“Hakkı üstün tutan daha adil bir dünya ‘Adil Dünya Düzeni’ ile kurulabilir” diyor, önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam ediyoruz...
Hürmüz’den Gazze’ye Dünyanın Beklediği Söz!
Bugün Hürmüz’den Süveyş’e, Suriye’den Gazze’ye, Ukrayna’dan Afrika’nın kriz bölgelerine kadar uzanan geniş coğrafyada insanlık aynı soruyla karşı karşıyadır:
Savaşın yerine ne koyacağız?
Diplomasinin yerine değil. Diplomasinin üzerine…
Silahların yerine değil yalnızca; silahları gereksiz kılacak bir adalet düzeninin üzerine… Çünkü kalıcı barış, yalnızca silahların susması değildir; kalıcı barış, adaletsizliği üreten sebeplerin ortadan kaldırılmasıdır. İşte bu yüzden dünyanın bugün yalnızca siyasi liderlere değil, “yeni bir siyasi ve ahlaki sözlüğe” de ihtiyacı var! Belki de Sayın Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” cümlesinin önümüzdeki dönemde taşıması gereken anlam tam burada başlamaktadır: “Söz ola kese savaşı!”
***
“Söz Ola Kese Savaşı”
Anadolu irfanı, sözün gücünü asırlardır bilir: “Söz ola kese savaşı…”
- Bazen bir söz, orduların yapamadığını yapar.
- Bazen bir söz, birbirine düşman iki insanı aynı masaya oturtur.
- Bazen bir söz, tarihin yönünü değiştirir.
- Bugün dünyanın ihtiyacı olan da böyle bir sözdür.
Savaşın dilini değiştirecek, gücün dilini dönüştürecek, düşmanlıkların yerine ortak insanlık bilincini koyacak bir söz…
Kur’an’ın insanlığa sunduğu en dikkat çekici çağrılardan biri de işte tam da burada karşımıza çıkar:
“Sizinle bizim aramızda müsavi, ortak olan bir kelimeye gelin…” (Âl-i İmrân 64)
***
Kur’an’ın Eşit Ortak Kelime Çağrısı!
Kur’an’ın insanlığa sunduğu en dikkat çekici çağrılardan biri de burada karşımıza çıkar:
“Sizinle bizim aramızda müsavi, ortak olan bir kelimeye gelin…” (Âl-i İmrân 64)
Bu çağrı, farklılıkları ortadan kaldırmaya değil, farklılıkların üzerinde ortak bir insanlık zemini oluşturmaya yöneliktir. İbrahimî gelenek içerisinden yükselen bu çağrı, insanlığın ortak hakikatler etrafında buluşabileceği bir zemine işaret eder. Bu bakımdan “eşit ortak kelime”, dinler arası diyalog ifadesi olarak değil; insanlığın ortak vicdanını yeniden inşa edecek daha geniş bir medeniyet perspektifi olarak da okunabilir.
- İnsanlığın bugün ihtiyacı olan şey, herkesin aynı düşünmesi değildir;
- Herkesin farklı düşünebildiği halde adalet üzerinde buluşabilmesidir.
***
Erdoğan’dan Beklenen: Bir Eleştiriden Fazlası!
“Dünya beşten büyüktür” artık küresel kamuoyunun aşina olduğu bir cümledir.
Fakat her güçlü cümle, bir süre sonra kendisinden daha güçlü bir soruyla karşılaşır:
Peki sonra?..
Dünya beşten büyükse, bu dünyanın yeni düzeni nasıl olacak? -Güç yerine hakkı nasıl hâkim kılacağız? -Savaşları nasıl önleyeceğiz? -Küresel adaletsizlikleri nasıl azaltacağız? -Devletlerin egemenliği ile insanlığın ortak hakları arasındaki dengeyi nasıl kuracağız? -Farklı din, mezhep, ideoloji, etnisite ve kültürlerin üzerinde hangi ortak hukuk zemini oluşturulacaktır? -Ve en önemlisi: İnsanlık bu yeni düzene nasıl dahil olacaktır?
İşte, dünyanın Sayın Erdoğan’dan beklediği yeni söz budur! Artık yalnızca mevcut sistemi eleştiren değil; yeni bir dünyanın temel ilkelerini tarif eden bir çağrı…
(Devamı var)