Açık kalp cerrahisi sonrası iyileşmeyi hızlandıran "Olfaktör zihinsel imgeleme" yöntemi kanıtlandı!

İstanbul’daki bir eğitim ve araştırma hastanesinde yapılan çığır açıcı bilimsel araştırma, açık kalp ameliyatı sonrası iyileşme sürecinde zihnin bedeni iyileştirme gücünü kanıtladı.

Fiziksel hiçbir koku molekülü yokken sadece hafızadaki huzur verici bir kokuyu hayal etme yöntemi (Olfaktör zihinsel imgeleme); bypass hastalarında tansiyonu dengeledi, oksijen seviyesini artırdı ve kaygıyı yok etti.

İŞTE MODERN TIPTA YEPYENİ BİR UFUK AÇAN O MUCİZEVİ YÖNTEMİN DETAYLARI

Modern tıbbın en karmaşık ve kritik operasyonlarından biri olan açık kalp cerrahisi sonrası iyileşme süreci, hastalar için fiziksel olduğu kadar derin bir psikolojik maraton...

Ameliyat masasından çıkan milyonlarca insan için asıl zorluk, göğüs kafesinde hissedilen ağrılar, nefes darlığı ve zihni esir alan kaygı dalgalarıyla baş etmektir.

Peki, ortada hiçbir fiziksel koku molekülü yokken sadece zihnin gücüyle algılanan hoş bir kokunun, kalbin atış hızını, kan basıncını ve hatta hücresel oksijenlenmeyi doğrudan değiştirebileceğini söylesek?

OLFAKTÖR ZİHİNSEL İMGELEME NEDİR?

Beş duyumuz arasında beyinle en doğrudan ve kesintisiz ilişki kuran duyu koku duyusudur.

Görme veya işitme uyaranları beyindeki ara duraklardan geçerken, koku doğrudan hafıza ve duyguların merkezine (limbik sisteme) ulaşır.

Olfaktör zihinsel imgeleme, burnunuza fiziksel bir koku gelmediği halde, hafızanızdaki derin ve huzur dolu bir kokuyu (örneğin taze bir çiçeğin veya doğanın kokusunu) tüm detaylarıyla zihinde yeniden canlandırma yeteneğidir.

Gerçek bir koku molekülü olmasa bile beyin ve solunum merkezi bu imgeyi gerçeği gibi algılar.

Bu durum, insan fizyolojisinde hayranlık uyandıran bir refleks mekanizmasını tetikler: Derin, yavaş ve ritmik bir solunum paterni kendiliğinden başlar.

İstanbul’daki bir eğitim ve araştırma hastanesinin kalbinde gerçekleştirilen kapsamlı ve randomize kontrollü bilimsel araştırma, bu zihin-beden terapisinin gücünü somut verilerle kanıtladı.

Koroner arter baypas greft cerrahisi geçiren hastalar üzerinde yürütülen çalışmada, operasyon sonrası rutin bakımlarına ek olarak hastalara günde iki kez olfaktör zihinsel imgeleme uygulandı.

TEZDE NELER YER ALDI?

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Hamidiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü, “Kardiyovasküler Cerrahi Sonrası Olfaktör Zihinsel İmgelemenin Fizyolojik Parametreler, Kaygı ve Semptomlar Üzerine Etkisi” konulu Doktora Tezine göre;

* Haddini Bilen Tansiyon ve Nabız: Zihinsel imgeleme uygulanan hastaların sistolik (büyük) ve diyastolik (küçük) kan basınçlarında, nabız sayılarında ve solunum hızlarında kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir düşüş ve dengelenme gözlendi.

* Hücresel Düzeyde Oksijen Artışı: Vücudun periferik oksijen satürasyonu ile hayati dokuların oksijenlenmesini gösteren bölgesel oksijen değerlerinde belirgin bir artış saptandı. Bu durum, doku hipoksisinin (oksijen yetersizliğinin) önüne geçilmesinde zihinsel süreçlerin ne kadar aktif bir rol oynayabileceğini kanıtladı.

