Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’te Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek hayatını kaybetti.
Cinayetin faili bunca yıl geçmesine karşın hâlâ karanlıkta…
Mumcu cinayeti tartışılırken en dikkate değer noktalardan biri hiç kuşkusuz, 12 Mart 1971 döneminin ünlü askeri savcısı Baki Tuğ ile olan randevusu idi…
Mumcu, Baki Tuğ ile 27 Ocak 1993 Çarşamba günü buluşacaktı.
İki gün önce, Baki Tuğ’un Meclis’teki odasında bir araya gelmişlerdi ve Tuğ’a, “Terörist başı Abdullah Öcalan’ın MİT’le ilişkilerini ortaya çıkardım” demişti.
Tuğ, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı’ydı… Böyle bir bilgi karşısında önce afalladı ama hemen kendini toparlayarak, ‘Araştıracağım’ dedi, hatta randevuyu verdi.
Baki Tuğ’un vereceği dosyalar ve açıklayacağı bilgileri önemliydi; çünkü 1972’de, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) 1. sınıf öğrencisi olan 22 yaşındaki Apo (Abdullah Öcalan) bildiri dağıtmak suçundan gözaltına alındığında Askeri Savcı Baki Tuğ’un önüne getirilmişti. Baki Bey, boykotçu öğrenciler içinde en ağır cezayı Abdullah Öcalan ve iki arkadaşı için isterken, yargılama sırasında mahkemede görüş değiştirince Öcalan üç ay hapis cezasıyla kurtulmuştu.
Sahi bu nasıl olmuştu Baki Tuğ, o günleri daha sonra şöyle anlatmıştı: “Uğur Mumcu, Apo’nun MİT mensubu olup olmadığı konusunda yardım istedi. ‘Arşivime bakayım’ dedim. Araştırdım; Abdullah Öcalan’ın kayınpederi Ali Yıldırım, Milli İstihbarat’ta çalışan bir görevliydi. Öcalan, Ali Yıldırım’ın kızı Kesire ile evlenmişti. Bizde bulunan bilgi bu kadardı.”
Acaba, gerçekleşmeyen o randevuda Mumcu, Baki Tuğ’a başka neler soracaktı Tuğ, Öcalan’ın 1980’den önce Devrimci Doğu Kültür Ocakları gibi Kürt örgütlere karşı mücadele etmiş olabileceğini de belirtmişti…
***
Bugünlerde “CHP Genel Başkan adayı” olarak gündemde yer alan Mustafa Balbay’ın günlüğüne göre, Genelkurmay, gazeteci Uğur Mumcu’ya arşivlerini açmıştı ve PKK-MİT ilişkisini araştırdığından haberdardı. Günlükte, dönemin Genelkurmay 2’nci Başkanı Büyükanıt, “Uğur ölmeseydi Pazartesi buraya gelecekti. Arşivde çalışıyordu. Öcalan’ın kayınpederinin MİT’e çalıştığını saptamıştı” diyor...
Günlükte, Mehmet Yaşar Büyükanıt’ın sözleri, Mumcu’nun PKK’nın derin ilişkilerini araştırdığı için öldürüldüğü iddialarını güçlendiriyordu. İşte günlüğe göre Büyükanıt’ın sözleri...
“6 Nisan 2003 Pazar günü saat 12.30’da Genelkurmay Karargâhı’nda Aslan Paşa’yla (Genelkurmay İstihbarat Başkanı olan Aslan Güner) görüşme... 45 dakika sonra, Yaşar Paşa (Genelkurmay 2. Başkanı olan Mehmet Yaşar Büyükanıt) geldi, ‘Ona günü anlatmam lazım, isterseniz bekleyin, en çok yarım saat sürer’ dedi sonra ikisi birlikte geldiler... Yaşar Paşa, sivildi. Kırmızı ağırlıklı bir tişörtü vardı: Uğur Mumcu benim arkadaşımdı. Buraya çok geldi gitti. Bizim arşivde çalıştı. En sevilen yazardı... Öldürülmeseydi ertesi gün, Pazartesi buraya gelecekti. Arşivde çalışıyordu. Öcalan’ın karısının (Kesire Öcalan) babasının MİT’e çalıştığını saptamıştı. Daha derin araştırmalar içindeydi...”
CİNAYETTEN 2 SAAT SONRA...
