Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Mehmet Yiğiner döneminde, PLAKA A.Ş.’de bazı birlik ve federasyon başkanlarına yapılan ödemeler ile TŞOF’un Didim Eğitim ve Dinlenme Tesisi’ndeki ücretsiz konaklamalar mercek altına alındı. Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin yürüttüğü incelemede, söz konusu işlemlerin kurumsal kaynaklar açısından herhangi bir zarara yol açıp açmadığı ve varsa sorumlulukların belirlenmesi bekleniyor.
PLAKA A.Ş.’DEN PARA ALANLAR ŞİRKETE NE KAZANDIRDI?
İncelemenin önemli başlıklarından biri, ulaştırma sektörüdışında faaliyet gösteren bazı birlik ve federasyon başkanlarının PLAKA A.Ş.’de hangi gerekçeyle görevlendirildikleri ve şirkete ne tür katkı sunduklarının belirlenmesi.
Kasaplar, kahveciler, sebzeciler, lokantacılar ve farklı meslek gruplarını temsil eden bazı başkanların, ulaştırma sektörüyle doğrudan bağlantıları bulunmamasına rağmen PLAKA A.Ş. bünyesinde görevlendirildiği belirtiliyor. Bu görevlendirmeler kapsamında kendilerine maaş, huzur hakkı veya benzeri adlarla ödeme yapılıp yapılmadığı ve yapılan ödemelerin hangi hizmet karşılığında gerçekleştirildiği de incelemenin konusu.
PLAKA A.Ş.’den ödeme alan yöneticilerin ne kadar para aldıkları, kaç toplantıya katıldıkları, hangi çalışma veya raporları hazırladıkları ve şirkete sundukları somut katkının ne olduğu şirket kayıtları üzerinden ortaya konulabilecek.
Bu noktada, yapılan ödemelerin gerçek ve ölçülebilir bir hizmet karşılığı bulunup bulunmadığının belirlenmesi önem taşıyor. Hizmet karşılığı bulunmadığı tespit edilen ödemelerin miktarı ile şirket açısından herhangi bir zarar doğup doğmadığının da hesaplanması bekleniyor.
BAŞKANLAR PARA ALIRKEN TÜZEL KİŞİLİKLER NEDEN HİÇBİR ŞEY ALMADI?
PLAKA A.Ş.’de görevlendirilen bazı birlik ve federasyon başkanlarına doğrudan ödeme yapılırken, başında bulundukları birlik veya federasyonların tüzel kişiliklerine herhangi bir gelir aktarılıp aktarılmadığı da incelemenin dikkat çeken başlıklarından biri.
Aynı şekilde söz konusu kuruluşların yönetim kurullarının bu görevlendirmeler ve ödemelerden ekonomik olarak yararlanıp yararlanmadığı da açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında.
PLAKA A.Ş. bir meslek kuruluşunun bilgi, tecrübe ve teşkilat birikiminden yararlanıyorsa, bunun karşılığının neden ilgili kuruluşun tüzel kişiliğine değil de doğrudan başkanına ödendiğinin açıklanması bekleniyor.
Bazı birlik ve federasyonların personel maaşları ile temel kurumsal giderlerini karşılamakta zorlandığı bir dönemde, kurumlara herhangi bir gelir aktarılmadan yalnızca başkanlara ödeme yapılıp yapılmadığı da mercek altında.
DİDİM’DEKİ ÜCRETSİZ KONAKLAMALARDA ZARAR OLUŞTU MU?
İncelemenin bir diğer önemli başlığını TŞOF’a ait Didim Eğitim ve Dinlenme Tesisi oluşturuyor.
Şoförlük ve ulaştırma sektörüyle doğrudan ilgisi bulunmayan bazı birlik ve federasyon başkanları ile yönetim kurulu üyelerinin aileleriyle birlikte tesiste ücretsiz konakladığı belirtiliyor. Bu kişilerin kimler olduğu, kaç kişiyle geldikleri ve kaç gece kaldıkları tesis kayıtları üzerinden belirlenebilecek.
Konaklamalar sırasında yemek, personel, elektrik, su, temizlik ve diğer işletme giderlerinin TŞOF kaynaklarından karşılanıp karşılanmadığı ile ücret karşılığında tahsis edilebilecek odaların ücretsiz kullanılması nedeniyle tesisin herhangi bir gelir kaybına uğrayıp uğramadığı da incelenmesi gereken başlıklar arasında.
Bu nedenle ücretsiz konaklamaların TŞOF açısından doğrudan bir gider veya gelir kaybına yol açıp açmadığının hesaplanması önem taşıyor. Varsa mali zararın boyutu ile bu zararda sorumluluğu bulunanların da inceleme sonucunda belirlenmesi bekleniyor.
Bu kişilerin yaklaşan TESK Genel Kurulu’ndaki konumları da söz konusu konaklamaların zamanlaması bakımından dikkat çeken bir diğer başlık olarak öne çıkıyor.
ŞOFÖR ESNAFININ ALIN TERİ SEÇİM YATIRIMINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ
TŞOF’un mali kaynaklarının temelinde şoför ve otomobilci esnafından aidat, katılma payı ve diğer kurumsal ödemeler yoluyla aktarılan kaynaklar bulunuyor.
Taksisinde, kamyonunda, minibüsünde, servis aracında ve otobüsünde çalışan şoför esnafından aktarılan bu kaynakların hangi amaçlarla kullanıldığı, incelemenin kamuoyu açısından en önemli boyutlarından birini oluşturuyor.
