AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 13. cumhurbaşkanı seçildi. 13. cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan hakkında hayırlı olsun... Seçim sonuçları milletimize, devletimize hayırlara vesile olsun.
Tamam, seçim sürecinde farklı yaklaşımlar, seçim sürecinde yaşanabilecek gerginlikler, şiddete başvurmadan sorunlara ilişkin farklı değerlendirmeler oldu.
Bunlar, bugüne kadar seçimlerde yaşanılanlardan -önemli nüanslar var elbette- çok farklı değil…
Peki, bundan sonra nasıl bir atmosfere ihtiyacımız var?
Bu sorunun cevabını vermeden iki fotoğrafı hatırlatmakta yarar görüyorum;
1) 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından, Erdoğan’ın çağrısıyla düzenlenen Yenikapı Mitingi’ne tüm liderler katılım sağladı. Yenikapı’dan tüm dünyaya ülkemizin birlik ve beraberliği ilan edildi.
2) Yine Erdoğan’ın davetiyle, 19 Mayıs törenlerinde Samsun’da tüm siyasi parti genel başkanları birlikte fotoğraf verdiler. Bu fotoğrafla da ülkemizin bağımsızlık anlayışı tüm dünyaya ilan edildi.
Her iki fotoğraf da esasen şu mesajı veriyordu:
* “Bizler her ne kadar farklı siyasi görüşlerin, farklı siyasi anlayışların temsilcileri olsak da kritik aşamalarda, duyarlılık gerektiren konjonktürde bir araya gelmeyi, bir ve beraber olmayı biliriz! Her ne kadar yöntemlerimiz farklı olsa da hepimizin amacı Türkiye’yi bir adım daha ileri götürmek, ülkemizi, memleketimizi kalkındırmak. Zira, hepimiz ülkemizi seviyoruz.”
***
Şimdi... Seçimler bitti.
Parlamento aritmetiğine bakacak olursak birbirine neredeyse denk bir tablo var.
* TBMM’de, Cumhur İttifakı önde ama kahır ekseriyetli değil!
* Öte yandan ikinci tura taşınan cumhurbaşkanlığı seçimleri sonuçları da ortaya koydu ki; ipi göğüsleyen Recep Tayyip Erdoğan’la Kemal Kılıçdaroğlu arasında öyle devasa bir fark yok; Erdoğan yüzde 52’ler dolayında, Kılıçdaroğlu da yüzde 48’ler dolayında oy aldı. 25 milyondan fazla seçmen Kemal Kılıçdaroğlu’na cumhurbaşkanı olsun diye oy verdi. Yani, tablo neredeyse yarı yarıya. Parlamento seçimlerindeki tabloya yakın bir fotoğraf…
Her iki sonuç da meşru mudur, meşrudur?
Erdoğan’ın da, Kılıçdaroğlu’nun da aldığı oylar sandıktan çıkmıştır ve her ikisi de makbuldür.
***
Peki, bundan sonra neler yaşanacak?
Bir dileğimi buradan seslendirmek isterim: Erdoğan’a düşen, bu aşamadan sonra tüm ülkenin cumhurbaşkanı olmasıdır.
Bu çerçevede...
Cumhurbaşkanının göreve başlaması dolayısıyla düzenlenecek programa yurt dışından ve ülkemizden davetliler, liderler, önemli isimler katılacak.
Keşke bu programa tüm siyasi parti genel başkanları güçlü bir şekilde davet edilse. Hep birlikte bir fotoğraf verilse...
Özlenen ve beklenen bir fotoğraftır, bu.
Ve birkaç gün önce Erdoğan’ın Beştepe’de verdiği mesajlar tekrar edilse. Neydi o mesajlar? Bakalım;
* “Milletimizin bize verdiği sorumluluğun gereği olarak kimseye kırgın, küskün, kızgın, öfkeli değiliz.”
* “Seçim dönemine dair tüm tartışma ve çekişmeleri bir kenara bırakarak milli hedeflerimiz etrafında birleşme, bütünleşme vaktidir.”
* “Biz bu çağrıyı laf olsun diye değil, tüm kalbimizle yapıyoruz.”
