2005 yılının sonlarıydı…

Müzayedelere öteden beri meftunum ama Taksim’de bir otelde son derece ilginç bir müzayede haberi gelince atladım, gittim; ‘Bir Masonun Evrak-ı Metrukesi’.

Simurg Kitabevi tarafından düzenlenen ‘Bir Masonun Evrak-ı Metrukesi’ müzayedesinde neler gördüm, neler; 

Kayıt Defterleri’nde, Türkiye’den pek çok ünlü mason ismin adı ve fotoğrafı yer alıyordu: Star TV’nin ilk genel müdürü Yekta Okur, üstad Cemil Sena, Şanar Yurdatapan’ın kuzeni Can Arpaç, Nafiz Enen, Hürriyet gazetesinin eski sahibi Erol Simavi, Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı döneminde başdanışmanı olan Prof. Dr. Bozkurt Güvenç, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra oluşturulan hükümette Sanayi Bakanlığı yapan, Türk Eğitim Vakfı kurucularından Şahap Kocatopçu, M. Ali Berkman, yazar Oğuz Atay’ın hocası Mustafa İnan, Bütün Türkiye dergisinin yazarı ve Türkçe Kur’an-ı Kerim’i hazırlayan Osman Nebioğlu, Vakko’nun sahibi Vitali Hakko, ünlü Roma Hukuku Profesörü Ziya Umur, yazar İskender Ohri, emekli Amiral Burhanettin Erinkul, Topkapı Sarayı Müzesi eski Müdürü Hayrullah Örs... Hepsi ama hepsi o sergide vardı… 

Önceki gün hayatını kaybeden eski Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nail Güreli’nin masonluk belgeleri de işte orada ortalığa saçılmıştı. 

Türkiye’nin ünlü masonlarından Aydın Bilge’nin terekesi ise ailesinin talebiyle “tereke”den son anda çıkarılmıştı. 

***

Başka neler vardı, o sergide? Masonlar ve masonluk tarihi açısından çok önemli evraklar, masonların sır olarak tuttukları ‘üstad’ ve yeni katılanlar için yemin metinleri, üye fotoğrafları, aile bilgileri, adres ve telefon numaralarının bulunduğu kayıt defterleri, şükran belgesi, sertifika, katılma şartları, mason adayların doldurduğu formlar, sosyal faaliyetler ve rotary kulüpleriyle ilgili bilgiler ile bültenler vardı…

Sevgi Locası’na ait belgelerin büyük çoğunluğunun loca dışına çıkarılması esasen yasak. 

Masonların örgütlenmesini, yemin yöntemlerini, gizlilik ve disiplin anlayışlarını, tüzüklerini ve masonluğu yaymak için izledikleri yolu bir dönem Sevgi Locası’nın genel sekreterliğini yapan Aydın Bilge’nin kendi el yazısından öğrenmek mümkündü.

Kapağında ‘Her Rotaryen Bir Büyükelçidir’ yazan Topkapı Rotary Kulübü’nün 1991-92 yönetim kurulu çalışma raporunda ise ilginç detaylar yer alıyordu. 

Yeni mason adaylarının basın, spor, sanat ve sinema kesiminden seçilmesi, yaş ortalamasının aşağıya çekilmesi gibi kararlar bulunuyordu. Masonlar arasında tanışıklık ve dostluğun gelişmesi için ‘ocakbaşı’ toplantılarının yapılması gerektiğini, bunun için de masonların 6’şar kişilik gruplara ayrıldığı, bu kararın da “ev sahibinin misafir davet etmesine imkân meydana getirmek için” alındığı belirtiliyordu.

***

Notlarıma göz attım; Simurg Kitabevi’nin sahibi İbrahim Yılmaz, ‘Bir Masonun Evrak-ı Metrukesi’nden sonra çıkarılan gürültüden oldukça memnundu.

Bir mason locasına ait belgeleri 1994’te bir hurdacıdan aldığını ifade etmişti, İbrahim Bey. 

Aydın Bilge’nin özel yazışmaları ve fotoğraflarının da bulunduğu bazı evrakları ayırdıktan sonra bu belgeleri satışa çıkarmıştı. 

