HAKEMLERİMİZİN daha çok konuşulduğu bir haftayı geride bıraktık. Çok konuşulduğu yer derken kastımız, maç kritiklerinin, yorumlarının yapılmasını beklediğimiz, eski hakemlerin, eski futbolcuların rol aldıkları futbol programlarıdır.
Bu koroların elemanları diyorlarki: seyirciler stadlara gelsinler.
Neden gelsinler?
Canlı gördükleri maçı, evlerinde bir de sizin ağızlarınızdan dinlediklerinde, hiçbir kanaatinin, tesbitinin doğrulanmadığını, aksine bildiklerinin seyrettiği maçı anlamasına yetmediğini duyarsa bir insan yüzüne karşı, neden ilgi göstersin?
Kulüplerin rıza, minnet ve yüksek paralar ödeyerek getirdikleri futbolcuları, hakemlerimiz hangi sebepten olursa olsun oynatmak istemiyorsa ve o futbolculara kart göstererek dahili tatmin arıyorlarsa, tüm bu cürümler iyi niyetlere bağlanıp geçiştiriliyorsa, ülkemiz bu günleri böyle yaşamaya mecbur bırakılmıştır, demek doğru bir tesbit olur.
Rakip müdafinin sağlığına kastederek, geldiğini gören bir deplasman futbolcusu, kendince tedbirlerle en az zararı göze almasını, yorumcularımızın, görüntüleri alttan, üstten seyredip dokunma yok, hakemin kararı doğru gibi bir kulüp tetikciliği cümlesini, cebren ve hileyle kabul ettirmeye çalışmaları, bu ülkenin futboluna ihanet girişimlerinden biri değilse, nedir?
Gol düdüğünü çalıp, faul yemiş ve birkaç arkadaşını da oyundan düşürmüş o futbolcunun yanına geldiğinde maçın sonucuna tesir etmediği ilan edilen o hakem kuzumuz, o oyuncunun ayak kırılması gibi ciddi bir sakatlığı olduğunu gördüğünde ne yapacaktı?
Ayıptır, yazıktır, günahtır!
Konya olayları ise, futbol yazıcısı, yorumcusu sıfatları verilen o eskilerin provokasyonlarının bir başka ürünüdür. Yetersiz, kaabiliyetsiz, korkak dedikleri hakemlerin maç sonuçlarını etkilemediği iddiaları son marifetleri değildir zira.
Aykut Kocaman’ı pazarlama sevdalarından vazgeçmediler bir türlü. Ersun Yanal bulunduğu yerden, mutluyum, mesajı gönderdi de kapandı onun defteri.
İkide bir yazdıkları, söyledikleri cümle şu: Kocaman FB’ye geliyor! FB, Aykut’u istiyor!
Konya seyircisi de tepki gösteriyor haklı olarak. Neden bizim hocamızı götürmek istiyorsunuz? Biz sayın Aykut Kocaman’ın kıymetini, büyüklüğünü yeterince bilmiyor muyuz? Onu kimselere vermeyiz; bağırır, çağırır, olaylar çıkarırız icabında.
Olan budur!
Halbuki aynı kategorideki ve halen boşta gezen bir Denizli gündemlerinde yok. Neden acaba? FB yönetimini o eski hataları bir daha yapmaya zorlamak ise maksatları… Malzeme seçimini niçin yanlış yapıyorlar?
Unuttukları ya da hatırlamak istemedikleri tek gerçek şudur, birtakım mesleklerin eskileri olan o insanların:
FB 3 Temmuz’dan sonra büyümesine bir yeni ivme daha kazandıran takımdır ve harici akıllara da hiç ihtiyacı yoktur.