Türkiye'nin günlerdir konuştuğu dev operasyonun perde arkasına dair en net açıklamalar bizzat Adalet Bakanı'ndan geldi. Tv100 ekranlarında izleyiciyle buluşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunda infial yaratan Alihan Kuriş Suç Örgütü dosyasına ve siyaset dünyasını sarsan o çakarlı araç skandalına dair oldukça çarpıcı detaylar paylaştı. Gürlek'in özellikle eski bir bakana yönelik sert sözleri, Ankara kulislerini bir kez daha hareketlendirdi.

İDRİS NAİM ŞAHİN'İN SAVUNMASI ÇÖKTÜ MÜ?

Soruşturmanın en kilit noktalarından birini, örgüt mensuplarının kaçmak için kullandığı iddia edilen ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e tahsisli olan iki çakarlı araç oluşturuyordu.

Şahin'in, bu VIP araçları "kiralama yoluyla" kullanıma sunduğunu ve aracı sadece İstanbul'a geldiğinde kullandığını yönündeki savunması bizzat Bakan Gürlek tarafından boşa çıkarıldı. Dosyadaki dijital izlerin gerçeği haykırdığına dikkat çeken Gürlek'in o sözleri kayıtlara şöyle aktarıldı:

"HTS ile söyledikleri tutmuyor. Söyledikleri ile dosyadaki deliller uyuşmuyor. İdris Naim Şahin bakanımızın bunu yapmaması lazımdı."

"DİN KİSVESİ ALTINDA LÜKS YAŞAM"

Operasyonun kesinlikle dini bir yapıya değil, devlet aleyhine dolandırıcılık yapan bir suç örgütüne yönelik olduğunun altını ısrarla çizen Gürlek, Kuriş ve ailesinin mal varlığına dair dudak uçuklatan rakamlar verdi.

Örgüt tepesinin, tabandaki insanların saf dini duygularını sömürerek kendilerine nasıl lüks bir krallık kurduğu vurgulandı. Bugüne kadar 185 civarında taşınmaz tespit edilirken, Alihan Kuriş'in henüz 25 yaşındayken lüks bir Porsche marka araç kullandığı da dosyaya girdi. Paraların turizm şirketleri üzerinden elden verilerek yurt dışına kaçırıldığı ve örgütün merkezini Almanya'nın Köln kentine taşımayı planladığı ifade edildi.

GİZLİ HABERLEŞME AĞI: GLOOPER

Bakan Gürlek, Kuriş yapılanmasının karanlık yüzünü gözler önüne seren teknolojik detayları da ilk kez kamuoyuyla paylaştı.

Örgütün kendi içinde haberleşmek için, şifreli ve gizlilik esasına dayalı 'Glooper' adlı özel bir program kullandığı ortaya çıktı. Gürlek, masum bir dini cemaatin kendi mensuplarıyla konuşmak için neden böyle kriptolu bir ağa ihtiyaç duyacağı sorusunu yönelterek, durumun vahametini bir kez daha gözler önüne serdi. Soruşturmada üçüncü dalganın gerçekleştiğini, 15 şirket ve 4 derneğe kayyım atandığını belirten Gürlek, itirafçıların artmasıyla yeni MASAK raporlarının isteneceğini ve operasyonun genişleyebileceğini kaydetti.

İMAMOĞLU DAVASI: "GERGİNLEŞİYOR"

Açıklamalarının son bölümünü Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davaya ayıran Bakan Gürlek, adliye koridorlarının siyasi şov alanına dönüştürüldüğünü savundu.

Gürlek, "Mahkemeler siyaset arenası değildir" çıkışında bulunurken, heyetin sorduğu sorular karşısında İmamoğlu'nun gerginleştiğini iddia etti. Etkin pişmanlıktan yararlanan Ertan Yıldız'ın mahkemedeki açık anlatımlarına dikkat çeken Gürlek, daha önce mahkemenin canlı yayınlanmasını talep eden İmamoğlu'na gönderme yaparak, "Ekrem İmamoğlu artık bunu istiyor mu sormak istiyorum" ifadeleriyle tartışmanın fitilini bir kez daha ateşledi.

Kaynak: Haber Merkezi