazete olma özelliğindedir. Milli Gazete nin asıl
büyüklüğü ve orijinalliği buradadır.
Dünyevileşmenin tavan yaptığı; ifsat, menfaat ve
bencilliğin gemi azıya aldığı bir dönemde asıl söyleyecek sözü olanlar
Müslümanlardır. İslam, baştan sona iyilik ve güzelliktir. İnsanlara şefkat ve
merhametle muameleyi esas alır. Dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır.
Erbakan Hoca nın veciz ifadesiyle İslamsız saadet olmaz.
Müslümanlar medyada etkili olmak zorundadırlar.
Yaşadığımız dünyada fikirlerin kitlelere ulaşması rolünü medya üstlenmiştir.
Milli Gazete 44 yıldır kadim değerlerimizi şerefle ve yüz akıyla savunma
görevini sürdürmektedir.
Erbakan Hoca; siyaset, sermaye ve medyayı hayata yön
veren 3 önemli alan olarak görürdü. Bunların ifsada alet edildiğini bilir,
müspet olanın ortaya konulmasına çalışırdı. Müspet medya ihtiyacı buradan
doğdu.
Milli Gazete nin ilk yayın yönetmeni Hasan Aksay o
günlerin durumunu şöyle özetler: Bizim zamanımızda İslamî kesimi temsil eden
medya hiç yoktu desek yeridir. Çöl misali kurutulmuştu. (Almanak 2012, Sh. 40)
Türkiye de müspet medyanın öncüsü Milli Gazete dir. Bu
yönüyle orijinaldir, kendine has bir yayın çizgisi oluşturmuştur. Olaylara
bakışı ve yayın anlayışı, temsil ettiği misyonla uyumludur.
MEDYA EMPERYALİZMİN SİLAHI
Günümüzde medyanın hangi amaçla kullanıldığı dikkate
alınırsa, Milli Gazete nin bu alandaki yer ve önemi daha iyi anlaşılır.
Kanadalı İletişimci Marshall Mc. Luhan şöyle der:
- Medya benliğimizi tümüyle teslim aldı. Kitle iletişim
araçları kişisel hayatımızı, siyasi, ekonomik her alanda öylesine yaygın
şekilde etkilemektedir ki, dokunmadıkları bir yerimiz kalmadı.
İfsadı amaçlayan medya karşıdan görüldüğü kadar masum
değil. Haber kılıfı içinde bir hayat tarzı dayatıyor. Medyanın bu oyununu
Fransız Film Eleştirmeni Andre Bazin den dinleyelim:
- Ekran gerçekliğe açılan bir pencere değil; tersine
gerçekleri örten, gizleyen, bütünlük içinden parçasını koparıp bize gösteren
yapılandırılmış yapılar ın ürünü olarak görev yapmaktadır.
24. Uluslararası Müslüman Topluluklar Kongresi nde
konuşan Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Medya emperyalizmin
en büyük silahıdır diyerek, Savaşlarda medyanın rolünün yüzde 70 olduğunu
anlattı:
Tüm dünyayı bir ağ gibi sarmış bulunan Batı medyasının 3
sacayağı BBC, VAO, CNN neredeyse bütün dünyada medyanın tekeli olarak anılır.
Sinsi ve yalan haberler bülteni dünyada 12 bin radyo tarafından
yayınlanmaktadır. Ülkemizdeki medya milli olmaktan uzaktır. Batı nın algısını
Türkiye ye taşımaktadır. Batı nın formatları kopyalanıyor, Batı nın TV leri çoğalıyor.
Ümmet olma şuurumuz çalınıyor. (Milli Gazete, 1. 12. 2015)
MÜSPET MEDYA İHTİYACI
Şu sözü çok isabetli buluyorum: Medyaya sahip olan
dünyaya hâkim olur.
Kuru ve yaş ne varsa hepsini içinde barındıran (En am,
59), Kemale ermiş, tastamam bir dinin (Maide, 3) mensupları, bu hakikatlerin
kitlelere ulaştırılması aracı olarak kullanılması gereken medyayı kesinlikle
ihmal edemezler. Milli Gazetemiz 44 yıldır bunu yapmak için çırpınmaktadır.
Milli Gazete inancından aldığı güçle ufkunu hep geniş
tuttu. Büyük denizlere yelken açtı. Çünkü İnsanın gözünün büyüklüğü kâinatı
görebildiği kadardır. Milli bünyemizi sarsan yabancı düşünceler yerine; bize
ait olanı, İslamî bakış açısını benimsedi.
Zihinler ayrık otlarıyla işgal edilmişti. Onları
temizlemeye çalıştı. Kadim değerlerimiz ışığında temiz ve berrak bir bakış
açısı ortaya koydu. İslam, hayatın her
alanını kuşattığı için bu bakış açısını dünyaya hâkim kılmak gerektiğini
vurguladı.
Müslümanlar Osmanlı sonrası birçok değerini unutmuştu.
Milli Gazete bu değerleri yeniden hatırlattı. Hayat ve olaylara Müslümanca
bakma yöntemini benimsedi.
Milli Gazete nin Müslümanlara ve dünyaya öğrettiği o
kadar çok şey var ki!.. Terme ziyaretim sırasında bölgenin manevi
şahsiyetlerinden Niyazi Kasapoğlu Hocaefendi nin (ks) anlattıkları hâlâ
zihnimdeki tazeliğini koruyor: Milli Gazete hakkı müdafaa ediyor. Onu okurken
ümit ve cesaretim artıyor. Müslümanlar Milli Gazete gibi çalışsalar hak galip
gelir.
44. yıldönümünde, her alanda Milli Gazete ye emeği
geçenleri tebrik ediyorum. Baştan beri yönetici, muhabir, teknik personel,
yazar, okuyucu vb. tüm çalışanlarından ve vefat edenlerinden Allah ebediyen
razı olsun!