Yahudi, Hristiyan ve komünistlerin yöneticilerinin hepsi doğrudan İslam düşmanlığı yapmaktadırlar.
Çin ve Sovyetler Birliği, yüz yıl boyunca milyonlarca Müslüman’ı katlettiler, sürgün ettiler, zindanlarda yok ettiler.
Son elli yıl içinde Irak’ta, Afganistan’da, Lübnan’da, Yemen’de, Doğu Türkistan’da, akan kan Müslüman kanıdır.
Avrupa’nın içinde Bosnalı Müslümanları teker teker ayırarak Birleşmiş Milletler’in Avrupa’dan seçtiği askerlerle katlettiler.
Komünizme karşı kurulan NATO bile, kuruluşundan bugüne kadar Varşova Paktı’na karşı yani Sovyetlere karşı bir hareketi olmamış ama Libya’da, Afganistan’da, Bosna’da Müslüman öldürmede görev almıştır.
Delil mi istersiniz, buyurun:
1995 Nisan’ında NATO Genel Sekreteri W. Cleas, “Komünizm yıkılmıştır, bundan sonra düşman İslam’dır” demiştir.
Bu sözü söylerken doğrudan İslam kelimesini kullanmış, filan mezhep dememiştir.
Biz ne yaparsak yapalım, adamlar bizi kendileri nasıl görmek istiyorlarsa öyle tanımlıyorlar ve öyle resmediyorlar.
Bizi veya tüm İslâm âlemini değil rahmet peygamberi Sevgili Peygamberimiz’i bile Amerikalı Jerry Falwel isimli bir papazın, 06/10/2002 günü CBS televizyonunun “60 dakika” programında “Muhammet, bir teröristtir” dediğini gazeteler yazmıştı.
11 Eylül 2001 günü akşamı, Bush oğlu Bush’un korkularının etrafı güvenlik çemberiyle kuşatıldıktan sonra ilk defa ağzını açıyor ve Amerika cumhurbaşkanı olarak sahip olduğu bütün askeri, siyasi ve ekonomik gücüyle tüm Müslümanlara karşı harp ilan ederken, “Bu, bir haçlı seferidir” diyor.
Günde kırk yalan söyleyen adamın yaptıklarına bakınız, Suriye, Lübnan, İran ve Yemen’de öldürdüğü de hep Müslümanlardır.
Umutsuzluk yok.
Partiler olarak altmış parçaya ayrılsak da sorun İslam, din, Kur’an ve vatan olduğunda İslâm ile ilgisinin az olduğu zannına kapıldığımız insanlardan öyle bir tepki geliyor ki, o tepkiler yüreğimizi serinletiyor.
Kravat altında nice koç yiğitlerimizin tetikte beklediğini görüyoruz.
Sağcısından solcusuna kadar bizim insanımız ve Batılı insaflı insanlar şunu bilirler ki, Müslümanların bin dört yüz yılda, harp meydanlarında öldürdüğü insan sayısı, Hıristiyan Hitler’in beş yılda öldürdüğü insan sayısına denk değildir.
Veya Amerika’nın elli yılda öldürdüğüne denk değildir.
Adamlar bizim şahsımıza düşman değiller.
Bizim dinimize düşmanlar.
Bosna’da iki yüz bin Müslüman, Birleşmiş Milletler ve NATO askerlerinin gözleri önünde Sırp Hıristiyanlar tarafından öldürüldü.
Onların Müslüman olmaktan başka hiçbir suçları yoktu.
Bugünlerde gazetelerde Sırp canilerin Batılı komutanlara, “Bizim Müslüman öldürmemize göz yumduğunuzdan dolayı teşekkür ederiz” dedikleri gazetelerde yayımlanmaya başlandı.
Bütün bunlar, bizim gözümüzü açmaya, ayrılıklarımızı birleştirmeye yardım ediyor.
Çınar ağacını içinden kurt yemezse, dışardan gelen kurtlar ona zarar veremezler.