Tarihler gösteriyor ki...
Allah ımız muhtelif ayeti kerimelerde Yahudi ve
Hıristiyanlar dâhil kâfirlerin Müslümanlara asla dost olamayacaklarını bize
bildirir.
Bu ayetleri izah eden hadisi şerifler ve ilim adamları
dostluk kelimesi üzerinde durur ve açıklamalarını yaparlar.
Kâfirlerle ticaret yapılması, ittifaklar kurulması,
görüşmeler yapılması onlarla dost olmak anlamına gelmez. Bunları yapmak ayrı,
dost olmak ayrıdır.
Dost olmak karşılıklı güveni ve emniyeti de içerir.
Dostsanız birbirinize güven duyuyorsunuz demektir. Hepimiz biliyoruz ki,
Hıristiyan ve Yahudi ye asla güvenilemez. Tarih göstermiştir ki, en sağlam
anlaşmalar da yapsanız, onlara güvenemezsiniz. Güvenirseniz onları dost kabul
ediyorsunuz demektir ve hüsrana uğrarsınız. Yaptığınız anlaşmalardan dolayı
sizden onlara bir zarar gelmez, lakin onlar size ellerine geçirdikleri ilk
fırsatta ihanet edeceklerdir.
Hepimiz biliriz ki, Peygamber Efendimiz, Medine ye hicret
buyurduğunda, orada bulunan gayrı Müslimleri, bu arada Yahudileri de içine alan
bir güvenlik anlaşması yapmıştı. Tarihler yazar ki, Medine deki Yahudi
kabilelerinden Beni Kaynuka Bedir savaşından, Beni Nadir Uhud savaşından, Beni
Kureyza Hendek savaşından sonra, Hayber Yahudileri ise Hudeybiye anlaşmasından
sonra bu güvenlik anlaşmasına ihanet etmişlerdi. Bu ihanetlerin onların
tiynetinden olduğunu bilen Efendimiz ve Müslümanlar gafil avlanmamışlar ve
gereğini yapmışlardı.
Osmanlı döneminde İspanya ve Portekiz de zulme uğrayan
yüzbinlerce Yahudi, 2. Bayezid Han ın emir ve müsaadesiyle kurtarılıp
topraklarımıza getirilmiş ve iskân edilmişlerdi. Akıl, mantık ve vefa duygusu
gösterirdi ki, kendilerine kucak açmış bulunan bu devlete Yahudiler sadık
kalsınlar, kötülük etmesinler. Lakin Maalesef Osmanlı yı yıkanların başında
Yahudiler gelmiştir. Bugün aynı Yahudi devlet olarak dünyayı kana bulayan
adımlara öncülük etmekte, Müslüman komşuları ile yaptığı ateşkes ve sulh
anlaşmalarına asla uymamakta her fırsatta ihanet ve fesadını
yaygınlaştırmaktadır.
Diğer taraftan Hıristiyanların da asla dost edinilemeyeceğini
ve güvenilemeyeceğini de tarihler göstermiştir.
1444 yılında Haçlılarla yapılan Segedin anlaşması!
Hem de İncil üzerine Papa tarafından onaylanan bu
anlaşmaların Sultan 2.Mehmed Han ın (Fatih) 12 yaşında tecrübesiz biri olarak
tahta oturmasını fırsat bilerek nasıl çiğneyip saldırıya geçtiklerini unutmamak
gerekir.
İspanya ve Portekiz de Endülüs Müslümanlarının milyonlara
varan katliamlarını, fanatik Hıristiyanların yaptıkları anlaşmaları hiçe
sayarak gerçekleştirdiklerini bilmeyen var mı
Eskileri bir tarafa bırakın, Afganistan ı, Irak ı
Libya yı neden bombardıman edip, işgal edip, yakıp yıkıp, milyonlarca Müslümanı
katliama ve tecavüze uğratıp sömürdüklerini düşünelim. Halbuki verdikleri söze
ve uluslararası anlaşmalara bakılırsa, teröristleri temizleyip, diktatörlükleri
devirip, demokrasiyi kuracaklardı. Hâlâ katliama devam etmeleri, verdikleri
sözlerin ve imzaladıkları anlaşmaların hiçe sayıldığını, inisiyatif ve fırsat
ellerine geçtiği anda hiç bir bağ ile bağlı kalamayacaklarını bize göstermedi
mi Hâlâ göstermiyor mu
Geçen yıl Papa alayıvala ile Ankara ya davet edildi.
Gizli kapılar arkasında bir takım mutabakatlara varıp, açıktan ilan etmelerine
rağmen, Vatikan a döndüğü gün tam aksini ilan etmedi mi Tarih bu
güvenilmezliklerinin ve dönekliklerinin örnekleri ile doludur. Kur an bize
bunların asla Müslümanlara dost olamayacağını kati hükümlerle bildiriyor.
Yaşanılan tarihler de aynı hükümleri yüzlerce kere
doğrulamıştır.
Bugünkü İslam ülkelerinin yöneticileri, bu kati hükümlere
ve tarihi olaylara rağmen hâlâ onlarla dost olmaya devam ediyorlarsa bu
gafletle açıklanması çok zor olan bir durumdur.
Özellikle Avrupa Birliği nin temel kurallarının fevkalade
güzel olduğunu iddia ederek, dostluğu da aşan ve onlarla bütünleşmeyi
hedefleyen, bunun için çabalayan Türkiye!
Bu kadar kesin hüküm ve tarihi olaylardan dolayı
bilinmeli ki, o güzel olan ve lehimize neticeler doğuracağını tahmin ettikleri
hükümleri asla ve asla Müslüman bir ülkeye uygulamazlar. Bize karşı 60 küsur
yıllık tutumları bunu göstermedi mi
Hâlâ mı, kanıyoruz
KURU YORUM
Ben Türkiye yi yöneten zihniyetim,
Rakip takımlarla oyun kuruyorum.
Ben Haçlıya Siyonist e güvenirim,
Hep çamurda ıslatılıp, kuruyorum.
Hâlâ Avrupa kapısında beklerim,
Yaptığım ise ham tahmin, kuru yorum