“Burhan Özfatura dostum/arkadaşım da vefat etti” başlığını da yazmayı düşündüm bu yazıma. Neden?

Nedeni şöyle. Her gün yazı çalışmalarımı gönderdiğim -bence önemli- gruplardan biri de “İzmir Kadîm Dostlar Grubu”. Nitekim Burhan ağabeyimizin önce kalp krizi geçirmesi, hastaneye kaldırılması ve bir müddet sonra vefat etmesi haberini de bu grubumuzdan öğrenmiş oldum. Grubumuz vefat sonrasında yapılması gereken görevleri yapmaya devam ediyor…

Ben de bu yazı ile Burhan ağabeyimizi hem yâd ediyor hem de bunu onun en son köşe yazısı üzerinden anıyorum ki bu vesileyle son nefesine kadar yazar da olduğunu hatırlatıyorum.

Yüz yüze ilk tanışmamız, 1970’li yılların başında, MSP İzmir gençlik başkanı olduğum dönemde, Atilla Koç’un beni onun resmi görevdeki makamına götürmesi süreciyle başladı...

Sonra değişik vesilelerle karşılıklı ziyaretlerimiz ve nice hem özel hem de güzel görüşmelerimiz oldu. Artık dünyada görüşemeyeceğiz ama bu gibi değerli ağabey ve kardeşlerimiz için daima şu dua ve temennide bulunurum: “Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun, Allah cümlemizi cennetinde de cem eylesin… Amin…”

***

Burhan Özfatura'nın en son köşe yazısı: “YAĞMA HASAN'IN BÖREĞİ”

“Geçen yazımda, “Şahlanan Türkiye”yi anlatmaya çalışmıştım.

Bu yazımda da kimlerin şahlandığını anlatmak istiyorum.

- 1964 yılından bu yana; muhtelif kademelerde (Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanı; İzmir Defterdarı; Başbakanlık Müşaviri; Üniversite Öğretim Görevlisi; Belediye Başkanı; Etik Kurulu Üyesi; Yeminli Mali Müşavir) görev yapmış ve 24 Ocak, 1980, 1983 reformlarında yer almış birisi olarak; zengin bir ülkede fakirlik çekmekte olduğumuza, inanıyorum. Tek sebep de kötü yönetimdir. Türkiye'de; gerçek demokrasi, hukuk düzeni, mal ve can güvenliği olsa; yönetimde, sadakatin yerine, dürüstlük ve liyakat hâkim olsa; tek adam düzeni ve partizanlık sona erse; rüşvet, torpil, yolsuzluklar, kayırmalar, israf, saltanat, yandaşlara peşkeş çekmeler, yağma düzeni, bitse; şeffaflık ve ciddi bir denetim düzeni gelse; milletvekilleri, genel başkanın emir kulu olmaktan çıksa, “tayin, terfi torpil, iş ve ihale takibi yapmasa”, kendilerine aşırı imkân ve avantajlar sağlamaktan vazgeçse, yağma düzeninden uzak dursa; bu çöküş biter. Huzur ve refah ortamı gerçekleşir.”

Burhan Özfatura'nın en son köşe yazısı işte böyle başlıyor ve şöyle sona eriyor…

***

“- KKTC’deki büyük kumarhane sayısı 34 olmuş? -Anaokulu öğretmeni, üniversiteye yönetici yapılmış. Karaman’da, bir grup gerzek, Arapça İstiklâl Marşı okumuş?

Yunanistan, adaları silahlandırılıyor; buna mukabil Yunan adalarına giden Türk turist sayısı 5 kat artıyor? Nevruz kutlaması adı altında, terörist eylemler sergileniyor ve iktidarca destekleniyor? Mesnetsiz gizli tanık ifadeleri ile baskı ve zulümler devam ediyor?

Son 3 yılda, 9.936 tekstil işletmesi kapanmış ve 376 bin kişi işsiz kalmış.

Türk düşmanı Trump, "Türkiye istemediklerimizi yapmıyor" diyebiliyor? Büyükelçisi de; sömürge valisi gibi davranabiliyor, konuşuyor?

- Gıda maddelerinde, her türlü hile yapılıyor. Halkın sağlığı tehlikede. Ama İzmir Selçuk’taki sahtekâr; 2 yıl içinde, hileli üretimden 131 defa yakalanmış, 47 defa isim değiştirmiş ve hâlâ başı ezilmemiş? - 14 yılda, iş kazalarında 26 bin işçi ölmüş? - PTT son 7 yılda, 13,106 milyar TL zarar etmiş; ilk 4 ayda iflâslar %68 artmış? Batık kredi ve kart borcu (vatandaşın) 286 milyar TL; KOBİ'lerin 246 milyar TL olmuş? 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım arazisi yok olmuş? Asgari %2,1 olması gereken doğum oranı %1,48’e düşmüş?

Gülistan Doku cinayeti, tam bir rezalete dönüşmüş, Devletin ve sistemin çöküş göstergesi olmuş? Ve iktidar, hâlâ masal anlatmaya devam ediyor.”

Burhan ÖZFATURA / Gözlem Gazetesi / 15 Mayıs 2026

https://www.gozlemgazetesi.com/haber/yagma-hasan-in-boregi