Ajanstan geçen bir fotoğraf hayli ilginç. Dünyanın çeşitli ülkelerinden, ki arasında Papua Yeni Gine bile var, gelen 6 bin Evanjelik Hıristiyan, Kudüs’teki Sukot (bir Yahudi bayramı) yürüyüşüne katılırken fotoğraflanmış. Bu yürüyüşe katılma gerekçeleri “İsrail’e olan desteklerini göstermek ve Sukot bayramını kutlamak”… Yahudi bayramını kutlayan Hıristiyanlar! Evanjelik Hıristiyanlar daha doğrusu…

Ellerinde geldikleri ülkelerin bayrakları, İsrail bayrakları, birtakım İbranice pankartlar görünüyor. Bir de katılan ülkelerin isimlerinin ve bayraklarının yer aldığı kartonlar var. Bu kartonların üzerindeki “ICEJ” yazısı dikkat çekiyor.

ICEJ neyin nesidir diye küçük bir araştırma yapınca, çıkan sonuçlar daha da ilgi çekici. Bir kere ICEJ’in açılımdan başlamak gerek. ICEJ’in açılımı, “The International Christian Embassy Jerusalem”, yani Uluslararası Hıristiyan Elçiliği, Kudüs”... İşin ilginci, bu kuruluşun “Hıristiyan Siyonist” olarak tanımlanması. 

Bu Hıristiyan Siyonistler, İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü kabul ediyor. Bu kuruluşun ortaya çıkması da biraz bunla bağlantılı. İsrail’in, 1980’de Kudüs’ü kendi ebedi(!) başkenti ilan etmesi üzerine 13 Arap ülkesi, elçiliklerini Tel Aviv’e taşıyor. Bu “Hıristiyan Siyonistler” de, destek mahiyetinde Kudüs’e bir Hıristiyan Elçiliği açıyorlar güya. Her sene de Sukot bayramı kutlamalarına katılıyorlar.

ICEJ’in, yani Hıristiyan Siyonistler’in marifetleri bununla da bitmiyor. 1985 yılında, 1897’de ilk Siyonist kongrenin toplandığı Basel’de ((Theodor Herzl’in izinden gidiyor olsalar gerek), aynı salonda ilk “Uluslararası Hıristiyan Siyonist Kongresi”ni düzenliyorlar. 

ICEJ’in internet sitesinde “İsrail’e destek ol”, Gerçeği keşfet” gibi bölümler var. “Gerçeği keşfet” sekmesine girince “Tanrının İsrail’e verdiği eşsiz rolü kavra” diyor mesela. 

Kudüs’teki merkezinden 80’i aşkın şubesiyle 140 ülkeye erişebilen ICEJ, 30 yılı aşkın süredir İsrail’in tarafında olduğunu, desteğini pek çok farklı alanda, pek çok yerde gösterdiğini belirtiyor sitesinde. 100 bin kişinin İsrail’e dönüşüne yardımcı olduğunu gururla yazmış mesela.

Amerika’da, ICEJ’e bağlı olarak çalışan lobi kuruluşu Hıristiyan İsrail Toplum Hareketi Kampanyası (CIPAC) bulunuyor. “Christians United for Israel” (İsrail için Hıristiyan Birliği) de benzer amaçlar için çalışan Hıristiyan Siyonist kuruluşlardan… 

Buradaki kritik nokta, bu kuruluşun İsrail’e destek çalışmalarının “siyasi” değil, “ruhani” bir eylem olarak görmesi ve Yahudileri “seçilmiş kavim” olarak tanımlaması. İsrail’in iddia ettiği “Vadedilmiş Topraklar”ın, “ilahi bir ferman” ile Yahudi halkına ait olduğuna inanıan bir kuruluş. 

Bu Hıristiyan Siyonist kuruluş, elbette ki istediği şeye inanabilir, istediği amacın peşinde koşturabilir. Buradaki mesele, Hıristiyan Siyonist yani Evanjelik kafa yapısının ne menem bir şey olduğu ve biz ciddiye almasak da büyük bir şevkle Büyük İsrail amacına hizmet ettiğidir. 

Dünyanın süper gücü olan ABD’nin, bu Hıristiyan Siyonist kafaya teslim olduğunu düşününce, Büyük İsrail Projesinin sinsi veya aleni şekilde yürüdüğünü görmemek için kör olmak gerekecektir. Veyahut, dünyanın süper gücü olarak nitelenen bir ülkenin neden İsrail’in menfaatlerine bu kadar “kafayı taktığı” daha iyi anlaşılabilir böylece.