* “Biliyoruz ki Türkiye’nin gücü 85 milyonun hep beraber olmasından kaynaklanıyor.”
***
Külliye’de tüm siyasi parti genel başkanlarının birlikte fotoğraf vermesi… Bu neden yapılmalı biliyor musunuz? O da şudur:
* 14 Mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 seçimleri sürecinde millet birbiriyle maalesef kavgalı hale geldi! Aileler birbirine küs oldu. Kadın kocasıyla, baba evladıyla, kardeşler kendi arasında, akrabalar birbirleri ile büyük gerginlikler, kırgınlıklar, küslükler yaşadı. Aile bireyleri birbirlerini ‘teröristlikle’ suçladı! Şaka değil, gerçek!
İşte bugüne kadar kaç seçim yaşadım, ben bu seçimlere kadar böyle bir atmosfere şahit olmadım!
Seçime değil, savaşa gider gibi bir halimiz vardı. Ve bu kutuplaştırma, ayrıştırma kesinlikle doğru değildi.
Neticede yapılan bir savaş değil, seçimdi! Sandıktan çıkanı beğenmezsen bir sonraki seçimde gönderirsin!
Neyse… Yaşandı, geçti gitti… Şimdi bu yaraları iyileştirme zamanı.
Aslında sadece bahsettiğim bu fotoğraf bile bu anlamda yeni bir beyaz sayfanın açılmasını zaruri kılıyor.

BU DURUMU ANLAMAK ZOR!
* Parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri geldi, geçti. Ama bazı hususları anlamak zor! Mesela seçime katılım oranı. 14 Mayıs 2023’te yapılan seçimlerde katılım oranı yaklaşık yüzde 88 idi. Onca çağrıya rağmen bu katılım oranı 28 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen ikinci turda artmadı, aksine düştü? İkinci turda seçime katılım oranı yüzde 84,21 olarak açıklandı. Seçmen neyi düşündü de sandığa gitmekten vazgeçti? Pek anlaşılamayan ve tahlil edilmesi gereken bir husustur bu!
* Erdoğan, ikisi cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde olmak üzere toplamda üç kez arka arkaya seçilen ülke tarihindeki ilk cumhurbaşkanı oldu.
* Bu seçimlerin en karakteristik özelliklerinden birisi de şudur; seçmen hangi gerekçeyle, hangi saiklerle oy verdi? Seçimi etkileyen faktörler nelerdi?
* Erdoğan’ın balkon konuşmasını AK Parti Genel Merkezi’nde değil de Külliye’de yapması da diğer seçimlerden ayrılan bir özellikti.
YÖNETİMDE KİM OLURSA OLSUN YAPILMASI GEREKENLER (2)
10) TRT ve Anadolu Ajansı’nın bağımsızlık ve tarafsızlık esaslarına göre yeniden yapılandırılması.
11) Seçim barajının %3’e düşürülmesi.
12) En son yapılan milletvekili genel seçiminde en az %1 oy alan siyasi partilerin Hazine yardımından faydalanmasının sağlanması.
13) Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davaların açılmasında TBMM’nin izninin zorunlu hale getirilmesi.
14) Bakan yardımcılıklarını kaldırıp, müsteşarlık sisteminin kurulması.
15) Büyükşehir Yasası’yla mahalleye dönüştürülen köylere tüzel kişiliklerinin iade edilmesi.
16) Devlet Personel Başkanlığı’nın kurulması.
17) Mülakat uygulamalarına son vererek, yazılı sınavda en yüksek puan alandan başlamak üzere personel alımı yapılmasının sağlanması.
18) TÜİK istatistiklerinin, akademisyen ve uzmanlardan oluşan komisyonlar tarafından düzenli biçimde kalite ve güvenilirlik kontrolüne tabi tutulmasının zorunlu hale getirilmesi.
19) Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Siyasi Etik Komisyonu kurulması.
20) Enflasyonu tek haneye kalıcı bir biçimde indirmek. Türk Lirası’na yeniden itibar ve istikrar kazandırılması.
21) Yoksulluğun sıfırlanması. Şu anda yoksulluk sınırı aylık 33 bin TL dolayında… (Devam edecek)