Özellikle TESK Genel Kurulu öncesinde bazı teşkilat yöneticilerine kişisel ödeme veya ücretsiz konaklama imkânı sağlandığı yönündeki iddiaların, kurumsal kaynakların kullanım amacı bakımından açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
Çünkü mesele yalnızca birkaç kişiye yapılan ödeme veya birkaç günlük ücretsiz konaklamadan ibaret değil. Asıl mesele, şoför esnafının ortak kaynaklarının kimlere, hangi gerekçeyle, ne kadar ve hangi amaçla aktarıldığının ortaya konulması.
KAMU ZARARININ BOYUTU ORTAYA ÇIKARILMALI
PLAKA A.Ş.’deki görevlendirme kararları, ödeme belgeleri, banka hareketleri, görev tanımları ve toplantı kayıtları ile Didim tesisindeki ücretsiz konaklamalara ilişkin kayıtların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Gerçek bir hizmet karşılığı bulunmadığı tespit edilen ödemelerin PLAKA A.Ş. açısından herhangi bir mali zarara yol açıp açmadığı; Didim tesisinde ise yapılan doğrudan harcamalar ve varsa mahrum kalınan gelirin TŞOF açısından ne kadarlık bir kayba neden olduğu hesaplanmalı.
Dolayısıyla incelemede yalnızca ödenen maaş, huzur hakkı veya konaklama bedellerinin değil, varsa doğrudan giderler ile gelir kayıplarının da dikkate alınması önem taşıyor.
Ortaya çıkacak mali tablonun ardından, varsa kurum zararında sorumluluğu bulunan kişilerin ve işlemlerin ayrıca değerlendirilmesi bekleniyor.
SADECE PARAYI VEREN DEĞİL, ALANLARIN DURUMU DA İNCELENMELİ
PLAKA A.Ş.’den maaş, huzur hakkı veya başka bir ad altında ödeme alan birlik ve federasyon başkanlarının da aldıkları ödemelerin karşılığını açıklığa kavuşturması gerekiyor.
Ne kadar ödeme yapıldı? Hangi hizmet karşılığında ödeme gerçekleştirildi? Kaç toplantıya katılım sağlandı? Hangi çalışmalar veya raporlar hazırlandı? PLAKA A.Ş.’ye ne tür somut katkı sunuldu? Temsil edilen birlik veya federasyonun tüzelkişiliğine neden ödeme yapılmadı?
Benzer şekilde TŞOF kaynaklarıyla ücretsiz konaklama imkânından yararlananların da hangi karar ve gerekçeyle bu imkândan faydalandıklarının belirlenmesi gerekiyor.
Bu soruların yanıtları, yapılan işlemlerin kurumsal bir hizmet kapsamında mı kaldığını yoksa kurum kaynaklarının kullanımına ilişkin başka bir tablonun mu söz konusu olduğunu ortaya koyacak.
PARAYI ALANLAR ALDIKLARI TUTARLARI YASAL FAİZİYLE GERİ ÖDEMEK ZORUNDA KALABİLİR…
Müfettiş incelemesinde hizmet karşılığı bulunmadığı tespit edilen PLAKA A.Ş. ödemeleri ile TŞOF’un Didim tesisindeki ücretsiz konaklamalar nedeniyle varsa uğradığı zararın mali boyutunun belirlenmesi, sonraki aşamada sorumlulukların değerlendirilmesini gündeme getirebilir.
Hukuka aykırı olduğu belirlenen ödemeler bakımından yalnızca ödemeyi yapan veya onaylayanların değil, ödemeyi alan kişilerin durumunun da ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi söz konusu olabilir.
Gerçek bir hizmet karşılığı bulunmadığı belirlenen ödemeler bakımından, hukuki sürecin sonucuna göre ödenen tutarların yasal faiziyle birlikte geri tahsili gündeme gelebilir.
Aynı şekilde Didim tesisinde kurum açısından bir zarar tespit edilmesi halinde, söz konusu zararın ilgili kişilerden tahsili konusunda hukuki süreç işletilebilir.
Bu nedenle işlemleri gerçekleştiren, karar altına alan veya onaylayan kişiler ile ödemelerden yararlananların sorumluluklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi önem taşıyor.
SUÇ UNSURU VARSA DOSYA ADLİ MERCİLERE GİDEBİLİR
İncelemede kurum kaynaklarının amaç dışı kullanılması, gerçek bir hizmet bulunmadan ödeme yapılması, gerçeğe aykırı işlem veya belge düzenlenmesi ya da Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil edebilecek başka fiillerin tespit edilmesi halinde süreç yalnızca mali sonuçlarla sınırlı kalmayabilir.
Böyle bir tespit yapılması durumunda dosyanın ilgili adli mercilere gönderilmesi ve sorumlular hakkında soruşturma başlatılması gündeme gelebilir.
Bu aşamada ödemeyi yapan, onaylayan, kurum zararına yol açtığı değerlendirilen işlemlerde sorumluluğu bulunan veya hukuka aykırı bir menfaatten yararlandığı tespit edilen kişilerin hukuki ve cezai durumları ilgili merciler tarafından ayrı ayrı değerlendirilecektir.
5362 SAYILI KANUN’UN 50/C MADDESİ DE DEVREYE GİREBİLİR
Sürecin esnaf ve sanatkârlar teşkilatı bakımından önemli başlıklarından biri de 5362 sayılı Kanun’un 50/c maddesi.
Kanunda belirtilen suçlardan, kanunun aradığı nitelikte kesinleşmiş mahkûmiyet bulunması halinde esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının organlarına seçilme yeterliliği bakımından hukuki sonuçlar doğabiliyor.
Bu nedenle yürütülen inceleme yalnızca geçmiş dönemde kullanılan kaynakların mali boyutunun belirlenmesi açısından değil, ileride oluşabilecek bir adli süreç bakımından da önem taşıyor. Ancak bu noktadaki sonuçların, inceleme ve varsa adli sürecin tamamlanmasının ardından ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.





