Soma da oğullarını, eşlerini, yakınlarını kaybeden
aileler siyasilere sitemlerini iletirken, bundan sonraki yaşamlarının nasıl
devam edeceğini düşünüyorlar. Acı bütün ağırlığı ile şehri kuşatmış ve
umutlarını alıp götürüyor. Anneler, acıyla başa çıkmaya çalışırken
birbirlerinden güç alıyorlar. Genç bir anne bakan Taner Yıldız a yaklaşıyor ve
ne olur kocamı bulun, yoksa oğlumun yüzüne nasıl bakarım diye yalvarıyor.
Bakan ise ısrarla, sen onun yüzüne bakamayacak bir şey yapmadın ki neden böyle
düşünüyorsun diyor ve teselli etmeye çalışıyor. Böyle durumlarda belki de
annenin en elzem ihtiyacı anlaşılmaktır. Olaya bu pencereden bakacak olursak,
annenin çocuğumun yüzüne bakamıyorum ifadesinin, sonu pişmanlıkla biten bir
hataya isnaden söylenmediğini anlayabiliriz. Anne evladının acı ile
karşılaşmasından korkuyor ve asıl buna katlanamıyor. Anne oğlunun yürek acısını
görmeye tahammül edemiyor anne onu hep mutlu görmek istiyor. Fakat anne
kendisinin anlaşılmadığını hissettiğinden ısrarlarına devam ediyor.
Anneler çocuklarının hüznüne katlanamaz, sırf bu yüzden
gerçeği gizler, onların neşelerine zarar gelsin istemezler. Mesela çocuğun bir
yakını vefat eder, anne yakının ölümünü çocuktan gizli tutmaya çalışır. Elbette
burada aslolan, ölümü çocuğa uygun bir dille anlatmak ve hayatın bu tarafı ile
de tanışmasını sağlamaktır. Fakat anne, duygularına yenik düşer ve gerçeği
ondan gizlemeye çalışır.
Evde beklenmedik bir yangın çıkar, anne kendisinden önce
çocuğunu düşünür ve yangına hiç tereddüt etmeden atlar. Anne evladını kurtarma
pahasına ölümü göze alır ve hayata veda eder. Annenin ölümü göze alabileceği
tek varlığı evladıdır.
Anne çocuğun elinden tutmuş yol boyunca gitmektedir,
ansızın bir araç çıkar ve anne ile çocuğu sürüklemeye başlar. Anne ölümü
öldürür ve çocuğunu kurtarabilmek için var gücü ile savaşır. Anne çocuğun
benliğinde kaybolur ve bütün hayatını çocuğuna göre düzenler. Çocuğu için
mutluluğundan, rahatından, ekmeğinden fedakârlık eder. Anne bütün bunları hiç
şikâyet etmeden yapar. Çünkü o bir annedir.
Soma da acı var ve anneler acıyı sırtlarına alarak,
çocukları ile birlikte yürüyorlar. Çünkü pek yakında etraflarında pervane olan
gazetecilerin, siyasilerin, gönüllü kuruluşların kendilerini terk edeceklerini
biliyorlar. O yüzden güçlü kalmaya çalışıyorlar. Çünkü yetim kalan çocukların
kendilerine ihtiyaçlı olduğunu biliyorlar.