Karadeniz'de aylarca bahçede alın teri döken yüz binlerce üreticinin umutları serbest piyasadaki fiyat oyunuyla söndü. Devletin açıkladığı taban fiyat ile tüccarın kapıda dayattığı rakamlar arasındaki uçurum dayanılmaz boyutlara ulaşınca nihayet Ankara devreye girdi. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 250 liralık alım fiyatına rağmen piyasada ürünün 170-180 TL seviyelerine kadar kırılması üzerine Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu ortak operasyon başlattı. Müfettişler Ordu başta olmak üzere bölgede sahaya inerek tüccarların ticari kayıtlarını, gizli stoklarını ve fatura hareketlerini mercek altına aldı.

Images-219

"İNCELEME MANAVDAN DEĞİL İHRACATÇIDAN BAŞLAMALI"

Bakanlık ve Rekabet Kurumu müfettişlerine çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir rapor sunduklarını belirten Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, denetimlerin yönüne dair çok kritik uyarılarda bulundu. Yaş sebze ve meyvede patlak veren aracı oyununun fındıkta da yaşandığını vurgulayan Akça, şu ifadeleri kullandı:

“Ben bu inceleme yapılacaksa önce ihracat rakamlarından başlanarak aşağı doğru gelmesini temenni ederim. Yurt dışına ne kadar, kaç liradan satıldı? Hangi firma sattı, nereden aldı? Aşağı doğru gelerek incelenirse sıkıntının çok daha net ortaya çıkması sağlanır. Sebze ve meyvede üreticiden alınan ürünün birinci, ikinci ve üçüncü aracı üzerinden faturalandırıldığı, maliyetlerin satışa kadar yüksek gösterildiği bir yapı gördük. Fındıkta da aynı sıkıntının yaşanabileceğini düşünüyorum. Fındığın doğrudan tüccarda veya manavda incelenmesinden başlanmamalı. İhracat rakamlarından başlanmalı, aşağıya doğru inilerek inceleme yapılmalı.”

Resmi kayıtlarda döviz girdisinin açıkça görüldüğünü hatırlatan Akça, ilk etapta dev tekellerin masaya yatırılması gerektiğini belirterek,

“İhracatçının yurt dışına fındığı kaç liraya ihraç ettiğini biliyorsunuz. Bunlar devletin resmi kayıtlarında var. Dolayısıyla buradan başlanarak inceleme yapılmasının çok daha doğru olduğunu düşünüyorum. Ferrero’nun veya ilk 100’de, ilk 500’de yer alan ihracatçı firmaların denetime alınması halinde diğer sonuçlara ulaşmak çok daha kolay olacaktır. Türkiye’de en fazla 10-12 firmanın çok detaylı incelenmesiyle problemin nereden kaynaklandığı analiz edilebilir.”

Findik Foto Jpg Webp

"KAĞIT ÜSTÜNDE KALMASIN, GİZLİ DEPOLAR AÇILSIN"

Soruşturmanın yalnızca muhasebe defterleriyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Akça, işletmelerin farklı lokasyonlardaki fiziki stoklarının tek tek sayılmasını istedi. Tabeladaki fiyat çöküşüne isyan eden Akça, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kağıt üzerinde inceleme yapılırsa sonuçlara ulaşmak zorlaşır. Depolarda ne kadar stok var, hangi firmanın deposunda ne kadar fındık bulunuyor, farklı bir yerde deposu var mı? Bunların tamamının incelenmesi gerekiyor. Hükümet 250 lira Levant kalite için fiyat açıklıyor. Bu taban fiyat, yani en düşük olması gereken fiyat. Ancak taban fiyat olarak açıklanan fiyatın bile neredeyse yüzde 30-40 altında bir fiyat oluşuyor. Dolayısıyla burada olaya müdahale edilmesi ve bunun nedeninin sorulması lazım.”

Üretici birliği niteliğini kaybeden FİSKOBİRLİK'in yeniden yapılandırılmasının zorunlu olduğunu kaydeden Akça,

“FİSKOBİRLİK artık işlevini yitirmiş. Yeniden düzenlenip üreticiye hizmet edecek bir kurum haline dönüştürülmesi elzem olmuştur. TMO sadece fındık alımıyla ilgili hamle yapan ve üreticinin yanında garanti olarak duran bir kuruluş. FİSKOBİRLİK ise hem marka değeri hem üreticinin birliği olması açısından yeniden yapılandırılmalı.”

ÜRETİCİ TMO'YA HÜCUM ETTİ: KOTALAR YÜZDE 30 ARTIRILDI

Serbest piyasada tüccarın eline düşmek istemeyen fındık üreticisi rotayı doğrudan devlete kırdı. Alımların başlamasının üzerinden geçen 20-24 günlük sürede TMO depolarına yaklaşık 60 bin ton fındık teslim edildi. TMO'nun günlük ortalama 1.500 ton alım yaptığı süreçte, 80-100 bin civarında üretici toplam 210 bin tonu aşkın randevu oluşturdu. Yoğun baskı karşısında kurum ekip sayısını 80'e çıkarırken, gerekirse bu sayının 100'e yükseltileceği bildirildi.

Üreticinin rekolte kotalarına dair talepleri de karşılık buldu. Verimi yüksek bölgelerde kotalar yüzde 30 oranında artırılarak 100 kilograma 130 kilo teslimat hakkı tanındı. Yeni düzenlemeyle birlikte Altınordu'da 76 kilogramlık kota 100 kilograma, Ulubey'de ise 102 kilogramdan 123 kilograma çıkarıldı.

Kaynak: HABER MERKEZİ