Sohbetlerinde sık sık dile getirdiği sorunlara ürettiği çözüm önerileri ile Hoca Efendi sanayileşmeyi çok önemsiyordu.
Sohbete gelen kişilerin mescit etrafına park eden otomobillerini gösteriyor ve şunu ifade ediyordu;
* "Şu Otomobillerin yerine atölyeler, fabrikalar kurulsa ve bu vatandaşlara iş bulunsa, hem onlar İslam diyarında yaşama imkânı bulur hem de biz, yabancıların kölesi olmazdık”
Böyle düşünüyordu ve her fırsatta bu yöndeki düşüncelerini yakınlarına anlatıyor, bununla da kalmayıp, bizzat öğrencilerini "toplum yararına yatırımlar yapmaları için teşvik ediyordu.
Türkiye'nin bir tarım ülkesi olarak görüldüğü ve öylece kabullenildiği yıllarda Hoca Efendi ekonomik yönden, özelikle de savunma ve ağır sanayide, dışarıya bağımlı olmamak için sanayileşmek gerektiğini dile getiriyordu.
BATIYA TUTSAKLIK OLMASIN!
Türkiye’nin ekonomik olarak dışarıya bağımlılığın, kültürel bağımlılık getireceğinin bunun da Batıya tutsaklık anlamına geldiğinin bilincindeydi.
Bu nedenle Müslümanların kalkınma için birleşmeyi (çok ortaklı şirketler için) bir ibadet gibi algılamalarını istiyordu. Şu cümleleri çok ehemmiyetliydi;
* "Yapılacağı tasavvur olunan ufak-büyük her şey, muhakkak bir şirket, bir toplumun malı olarak yapılırsa, işte o zaman daha iyi, daha güzel, daha üstün olarak yaşar ve bu sebepten muhakkak Müslüman ticaret ve sanatkârların birleşmesi adeta farzdır.”
M. ZAHİD KOTKU HOCA GÜNLÜK POLİTİKANIN TAMAMEN DIŞINDAYDI
Üçüncü olarak Kotku Hazretleri, elbette günlük politikanın tamamen dışındaydı…
Hoca Efendi, sadece bir gönül eğitimcisi değildi. Günlük siyasetin tamamen dışında olmasına rağmen Türkiye'nin kültürel, ekonomik, politik sorunlarıyla yakından ilgileniyordu.
Bu nedenledir ki, onun çevresinde oluşan topluluğun içinde aydınlar ve üniversiteliler ağırlıklı bir yer teşkil etmişti.
Gençlere tavsiyesi şuydu;
* “Aziz evlat, sevgili kardeş, sen daima temiz kalpli, güzel ahlaklı, âlim, fazıl, âbid ve mütevazî; zâhid ve dünyaya iltifatı olmayanları ve insanı kâmil olanları ara, bul ve onlara kul, köle ol. Mâlen ve bedene hizmetlerinde kusur etme; yaramazlardan da daima kaç, vesselâm.”




