Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Erbakan Hocamızın “Doğu’da, Batı’da ve İslam’da kadın” konferansının önemli bölümlerini okurlara ve ilgilenenlere arz etmeye kaldığımız yerden devam ediyoruz.

NİSA

Erbakan Hocamız devam ediyor: “Kur’an-ı Kerim’de Nisa Sûresi isimli bir kadın sûresi olduğu gibi, Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamın meşhur Veda Haccı’ndaki hutbelerindeki bu insanlara son yaptığı bir hutbedir, mühim bir fasıl kadınlara ayrılmıştır. Son derece veciz, insanlara hakikaten en özlü, en güzel tavsiyeyi yapan, Veda Hutbesi’nde kadınlara ait kısım şöyledir: “İnsanlar; kadınların hakkını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah emaneti olarak aldınız, onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizlerin üzerinde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız, onların aile yuvasını sizin hoşlanmadığınız hiç kimseye çiğnetmemeleridir. Kadınların da sizlerin üzerindeki hakları, memleket göreneğine göre her çeşit giyim ve yiyimlerini temin etmenizdir.” Böylece Müslümanlıkta hakikaten kadın ne Doğu’nun ne de Batı’nın erişemediği son derece muhterem bir mevkie erişmiştir… Efendim, bir an için Doğu’da kadını düşündüğüm zaman hatırıma bir hadde makinası geliyor, hakikaten bilfiil gördüğüm gibi bir hadde makinası başında kan ter içinde en ağır hizmette, kendisine hiçbir karşılık vaat edilmeden çalışan, yorgun, bedbaht bir kadın tipi görüyorum, hayalimdeki tabloda. Batı’daki kadını düşündüğüm zaman erkek kadar çalışan ve kendinin birtakım haklarında vs. mutlaka eşit tutulacaksın iddiası altında materyalist bir görüşle madde olarak tutulan bir kadın var. Kendi tabiatına kendi hususiyetlerine uygun bir muameleye tabi tutulmuyor, lüzumlu hürmet, lüzumlu şefkat kendisine gösterilmiyor. Bu kadın çalışıyor, bu kadın tam manasıyla tatmin olunmuş değil, esas yerini bulmuş değildir. Demin tarife çalıştığım İslâm âleminde kadını düşündüğümüz zaman ise oradaki kadın muhterem bir kadındır, oradaki kadın hakikaten cemiyetin temelidir ve oradaki kadın temizliğin, terbiyenin örneğidir. Hepiniz bizim ninelerimizin mis kokan tertemiz bohçalarını hatırlarsınız. Kadın hakikaten o bohçaları hazırlayan, temiz bir insandır. Cennete gitmeğe namzet bir insandır. Hatta İslam tablosunda cennet annelerin ayağının altındadır. Cenneti ayağının altında tutan bir varlıktır. Hepinizi hürmetle selâmlarım.”

KUR’AN’DA KADIN

Allah, ilk insan Âdem’i topraktan ve o bir nefisten eşini yaratmıştır. Nisa 1: “Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden sakının…” Erkekle kadın birbirlerinin eksiklerini tamamlayan bir elmanın iki yarısı gibidirler. Bakara 187: “… Onlar (kadınlar) sizin için bir elbise; siz de onlar için bir elbisesiniz…” Birbirlerini günahlardan korurlar. Buna göre kocası olmayan kadın elbisesiz olduğu gibi, karısı olmayan erkek de elbisesizdir. Hucurat 13: “Ey insanlar, doğrusu Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi uluslara ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstün olanınız, en takvalı olanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, haberi olandır.” Nisa 124: “Erkek olsun, kadın olsun; her kim de mümin olarak salih ameller; iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.” Rum 21: Size, kendileriyle huzur bulmanız için kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranıza bir sevgi ve merhamet koyması da Allah’ın ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.” Bakara 223: “Kadınlarınız sizin için bir tarladır…” Bakara 228: “… Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde birtakım iyi davranışa dayalı hakları vardır. Ancak erkekler, bu konuda onlar üzerinde öncelik sahibidirler. Ve Allah güçlüdür, her şeyi yerli yerince yapar.” Kur’an’da zikredilen kadın; kul, eş ve anne olan kadındır.

HADİSLERDE KADIN

Peygamberimiz, kadınlarla ilgili her zaman hayır tavsiye etmiştir. “Sizin hayırlınız, kadınlarına hayırlı olandır.” (Müslim) “Müminlerin iman bakımından en kâmil olanı; ahlakı güzel olan ve ailesine nazik davranandır.” (Tirmizi) “Kadınlara ancak kerim olanlar ikram ederler. Onlara kötülük edenler ise kötü kişilerdir.” (Müslim) Kadının yöneticiliği kocasının evindedir. "... Erkek, ailede yöneticidir ve yönetiminden sorumludur. Kadın da kocasının evinde yöneticidir ve elinin altındakilerden sorumludur…” (Buhari-Müslim) “Dünya bir metadır. Dünya metaının en hayırlısı saliha kadındır.” (Müslim) “Kadın, beş vakit namazını kılar, bir aylık orucunu tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse ona: ‘Hangi kapıdan dilersen oradan cennete gir’ denilir.” (Ahmed) “Sizin dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, kadın ve gözümün bebeği kılınan namaz.” (Müslim) “Sakın bir erkek, yanında mahremi olmadıkça yabancı bir kadınla yalnız kalmasın” (Buhari-Müslim) “Allah’ın kadın kullarını Allah’ın mescitlerinden men etmeyiniz.” (Buhari-Müslim) Günümüz Müslüman’ı şu hadis üzerinde ciddi olarak düşünmelidir. “Benden sonra erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne sebebi bırakmadım.” (Buhari-Müslim) İslam; kadının bir fesat aracı olarak kullanılmasına izin vermez.

TESETTÜR

Tesettür; kadın ve erkek Müslümanların avret yerlerini örtmeleridir. Avret; İslam’a göre Müslümanların örtmeleri ve dinen yabancı sayılan kimselere göstermemeleri gereken organlardır. Allah’a hakkıyla teslim olmuş her mümin, imanında samimi ise tesettür emrine uyar. Erkeğin avret yeri; diz kapağı ile göbek arasıdır. Kadının avret yeri ise ittifakla el, yüz ve ayaklar dışında bütün bedenidir. Müslüman bir kadının, yabancı erkeklere karşı eli, yüzü ve ayağı dışındaki bütün vücudunu örtmesi Allah’ın emridir. Selam hidayete tabi olanlara…