Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen,

hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.

İnsan için İslam esastır. İslam, yaratan, yaşatan,

yöneten Allah ın insana ihsanı ve emridir. İslam, Allah ın rızasıdır. İslam dan

başka her şeye, yani batılın her türlüsüne Allah gazap eder. İnsanlar, İslam ı

kabul ve ret durumlarına göre mümin, müslüman, kâfir, münafık, müşrik, fasık,

facir, zalim olarak manevi değer kazanırlar. Allah, İslam ı insanlara bir

kitapta indirmiştir. Bu kitap Kur an-ı Kerim dir. Allah, bu kitabı

peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya indirmiş, peygamberimiz de bu

kitabı insanlara tebliğ etmiştir. Kur an, hakkı batıldan ayıran, insanlara

İslam yolunu gösteren bir hidayet kitabıdır. ZÜMER suresi Kur an ın

surelerinden birisidir, cennetlik ve cehennemlik zümrelerden bahseder. Bu

surede açıklanan esasları birlikte okuyalım.

1. Kur an, izzet ve hikmet sahibi Allah katından

indirilmiştir.

2. Allah, Kur an ı Peygamberimize hak olarak indirmiştir.

3. Halis din yalnız Allah ındır.

4. Allah, evlat edinmekten münezzehtir. O, yücedir. O,

tek ve kahhar olan Allah tır.

5. Allah, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi

gündüzün, gündüzü de gecenin üzerine sarmıştır. Güneş ve ay, O nun emri

altındadır.

6. Allah, insanı bir tek nefisten (Âdem den) sonra ondan

da eşini yaratandır. İnsanlar için hayvanlardan sekiz eş meydana getirendir.

İşte bu yaratıcı, Allah tır, mülk O nundur. O ndan başka ilah yoktur.

7. Allah, inkârcılara muhtaç değildir. O, kullarının

küfrüne razı olmaz. Şükredenlerin şükrünü kabul eder. Hiçbir günahkâr diğerinin

günahını çekmez. Dönüş Allah adır. O, kullarına yaptıklarını haber verir.

Çünkü O, kalplerde olan her şeyi hakkıyla bilendir.

8. İnsan, başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek

O na yalvarır. Sonra Allah kendisinden ona bir nimet verince, önceden yalvarmış

olduğunu unutur. Allah ın yolundan saptırmak için O na eşler koşar.

9. İnananlar, Allah a karşı gelmekten sakınırlar. Bu

dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır.

10. Müşrikler gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü

hem kendilerini, hem de ailelerini ziyana sokanlardır. Onların üstlerinde ve

altlarında ateşten tabakalar vardır.

11. Tağut un yolundan kaçınıp, Allah ın rızası İslam ı

bir nizam olarak yaşayanlara müjdeler vardır. O kullar ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte

onlar, Allah ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri de

onlardır. Allah tan sakınanlara, üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan

cennet köşkleri vardır.

12. Allah kimin gönlünü İslam a açmışsa o, Rabbinden bir

nur üzerindedir.

13. Allah a karşı yalan uyduran, kendisine gelen gerçeği

(Kur an ı) yalan sayanlar zalimdirler. Kâfirlerin yeri cehennemdir. Allah, kimi

ameli sebebiyle saptırırsa artık onun yolunu doğrultacak biri yoktur. Allah

kime de hidayet ederse, artık onu saptıracak yoktur.

14. Kim İslam ı seçerse kendi lehinedir; kim de İslam dan

saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur.

15. Allah, takva sahiplerini kurtuluşa erdirir. Onlara

hiçbir fenalık dokunmaz. Onlar mahzun da olmazlar.

16. Cahiller, insanlara Allah tan başkasına kulluk etmeyi emrederler.

17. İnsanlar için asıl olan şey, İslam a bağlanıp Allah a

kulluk etmektir.

18. Kıyamet kopacak, Allah ın diledikleri müstesna olmak

üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir.

19. Ahiret âlemi Allah ın nuru ile aydınlanacak, artı ve

eksi hallerin yazılı olduğu kitap konulacak, peygamberler ve şahitler getirilip

insanların arasında hakkaniyetle hüküm verilecektir. Herkes ne yaptıysa, karşılığını

tastamam alacaktır.

20. Küfredenler, bölükler halinde cehenneme sürülecektir.

Oraya geldikleri zaman kapıları açılır, bekçileri onlara: Size, içinizden

Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler

gelmedi mi derler. Evet, geldi derler ama azap sözü kâfirlerin üzerine hak

olmuştur. Onlara: İçinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin,

kibirlenenlerin yeri ne kötüdür denilir.

21. Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük

cennete sevk edilir. Cennetin kapıları açıldığında bekçileri onlara: Selam

size, tertemiz geldiniz. Artık ebedi kalmak üzere girin cennet derler. Onlar:

Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu

cennet yurduna varis kılan Allah a hamdolsun. Salih amelde bulunanların

mükâfatı ne güzelmiş derler.

Dünya hayatı, İslam ile yaşanması gereken bir imtihandır.

Bu hayatı İslamsız yaşamak en büyük nasipsizliktir.

Ölçümüz İslam dır

İslam, Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına teslim

olmaktır. Allah ve Resulünün emirlerinden birisi de sadıklarla birlikte

olmaktır. Sadıklar İslam sözüne sadık kalıp, Adil Bir Düzenin ve Yeni Bir

Saadet dünyasının kurulması için malıyla canıyla cihad edenlerdir. Sadıklardan

olmak ve sadıklarla birlikte olmak İslam ın esaslarındandır. Cahiller İslam dan

yüz çevirenlerdir. Cahillerden yüz çevirmek Allah ve Resulünün emirleridir.

Şuurlu bir Müslüman İslam düşmanı kâfir topluluklar, inkârcı ve müşrik batı,

işbirlikçi münafıklar, İslam a ortak düzen arayan müşrikler, akidesi bozuk

facirler, ameli bozuk fasıklar ile birlikte olamaz. O, sadıklarla birlikte

olur. Ben Müslümanım diyen kalabalıklar, amelleri İslam ile ölçme şuurundan

uzaklaşmış olduğundan tercihlerinde yanılıyorlar ve seçimlerini yanlış

yapıyorlar.

Bu yanılma ölçme ve değerlendirmenin İslam ca değil,

batıca ve batılca yapılmasındandır.

Önümüzde yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Müslüman

milletimiz, İslam ca bir ölçme ve değerlendirme yaptığında isabetli bir

tercihte bulunacağı muhakkaktır.

Bu tercih, Milli Görüşün ortaya koyduğu gerekçeler

doğrultusunda Saadet Partisinin ilan ettiği kararın yanında yer almaktır. Çünkü

Milli Görüş başından beri isimlerin değil ilkelerin üzerinde durmuştur. Kim

cumhurbaşkanı olmalı sorusundan ziyade, Nasıl bir Cumhurbaşkanı olmalı

sorusuna cevap aramıştır. Çünkü Türkiye de isim değişikliğine değil zihniyet

değişikliğine ihtiyaç vardır.

Eğer bir cumhurbaşkanı, faize dayalı sömürü sistemini

savunuyorsa, Reel politik diyerek küresel egemenlere teslim olmuşsa, İslam

dünyası paramparça bölünürken, hala AB cilik, ABD cilik yapıyorsa adı Tayyip

olmuş, Ekmeleddin olmuş, Selahattin olmuş ne fark eder

Milli Görüş ün ortaya koyduğu ilkeler şunlardır.

Cumhurbaşkanı milli ve yerli olmalıdır. İcraatlarında hayra motor şerre fren olmalıdır.

Güçlünün değil, haklının yanında yer almalıdır. Merhametli olmalıdır. Önce

Ahlak ve Maneviyat düsturunu benimsemelidir. Milli, Güçlü, Süratli ve Yaygın

Kalkınmadan yana olmalıdır. Sömürgeci ekonomiyi değil, Adil Düzeni

savunmalıdır.

Batı kulübüne girmenin değil, İslam Birliği ni kurmanın

mücadelesini vermelidir.

Bütün bu ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde temel

noktalarda her üç aday da aslında batıcıdır. Oysa Irak ı üçe bölen batıdır.

Libya yı paramparça eden batıdır. Bugün İsrail in, Gazze deki katliamlarına en

büyük desteği veren batıdır. Batıcı zihniyetleri yüzünden, mevcut üç adayın,

Filistin konusundaki söylemleri bile özde birbirinin kopyasıdır, aynısıdır. Ses

tonları farklı olsa da, söylediklerinin muhtevası birbirinin tekrarıdır. Bütün

bu ilke ve prensipler çerçevesinde değerlendirildiğinde mevcut adaylardan

hiçbiri, maalesef, Milli Görüşün hassasiyet ve beklentilerine cevap vermiyor.

Oy vermek onay vermektir, sorumlu olmaktır.

Milli Görüşçüler ve milletimiz Milli Görüş ün ilke ve

prensiplerine uygun olmadıkları için, 10 Ağustosta yapılacak oylamada, hiçbir

adaya oy vermeyecek ve ileride yapacakları muhtemel yanlışların sorumluluk ve

vebaline ortak olmayacaktır. Bu duruş, seçilecek cumhurbaşkanının da hayrına

olacaktır. Zafer inananlarındır ve yakındır.

Akıbet dünya hayatını ahireti için yaşayan ve Allah ın

rızası olan İslam a bağlanan takva sahiplerinindir vesselam.