Küresel finans piyasalarında gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik beklentiler yeniden şekillenirken, uluslararası yatırım kuruluşları Türkiye ekonomisine ilişkin makroekonomik analizlerini güncellemeye devam ediyor. Döviz kurlarındaki seyir, enflasyon beklentileri ve dış finansman koşulları gibi parametreler çerçevesinde hazırlanan raporlar, yılın son çeyreğine girilirken piyasaların odağındaki yerini koruyor. Ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların döviz piyasasındaki yansımaları yabancı analistler tarafından yakından izleniyor.
ARALIK AYINDA 53 TL SEVİYESİ BEKLENİYOR
Alman bankacılık devi Commerzbank, Türk lirası üzerindeki değer kaybı baskısının yıl sonuna kadar artarak devam edebileceğine dikkat çekti. Bankanın Kıdemli Gelişmekte Olan Piyasalar Analisti Tatha Ghose tarafından hazırlanan raporda, döviz kurundaki yükseliş ivmesinin süreceği vurgulandı. Raporda yer alan projeksiyonlara göre, dolar/TL paritesinin 2026 yılının aralık ayı itibarıyla 53 TL seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu tahmin, Türk lirasında önümüzdeki aylarda belirgin bir erimenin yaşanabileceğine işaret ediyor.
DÖVİZ KURU ÜZERİNDEKİ BASKI UNSURLARI
Commerzbank analizinde, kur üzerindeki yukarı yönlü baskıyı tetikleyen temel yapısal gerekçeler de detaylandırıldı. Türkiye ekonomisinin yumuşak karınlarına dikkat çekilen raporda öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
-
Enerji İthalatı Bağımlılığı: Küresel enerji fiyatlarındaki artışın dış ticaret açığını genişletmesi.
-
Bölgesel Ticari Bağlar: Orta Doğu ile olan güçlü ticari ve finansal ilişkilerin bölgedeki risklerle kırılganlaşması.
-
Cari Açık ve Ödemeler Dengesi: Dış finansman ihtiyacının döviz talebini sürekli canlı tutması.
PİYASALAR VE DIŞ DENGELER RİSK ALTINDA
Analist Tatha Ghose, Türkiye'nin ödemeler dengesi üzerindeki mevcut hassasiyetlerin dışsal gelişmelerle birleştiğinde kuru yukarı taşımaya devam edeceğini belirtti. Yıl sonu için belirlenmiş olan 53 TL hedefi, uluslararası piyasalarda Türk lirasına ilişkin temkinli duruşun sürdüğünü net bir şekilde gösteriyor.




