Kızıl devrim de, pembe devrim de halka huzur vermedi. İki devrim de rengini kandan alır.

Sanal yiyeceklerin değeri, tabii yiyecekler karşısında ne ise sanal devrimler ile ilahi kurallar arasındaki fark da odur.

Gürcistan a ve Rusya ya gidenler, yetkililerle görüşenler, başka ülkelere de arabulucu olarak gitmek istemiyorlarsa İslama ve 1400 yıllık İslam tarihine bir göz atsınlar.

Rusya ile Amerika nın elli yılda öldürdüğü insan sayısına İslam tarihi 1400 yılda ulaşamamıştır.

30/03/2001 tarihli Hürriyet gazetesinin birinci sayfasında şöyle bir i tiraf vardı: "Son seçimlerde yenilgiye uğrayınca siyasetten çekilen İsrail eski Başbakanı Ehud Barak, Demirel le görüşmesi sırasında, bölgedeki güvenlik sorunundan yakınırken, Kudüs ün Osmanlı dönemindeki yönetiminden esprili bir örnek verdi. Barak, Osmanlı döneminde tek pırpırlı bir Onbaşı, 20 kişilik askeri gücüyle burayı huzur içinde yönetiyordu dedi. İstanbul dan gelen talimatları uygulayan Onbaşı, otur deyince oturuluyor, kalk deyince kalkılıyordu diyen Barak ın, Osmanlı Onbaşısı nın o zaman, şimdi bölgede kendilerinin içinden çıkamadığı işlerin üstesinden geldiğini de söylemesi, Demirel i güldürdü."

Hıristiyan Amerika ile Hıristiyan Rusya elli yıldır insan kanı akıtmaya doymadı.

Afganistan ı önce Rusya vurdu, ardından Amerika geldi onun göremediklerini vuramadıklarını gördü ve vurmaya devam ediyor.

Yıllarca bu ülkenin imam ve müezzinleri Kur an dan bir ayeti  "Ve ma erselnâke  illâ rahmeten lil alemin" ayetini  cemaate ezberletmişlerdi. (Enbiya 107)

 Kısa manası: "Biz seni alemlere rahmet peygamberi olarak gönderdik" olan bu ayeti kerime bin dört yüz yıldır bu ümmet tarafından okunmuş değerli hattatlar tarafından yazılmış ve Müzehhib veya  Müzehhibeler, gönüllerinin kıvrımlarıyla süslemişler, cami, medrese, kışla gibi toplumun toplandığı  yerlere  ışık saçan bir levha gibi asmışlar ve Cihangirlik sevdasına tutulmuşlar.

Yıllarca CIA da çalışan, cumhurbaşkanlığı yapan baba bush, batı toplumunu ve ürettiği hukuku ve siyaseti ve demokrasiyi  çok iyi bildiğinden, bu sistemin  Vietnam daki köylüyü bile memnun etmediğini  gördüğünden, Somali de karnını doyurduğu insan biraz kendine gelip gözünü açıp baktığında "Defol" dediğini işittiğinden Batının geliştirdiği sistemin tutulmadığını gördü ve tek çıkar yol "Bundan sonra dünyayı Medya ve mafya yönetecek" dedi.

Sarkozy, iki tarafa da akıl vermek için Gürcistan a gitmiş. "Kelin ilacı olsa başına sürer" demişler.

Fransızlar 130 sene Cezayir de kendi hukukunu tutturmaya çalıştı tutmadı. Hala Paris sokaklarında Fransız kurşunlarıyla sakatlanmış insanlar dolaşır.

İsrail hukukunun Filistin de tutması için  kırılmadık kol, alınmadık can bırakmadı, tutmadı. Osmanlı yirmi askerle Filistini yönetirken hakkı, hak sahibine veriyordu. Hakkı iki pırpırlı onbaşı veya Ehud Barak belirlemiyor, hepsini yaratan Allah ın kitabı belirliyordu.

Kuzey İrlanda daki bir kasaba kıtlıkla boğuşurken gemilerle yardım gönderiyor karşılığında "On beş günde on beş kanun çıkarırsanız yardımı gemilerden indiririz, yoksa vermeyiz" diyerek şahsiyetlerini rencide etmiyordu.

Rusya, Çarlık döneminde Hıristiyan kafayla, 1917 den itibaren Komünist kafayla Çeçenistan meselesini 400 senedir halledemedi. Zorla oluşturulan Sovyet paktı çöktü.

Osmanlı çekildiği günden beri Balkanlarda kan akmaya devam ediyor.

Balkanlarda Müslüman katliamı için ABD, AB, NATO ve Rusya birleşti. Üç yüz bin Müslüman öldürüldükten sonra beyaz elbiseli fil avcıları gibi geldiler.

Rahmet ümmeti olan ecdadımız altı yüz yıl her dinden insanı güven içinde yaşatırken Hıristiyanların giyotininden kurtulan Yahudileri  bile himayesine almış. İspanya dan gelen Sefarat Yahudileri, geldikleri yıl İstanbul Balat ta Ahrida sinagogunu yapmışlar ve hala ayakta.

Ama Yahudiler Filistin işgalinin üzerinden elli yıl geçmeden binlerce camiyi yıktılar. Mescidi Aksa yı bile ateşe verdiler.

Sayıları çok az olan Hıristiyanlar, İslâm aleminin her yerinde kiliselerinde çan çalabiliyorlar ama milyonlarca Müslüman, Hıristiyan Avrupa da minareden ezan okuyamazlar.

Dünya üzerinde üç binin üzerinde konuşulan dillerin varlığını kabul eder ve bu dil farklılığını dahi Allah ın varlığına birliğine delil sayar.

600 yıl Osmanlı yönetiminde malları, canları ve dinleri korunan Ermeni ve Rum Hıristiyanlar, batı destekli İttihat terakki döneminde can ve mal emniyetini yitirdiler.