* Kaygının Zihinden Silinmesi: Cerrahi sonrası hastaların en büyük kabusu olan durumluk kaygı düzeylerinin, imgeleme sayesinde çarpıcı biçimde azaldığı ve hastaların derin bir zihinsel rahatlama yaşadığı belirlendi.

* Taburculuk Sonrası Konfor: Ameliyattan 7 gün sonra yapılan değerlendirmelerde, imgeleme grubundaki hastaların kalp cerrahisi semptom puanlarının (ağrı, yorgunluk, uyku bozukluğu vb.) kontrol grubuna göre, istatistiksel olarak anlamlı düzeyde çok daha düşük olduğu görüldü.

VÜCUT KENDİ KENDİNİ ONARIYOR

Uzmanlar bu mucizevi tablonun ardındaki sırrın parasempatik sinir sisteminin (vücudun dinlenme ve onarım modunun) uyarılmasında yattığını belirtiyor.

Hoş kokuların imgelenmesi, solunum süresini (özellikle nefes verme evresini) uzatarak göğüs içi basıncı düşürüyor ve kalbe gelen kan akışını optimize ediyor.

Kalp bu sayede daha dinlendirici bir ritme kavuşurken, artan alfa beyin dalgaları hastayı sakinleştiriyor ve vücudun doğuştan gelen iyileşme kapasitesini maksimum seviyeye çıkarıyor.

TIPTA YEPYENİ BİR UFUK MU?

Bu çarpıcı araştırma, gelecekte hastane odalarında ilaçların ve cerrahi aletlerin yanı sıra insan zihninin de en güçlü tedavi araçlarından biri olarak reçetelendirilebileceğini gösteriyor.

İlaç maliyeti olmayan, yan etkisi bulunmayan ve hastaya kendi iyileşme sürecinde liderlik etme gücü veren bu tür zihin-beden terapileri, modern tıbbın bütüncül yaklaşımına yepyeni bir soluk getiriyor.

AÇIK KALP CERRAHİSİ NEDİR?

Açık kalp cerrahisi, göğüs kemiğinin kesilerek açıldığı ve operasyon sırasında kalp-akciğer makinesi yardımıyla kalbin durdurularak doğrudan müdahale edildiği geleneksel bir ameliyat yöntemi…

Ne zaman yapılır, açık kalp cerrahisi?

* Koroner arter hastalığı: Tıkalı damarları değiştirmek için bypass (CABG) yapılması.

* Kalp kapak hastalıkları: Bozulan kapakların tamir edilmesi veya yapay kapakla değiştirilmesi.

* Doğumsal anomaliler: Bebeklerde veya çocuklarda görülen kalp delikleri ve yapısal kusurlar.

* Diğer sorunlar: Aort damarı yırtılmaları veya anevrizmaları ile kalp tümörleri.

Göğüs ön yüzündeki ortadaki kemik (sternum / iman tahtası) yaklaşık 15-20 cm kesilerek açılır.

Vücuttaki kan dolaşımını ve oksijenlenmeyi sağlamak için hasta kalp-akciğer pompasına bağlanır.

Kalp geçici olarak durdurulur ve cerrah net bir görüş alanıyla ameliyatı gerçekleştirir.

İşlem bitiminde kalp yeniden çalıştırılır ve göğüs kemiği özel tellerle kapatılarak işlem sonlandırılır.

* Hastanede kalış: Yoğun bakım ve servis takibi dahil ortalama 4-7 gün sürer.

* Tam iyileşme: Göğüs kemiğinin tamamen kaynaması ve günlük yaşama dönmek genellikle 6 ila 8 hafta alır.

* Riskler: Her büyük cerrahide olduğu gibi kanama, enfeksiyon, ritim bozukluğu ve nadiren inme gibi riskler barındırır; ancak planlı operasyonlarda başarı oranı oldukça yüksektir.

Kaynak: Haber Merkezi