Uğur Mumcu’nun kardeşi avukat Ceyhan Mumcu daha önceki bir röportajında da cinayetten 2 saat sonra Doğan Güreş ve Büyükanıt’ın eve geldiğini söylemişti: “Uğur öldürüldü, 2 saat sonra Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş, Uğur’un evindeydi. Yanında Yaşar Büyükanıt da vardı. Doğan Paşa suikasttan önce Emniyet’i uyarmış, ‘Uğur’a bir şey yapacaklar, aman iyi koruyun’ diye... Demek ki Genelkurmay’ın istihbaratı iyi çalışmış... O nedenle Güreş ve Büyükanıt Paşalar mutlaka dinlenmeli.”
***
Hülasa; hiçbir cinayet faili meçhul kalmamalıdır...
ULAŞTIRMA BAKANLIĞI’NA AÇIK MEKTUP
Adnan Bey, konuyu köşenize taşımak istememin sebebi bürokrasiden cevabın geç geleceği endişesindendir.
Src belgesi nedir Src belgesi, ticari araç kullanıcılarının alması gereken bir belge türü. AB uyumu çerçevesinde yapılan bir düzenleme. Faydası konusunun sadece devlete veya sürücü kurslarına para kazandırmanın dışında bir şeyi varsa, yetkililer bunu açıklamalıdır.
Src belgesi alımında, imtihandan muaf olanlarda bulunması gerekenlere bakar mısınız:
1-2003 yılından evvel ehliyet sahibi olmak, 2-2003 yılından evvel yüz gün sigortalı olmak, 3- ehliyet, GBT’si.
Şimdi burada “2003 yılından evvel ehliyet sahibi olmayı” anlıyorum.
Peki ama, “2003’ten evvel yüz gün sigortalı olmanın” Src belgesi ile ne alakası var
Eğer burada çalışma hayatında olduğumuzun tespiti yapılmak isteniyorsa, 1996 yılında esnaflığa başlamış olduğumu belgeleyen vergi levham var.
Vergi levham çalışma hayatında olduğumu belgelemeye yeterli değil mi
SSK devletin bir kurumu da vergi levhalarını ve mükelleflerin kaydını tutan vergi daireleri devletin kurumu değil mi
Bir de, imtihana girelim diyoruz, bunu da senede 4 defa yapıyorlar. İlki Şubat ayındaymış, buna yetişemedik. Nisan ayındaki de ehliyetlerin yenilenmesi dolayısı ile Temmuz ayına ertelenebilirmiş…
Şimdi burada soruyorum, “Bu Src nedir ”
Devlete bir harç, vergi verilecekse verelim alalım. Yok, illa böyle olacak deniliyorsa biri bize izah etsin.
Ulaştırma Bakanlığı bu işle ilgileniyor tamam, burada anlaşılmayan bir durum yok. SSK bu işin neresinde
Tamam, anladık, kayıt altında mıyız, değil miyiz anlamak isterler. Peki, vergi dairesi kaydı niye değerlendirilmiyor o zaman
Bu bir mağduriyettir, aracımız var işimizde kullanamıyoruz.
Bu, Ulaştırma Bakanlığı’na açık bir mektuptur. Saygılar. (Mehmet Fatih Sayar)
TURGUT AĞABEY BURDA MI!
İş adamı Halis Toprak (78), Fransa’nın Nice şehrinde kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.
1938 yılında Diyarbakır Lice’de doğan duayen sanayici ve iş adamı Halis Toprak, iş hayatına Adana’da başladı. Seramik, kâğıt, ilaç, gıda gibi 30’a yakın sektörde faaliyet gösteren Toprak Holding’i Türk sanayine kazandıran Halis Toprak, kalp rahatsızlığı sebebiyle kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
***
Son dönemde iş ve özel hayatında büyük sıkıntılar çektiğini biliyoruz, Halis Toprak’ın.
Ama Toprak’ın bende bıraktığı izlenim, özellikle Güneydoğu ve Doğu’ya yaptığı yatırım ve istihdamdı. “Yerli” bir işadamıydı.
***
Bir not daha…
Halis Bey, Turgut Özal’a çok yakın bir isimdi. Hatta Toprak’ı Güneydoğu ve Doğu’ya yatırım yapması için teşvik eden ismin Özal olduğu bilinir.
Özel Kalem Müdürlerinden biri anlatmıştı; “Halis Toprak elinde James Bond çantayla sık sık Başbakanlığa gelir ve Başbakanlık Özel Kalem’ine girer girmez, kendine has üslubu ile ‘Turgut ağabey burda mı ’ diye sorardı…”
Buradan da anlıyoruz ki, Halis Toprak, Özal’la randevu almadan görüşebilen ender isimlerden biriydi…
Allah (C.C.) taksiratını affetsin…
NOT: Bugün, 4 Ocak 2016, Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!