Mürsel Başer…

Milli Görüş sevdalısı..

Emekli Astsubay. Saadet Partisi İl Disiplin Kurulu Üyesi.

Geçen Cuma Millî Gazete'ye ziyarete geldi.

Koltuğunun altında, kendi el yazısı ile kaleme aldığı 4 sayfa anı/hatıra ile birlikte…

Peki, kiminle alakalı bu hatıra/anı?

Geçtiğimiz günlerde ebediyete uğurladığımız Erbakan Hocamızın dava ve yol arkadaşlarından merhum Şevket Kazan’la alakalı… Kulak verelim mi Mürsel ağabeye;

* “Bismillâhirrrahmânirrahîm.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Eski Çalışma Bakanı ve Adalet Bakanı Şevket Kazan Bey'le olan bir hatıramı anlatmak istiyorum.

Adapazarı’nda bir balkonda Şevket Kazan Bey'le karşılaştık.

Orada bana şunu anlattı; ‘Benim babam müderristi. Bana nasihat ederdi, arada bir derdi ki, ‘Oğlum peşinden gideceğin insanın imanına, ihlasına, muamelesine dikkat et. İmanı varsa, ihlası varsa, işleri de dürüst ise onun peşinden git!’ Bir gün yolum Eskişehir’den geçti. Baktım, bir kalabalık var. Birisi konuşuyor. Çok güzel şeyler söylüyor. Dinledim. Babamın sesi kulağıma geldi. ‘Oğlum peşinden gideceğin insan işte bu!’ diye. Konuşan insan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dı. O andan itibaren Erbakan Hocamdan hiç ayrılmadım!’

* “Başakşehir’de Şevket Kazan’la 1 saat baş başa kaldık. Sohbet, muhabbet derken Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl’ü aradı ve ‘Sana biri gelecek!’ dedi. Bana da döndü ve dedi ki ‘Önümüzdeki Cumartesi günü Eskişehir’de ol. Sen bundan sonra Eskişehir’in müfettişisin!’

Cumartesi günü Eskişehir’e gittim.

Akşam Şevket Kazan Bey de geldi. Otelin salonunda 150-200 gence ayet ve hadislerle çok can alıcı bir sohbet yaptı. Biz de dinledik. Sabah da ‘İl Divan Toplantısı var’ dediler. Gittik. Salon tıklım tıklım dolu. Şevket Bey burada da çok güzel bir konuşma yaptı. Şevket Bey'in konuşmasından hemen sonra da il başkanımız, ‘İstanbul’dan bir misafirimiz var. Bir selamlama konuşması yapacak.’ demez mi? Divanın bitmesine 10 dakika var. O 10 dakikada ne konuşayım! Allah’a sığındım. ‘Ya Rabbim, bana yardım et! Şevket Kazan’ın nefis konuşmasının üzerine ben ne söyleyeyim?’ dedim.

Mikrofona gelene kadar Allah’ın yardımı da geldi.

Selamlamadan sonra, ‘Arkadaşlar, hayat iki şeyden ibarettir; iman ve cihat. İman ve cihadı 10 dakikada anlattım.

Bir alkış tufanı koptu...

Alkış tufanı koptu da, Şevket Kazan Bey ne diyecekti? Ben o arada bunu düşünüyorum. ‘İyi’ mi diyecek, ‘yanlış yaptın!’ mı diyecek? Merak edip duruyorum...

Şevket Bey bu merakımı otelde yemek yerken giderdi. Kulağıma eğilerek, ‘Hocamın tedrisatından geçtiğini bu konuşmanla belli ettin!’ dedi.

O an ben bir oh çektim. Şevket Bey konuşmayı beğenmişti.

Bu hatıramı da Millî Gazete okurları ile paylaşmak istedim. Hakkınızı helal ediniz.”

MÜRSEL BAŞER ANILARINI YAZIYOR

Milli Görüş sevdalısı, Millî Gazete’nin başından bu yana abonesi olan Mürsel Başer’in o kadar çok anısı, hatırası var ki… İşte bu anıları bir kitapta toplamaya karar verdi, Mürsel ağabey.

Kitabın yarısı bitti gibi… Ben de merak ediyorum bu kitabı. Haydi hayırlısı…

MUHİTTİN HOCA’DAN RECAİ KUTAN NOTU!

Önceki yazımda, Muhittin Hamdi Yıldırım Hoca'nın, merhum Şevket Kazan’la ilgili görüşlerini kendi anlatımı ile aktarmış, Erbakan Hoca'nın çekirdek kadrosuyla alakalı düşüncelerine yer vermiştim.

Muhittin Hoca aradı. Şunları ifade etti:

“Erbakan Hocamın etrafındaki birinci halkada zikretmem gereken önemli bir isim de Recai Kutan Bey'dir. Recai Bey'i de 12 isim içinde muhakkak surette birinci halkaya yazmamız çok önemlidir. Bu hata benden kaynaklandı. Kusurumuz affola…”

MESAJ PANOSU

* “Sağ elin yaptığını sol el, sol elin yaptığını sağ el yapamaz.”

* “Kadın erkek eşittir, deniliyor; değildir. İnsanlar eşittir, erkek sağ eldir, kadın sol eldir. İkisi birbirini tamamlar.”

* “Erkek kadının muhafızıdır. Herkes yerini ve haddini bilmeli ve ikisi bir arada olmalı ki, hayat devam etsin. Aynı derseniz anarşi olur (bugünkü gibi). Katliamlar, boşanmalar çoğalır, aileler perişan olur.”

* “Gavur gözlüğü ile bu kadar! Müslüman olacaksın; gavur gözlüğü takacaksın!” (MAHMUT APAYDIN)

ŞUURLU NESİLLER, ŞUURLU ÖĞRETMENLERİN ELİNDE YETİŞECEKTİR

Şuurlu Öğretmenler Derneği ÖĞ-DER’in kuruluşunda bizlere rehberlik eden, yol gösteren Erbakan Hocamızın vefatının sene-i devriyesi idi. Hocamızın sözü hâlâ hafızamızdadır; “Şuurlu nesiller, şuurlu öğretmenlerin elinde yetişecektir.” Hocamızın vefatının 9. sene-i devriyesi olması sebebiyle kendisini rahmet ve minnetle anıyoruz. 2010’daki Öğretmenler Günü münasebetiyle söylediği sözü de hatırlatıyoruz: “Gavurun kalkanından bize fayda gelmez, kendi kalkanımızı kendimiz yapmalıyız.”

Milli Eğitim Bakanlığımız köklü değişiklikler yerine sadece şekilsel değişikliklerle uğraşmaktadır.

* Öğretmenin değerinin düştüğü, ahlaktan uzak, gayrı meşru ilişkiler üzerine kurulmuş televizyon dizi ve filmleri ile nesillerimiz ifsat edilmektedir.

* İnternet ve sosyal medya üzerinden yapılan kirli algılar, siyasilerin ötekileştirici ve germe siyasetleri sorunlarımızı çözmek yerine artırmaktadır.

* Öğretmen eksikliğinin bir an önce giderilmesi, öğretmenler arasındaki kadrolu, sözleşmeli ücretli ayrımının kaldırılması için acil ve kalıcı çalışmaların yapılması gerektiğini hatırlatmayı bir görev addediyoruz.

* Ortaöğretimde yapılması düşünülen yeniden yapılanmanın ilan edilen haliyle yaraya merhem olmayacağını, sadece çözümsüzlüğü artıracağını hatırlatıyoruz. (Hamdi SÜRÜCÜ /ÖĞ-DER Genel Başkanı)