Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…

Öncesindeki ayette şirk anlatılmıştı. Arkasından konu aniden doğaya geldi. Şirkin tanımı Allah’ın doğal ve sosyal kanunlarına aykırı kurallar koymaktır. İnsanlar doğayı bozmada da şirk batağına saplanmışlardır. Doğayı bozan uygulamalar kanunların koruması altındadır. Tarım ilaçları yasaldır. Parfümler yasaldır. Gıda katkıları yasaldır. İnsanlar yasal olan şeyleri sağlıklı sanmaktadırlar ve çok büyük bir çoğunluk bunun bilincinde değildir. En kötüsü bilincinde olanlar da bunlardan kaçamamaktadırlar. Bu nedenle bu zararlıları koruyan kanunlar şirktir. Benim yanıma gelen insanın sürdüğü parfümdeki toksinleri koklayarak zarar görmekteyim. Bir alışveriş merkezine gittiğimde oda parfümlerinden zarar görmekteyim. Sokakta yürürken, otobüste, uçakta, gemide yanımdan geçen, yakınımda oturan kimsenin parfümünden zarar görmekteyim. Tarlama ilaç kullanmadan ektiğim ürüne yan tarlalardan uçarak gelen ilaçlardan zarar görmekteyim. Onlar ilaç sıktığı için tüm böceklerin benim ürünlerime gelmesinden zarar görmekteyim. Apartmana girdiğimde kimyasal kullanılarak yapılan sözde temizliğin yaydığı kokudaki kimyasalları soluyarak vücuduma aldığım için zarar görmekteyim. Sokakta da olsa sigara içen birisinin dumanı havaya karışmakta ve ben de bundan zarar görmekteyim. İşte Allah’ın doğal kanunlarına aykırı olan şirkin örneği.

“Le’allehumyerci’ûn / Umulur ki onlar dönerler/döndürürler.”

“Lealle”, “umulur ki, belki, ola ki, ihtimal ki, -bilir” demektir. Terecci harfidir. Umma, bekleme bildirir. Temennide bu umma yoktur, olması imkânsız olan bir şeyi isteme durumu vardır. Türkçede temenni yanlış kullanılmaktadır. Tereccide ise olması beklenen bir durum vardır. “İnne” ve benzerlerindendir. “Yerci’ûn” dönerler, döndürürler demektir. “Başlangıç noktasına geri dönerler, başlangıç noktasına geri döndürürler,” demektir. RaCeA kökünden ikinci bâbdan üçüncü çoğul şahıs merfu muzari malum fiildir. Bu kökün bir özelliği vardır. Hem lazım (geçişsiz) hem de müteaddidir (geçişli). Lazım fiiller mef’ûl almazlar yani fiilden etkilenen fiili yapanın kendisidir, etkilenen başka birisi yoktur. Müteaddi fiillerde ise fâilin yaptığı fiilin etkilediği bir mef’ûl vardır. Bu kök aynı bâbdan geldiği halde hem lazım hem de müteaddi olabilmektedir. Fark mastardadır.

“Leallehümyerci’ûn / umulur ki onlar dönerler/döndürürler” demektir.

Fesada sebep olan amellerinden dönerler veya kara ve denizi fesattan önceki durumuna geri döndürürler. Burada iki ayrı mana olması çok önemlidir. Birincisinde kendileri amellerinden dönmektedirler. İkincisinde bozulmuş doğayı eski haline döndürmektedirler. İşte bu ayet bozulmuş doğanın yeniden düzeltilebileceğini göstermektedir.

Bunun için insanlar organize olmalıdır. Adil Düzen’de bunların çözümü vardır. Adil Düzen’de ambar genel hizmeti vardır. İsteyen ürettiği ürününü ambara getirmekte ve ürüne karşılık senet yani gerçek parayı almaktadır. Böylece ürün ambara girmekte ve ürünü temsil eden para dışarıda dolaşmaktadır. En sonunda o para ile ürün alınmaya gelindiğinde para girmekte ve ürün dışarı çıkmaktadır. Bu da üreticinin depolama sorununu ortadan kaldırmakta, ürününü üretirken bunun kaygısını duymamaktadır. Aynı zamanda gerçek para basılmış olmaktadır, ürün karşılığı paradır. Bütün ürünler ambara alınmamaktadır. Ambara ürün alınırken analizler yapılmaktadır. Ambara toksik kimyasal içeren ürün alınmamaktadır. Bu da üreticinin zararlı ürün üretmesini engellemektedir. Sigara, alkollü içecekler gibi zararlı madde üreten ve satan yerlerden vergi alınmamakta ama onlar da korunmamaktadır. İşletmelerinde meydana gelen zararlar, soygunlar, yangınlar için tazminat ödenmemekte, soruşturma yapılmamaktadır. Çevreye ve canlılara zarar veren işletmeler hakem kararı ile kapatılmaktadır.

Bozulma geri döndürülebilir ama bunun için insanların önce kendilerinin bu yanlış amellerinden dönmeleri gerekmektedir. Allah’ın doğal kanunlarına aykırı kurallar olan şirkten dönmeleri gerekmektedir. Sonra da bu fesadı geri döndürüp dengeyi yeniden sağlayacak uygulamalar yapmalıdırlar. Ayetin sonu RCA kökünün iki manasını da ziyan etmeyecek şekilde gelerek bu iki çözümü uygulamanın mümkün olduğunu bildirmektedir.