‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…

çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…

Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…

***

7- Basın Yayın (MEDYA) SORUNU VE ÇARE/ÇÖZÜM

Eskiden birbirini tanıyan insanlar ve topluluklar içinde yalan söylemek zordu, çünkü sonra yalanları hemen yakalanırdı. Şimdi ise söylenenlerin doğru veya yalan olduğunu bilmek mümkün değil. Radyo, televizyon, internet, sosyal medya ve sokaktaki adamların fikirleri bizi daima yanıltmakta ve kandırmakta. Sömürü sermayesi basın ve yayını ele geçirmiş, yalan fabrikaları, yalan üretim merkezleri kurmuş. Bu merkezler yani medya son derece kurnazca ve mahirce insanlara yalanları inandırmakta. Sivil ve asker yöneticiler medyanın bu yalanlarına kanarak ve dolduruşa gelerek operasyonlar yapmakta. Türkiye’deki tüm müdahaleler dışarıdan organize edilmiştir. Orduya doğrudan emir gelmemiştir ama medya dolaylı olarak durumu o hâle getirmiştir ki, o şartlar içinde müdahaleler yapmak zorunda kalmıştır. Bir araba sürüyorsunuz ama camın önüne gelen görünmez ekran dışarıda olanların tersini gösteriyor. Levhada ok işareti sağa doğru iken size solu gösteriyor. Siz böyle bir durumda araba sürebilir misiniz? İşte bugünkü basın, bugünkü medya budur.

Geçmiş bir dönemde ne oldu? Halk medyanın ne gibi yalanlar söylediklerini keşfediyor da yaşama şansını buluyor. Yoksa eğer basına inansaydı MHP tasfiye edilecekti, CHP yüzde kırklara varan oranda oy alacaktı. Halk basının yalanlarına kanmadı. Yine de hatalar oldu. Bağımsızlar beklenmedik artış gösterdiler. Demirel’in yüzde beşi CHP’ye gitti.

Basın/medya sorununun çözülmesi gerekir. Halka doğru söyleyen bir medya ortaya çıkarılmalı, halk da o medyaya inanmalıdır. Yoksa hiçbir kurum çalışmaz; hakimler adil karar veremez, ya medya bize saldırırsa diye korkar; ordu/askerler bir şey yapamaz, ya medyanın diline düşersek derler. Geçmişte Ergenekon döneminde orgeneraller bile yargılandıysa, bu durum medyanın o zaman olayları desteklemesinden ileri gelmiştir. Medyayı da bu halde oluşturan ve sürdüren sömürü sermayesidir, dolardır.

Basın/medya sorununu nasıl çözeceğiz?

Bu sorunu baskı, yasak ve ceza ile çözemezsiniz. Bugün tekel sömürü sermayesi medya mensuplarına büyük paralar vermekte; bir bakanın aldığı maaşın bile birkaç mislini vermekte. Medya gücü sermayenin elinde, istedikleri kimseyi bir günde sıfırlarlar.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kaset olayı bunun delilidir. Kasetin doğru veya yalan olması önemli değildir. Önemli olan bu mekanizmanın kullanılış şekli ve amacıdır.

Doğruyu nerden ve nasıl bileceğiz?

Basın/medya daima ya yalan ya da yanlış söylüyor!

Ülkemizde Mustafa Kemal hakkında bile devamlı çoğu uydurma hikâyeler anlatırlar. Kendisi bir kitle tarafından adeta tanrı haline getiriliyor, diğer taraftan karşı kitle onu deccal yapmaya çalışıyor, bu fitne sebebiyle Türk halkı ikiye bölünüyor.

Allah elbette herkesin hesaplarını eksiksiz bir şekilde görür.

Nasıl bir medya oluşturmalıyız?

Medya kooperatifler hâlinde oluşmalı, yazarlar yönetici, okuyucular da üye olmalı. Basın ve yayın (medya) tamamen vergiden muaf olmalı. Siyasi partilerin atama yaptıkları yazar kadrosu olmalı, bunlara milletvekillerinin özlük hakları verilmeli. Bunlar maaşlarını devletten almalı ama istedikleri yerde yazabilmeli. Dağıtım tamamen bedelsiz olmalı. Herkesin okuma hakkı olmalı, bedelsiz olarak kitap ve dergiyi alabilmeli. Bu basın/medya halkı doğru aydınlatmalıdır. Bu arada sermaye basınına da dokunulmamalı. Onlar yalan bunlar doğru söyleyenlerdir denmemeli, halk yalan ile doğruyu kendisi ayırmalı. Halk doğrulara rağmen yalanları izlerse cezasını çeker.

(Devamı var)