Müzayedenin yapılacağı gün (24 Aralık 2005) Ertuğrul Özkök’ün yazısı üzerine, Bilge’nin ailesi avukatları Yılmaz’ın yanına gelmişti. Bundan sonrasını Yılmaz şöyle anlatmıştı; “Bilge’nin eşi, ‘Vicdanınız varsa bunları satmayın.’ diyerek yalvardı. Evrakları listeden çektim. Ama sonradan ‘Yılmaz korktu’ şeklinde dedikodular kulağıma geldi. Eğer biraz daha üzerime gelirlerse tüm evrakı tıpkıbasım yapıp yayınlayacağım.”

Ünlü mason Aydın Bilge’den kalan defter ve matbu eserlerde masonluğu deşifre olmuş isimlerle birlikte bugüne kadar adı masonlukla yan yana gelmemiş birçok isim de yer alıyordu. 

1970’li yıllara ait kayıtlara göre, ‘Kırmızı kaplı defter’de tanınmış isimler olarak, trafik kazasında hayatını kaybeden dergici Ercan Arıklı, Erol Simavi, Selçuk Erez, Yaşar Ülkümen’in yanı sıra; Alpaslan Koyunlu, Hüsamettin Arkan, Saim Sayar, Behiç Başak, Ersin Kocaoğlu, Rauf Ozan, Nejat Çetingöz, Yaşar Malta gibi kamuoyunda tanınmayan birkaç yüz isim vardı. 

Kültür (Locası) başlıklı sayfadaki isimlerden bazıları da şöyleydi: Sebahattin Dağlıkılıç, Atilla Büyük Tuncay, Mehmet Oksal, Ulvi Çetinkaya. 

Erenler Locası başlığı altındaki isimler ise şunlardı: İskender İrde, Ahmet İnal, Ahmet Akkan, Erdoğan Onart, Sami Bay, Muhittin Darga, Sakıp Gökçay, Mutlu Eryar, Bahadır Menge, Ethem Okçuoğlu, Selahattin Güven, Erdoğan Faysal. 

***

Basın dünyasında önemli bir yer edinen ve yıllarca Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yapan Nail Güreli’nin ölümü bana bunları hatırlattı. 

İŞTE O “GİZLİ KALAN YEMİN!”

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın ‘Üstad Mason Yemini’ şöyle: “Ben, … Yücelerin Yücesi’nin huzurunda ve burada toplanmış üstad hür masonlar önünde yemin ederim ki; bana verilecek üstadlık sırlarını, çıraklara, kalfalara ve mason olmayanlara açıklamayacağım. Görev ve prensip ilkesine bağlı kalarak, işaretlere ve çağrılara karşılık vereceğim. İşte ve sözde beş doktrin ilkesine bağlı kalacağım. Bir üstad masonun şeref ve namusunu, kendi şeref ve namusum gibi benimseyerek koruyacağım. Bu yeminimi yerine getirmede Yücelerin Yücesi yardımcım olsun.”

***

Masonlardan uzun süredir ses seda çıkmıyor. Acaba neden? 

Sizce…

“EMİRİMİZİN EMRİ BAŞIMIZIN ÜZERİNEDİR!”

Din Görevlileri Birliği Derneği (Din-Bir Der) Genel Başkanı Muhittin Yıldırım anlattı; 

“Sanıyorum, 2006’lı yıllardı. Rahmetli Erbakan Hocamız, TV5’te fıkıh ağırlıklı bir program yapılması için beni görevlendirdi, ‘Arkadaşlara yardımcı ol, git Enver Baytan Hocaefendi ile görüş’ talimatı verdi.

Merhum Enver Baytan Hocamızla görüşmek için İstanbul’a geldim. Hatırladığım kadarıyla Süleymaniye Camii yakınlarındaki evine gittim. Oturduk, konuştuk. Dedim ki, ‘Erbakan Hocamızın selamları var. Hocamız sizin TV5’te fıkıh programı yapmanızı arzu eder.’

O sahneyi hiç unutamıyorum; merhum Enver Baytan Hoca ayağa kalktı. Önünü ilikledi. Aynen şu cümleyi kullandı; ‘Emirimizin emri başımızın üzerinedir. İnşallah yapalım…

Ben böyle bir hürmetkâr selam alış şeklini ilk kez görmüştüm. Osmanlı ulemasının geleneklerini hatırlattı bana, onlar böyle selam alırmış. 

Sonrasında Enver Baytan Hocamız, Arslan Ateş’le TV5’te fıkıh programları yapmaya başladı. Keşke o programlar tekrar yayınlansa… Allah (C.C.) kendisinden razı olsun.”

NOT: Bugün, 28 Ekim 2016, Cuma 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!