Dostlarımız, sosyal medyada görünümleri ile etraflarındaki insanları yanıltanları konu edinen çok güzel bir kıssa paylaşmışlar!

Yaralı kuş ile dervişin kıssası!

Bir gün yaralı bir kuş, hayvanların dilinden anlayan peygamber Hz. Süleyman’a gelerek bir derviş tarafından kanadının kırıldığını söyleyerek şikâyetçi olur.

Hz. Süleyman, yaralı kuşu dinledikten sonra dervişi ifade vermeye çağırır.

Derviş, ava çıktığını beyan ederek kuşun kendisinden kaçmadığını, yakalamak için üzerine atladığı anda kaçınca kanadının kırıldığını ileri sürer.

Hz. Süleyman kuşa neden kaçmadığını, dervişin bu konuda haklı olduğunu söyleyince de yaralı kuş, “Ben onu derviş kıyafeti ile görünce kaçmadım, üzerinde avcı kıyafeti olsa kaçardım” der.

Dervişlerin Allah’tan korkacaklarını ve kendisine bir zarar vermeyeceklerini düşündüğünü söyler.

Bu savunma üzerine Hz. Süleyman kuşu haklı bularak, dervişe kısas yapılmasını ve elinin kırılmasını emreder.

Kuş elini kırarsanız iyileşince yine yapar diye itiraz ederek dervişin üzerindeki dervişlik hırkasının çıkarılarak sakalının kesilmesini talep eder.

Bu sayede onun tuzağına düşmekten kurtulabileceğini dile getirir.

Hz. Süleyman yaralı kuşun bu talebini kabul ederek, dervişin üzerindeki dervişlik hırkasının çıkarılmasını emreder.

Bu emir, bizlere, görünümleriyle etrafındaki insanları yanıltanlara verilebilecek en güzel cezayı göstermiyor mu?

Evet, kimi sırtındaki dervişlik hırkası ile kimi sakalı ile kimi de başındaki örtü ile etrafındaki insanları yanıltmaya çalışmıyor mu?

Yanıltan yanıltana!

Kimi kıyafeti ile insanları yanıltıyor kimi ise bulunduğu makam ve mevki ile insanları yanıltıyor!

Kıyafeti ile yanıltanların üzerinden o kıyafetleri çıkartarak insanları yanıltmalarının önüne geçmek mümkün!

Bulundukları makam ve mevkileri bu amaçla kullananların önüne geçmek ise hayli zor görünüyor.

Bu konuda belli ki yeni kıssalara ihtiyaç var!

Ya da daha muhkem delillere!

Mesela:

Görünümleri ile etrafındakileri yanıltanlara “bizi aldatan bizden değildir” diyen sağlam kaynaklara!