Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Bakanlığı’nın bütçesi görüşüldüğü sırada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel arasında “cemaat okulu” atışması yaşandı ve akabinde Berat Albayrak şunları ifade etti:
“Evet, cemaatin okulunda ama burslu okumadım. 35 sene içerisinde cemaatin yüzlerce okulunda okuyan yüz binlerce, milyonlarca gencin bir tanesiyim. Ama öyle bir anne baba yetiştirdi ki beni, hiçbir zaman ama hiçbir zaman aklımı bir beşere kiraya vermedim. Elhamdülillah, öyle vermedim ki, beni o dediğiniz güruh iyi bilir kimin oğlu olduğumu, nasıl bir hayat yaşadığımı. Hiçbir zaman inandığımdan geri durmadım. Bu ülkede o okullarda okumuş FETÖ’cü olmayan yüz binlerce gencimiz var, aklını kiraya vermemiş insanlarımız var…”
Berat bey, konuşmasında, “Öyle bir anne baba yetiştirdi ki beni, hiçbir zaman ama hiçbir zaman aklımı bir beşere kiraya vermedim” ifadesini kullandı.
Çoğunuzun yakından tanıdığı bir isim esasen; Berat beyin babası Sadık Albayrak… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dünürü.
Biraz daha ayrıntı vermek gerekirse;
* Sadık bey 1942, Trabzon/Of doğumlu. 1970’lerden 2003’e dek aktif gazetecilik yaptı.
* Ulema bir aileye mensup.
* İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. 1964 yılında İstanbul Sultanahmet Camii kürsü vaizliğine tayin edildi. Askere gittiği 1967 ortalarına kadar, Beyazıt, Şehzadebaşı, Fatih camilerinde irşad vazifelerinde bulundu.
* Uzun yıllar yazarlığını Milli Görüş çizgisinde sürdürdü.
* Haziran 1977’de MSP’den Trabzon Milletvekili adayı oldu. 1991 ve 1995 seçimlerinde Refah Partisi, 1999 seçimlerinde Fazilet Partisi’nden İstanbul milletvekili adayı oldu.
* 1977’de İskilipli Atıf Efendi’nin bir eserinden ötürü, merhum Necip Fazıl’la beraber, İstanbul Toplu Basın Mahkemesi’nde yargılandı.
* 1979’dan itibaren Milli Gazete’de “Mizan” köşesindeki yazılarına devam etti.
* 1981’de ise bir eserinden dolayı mahkûm oldu ve dokuz ay kadar Silivri Kapalı Cezaevi’nde yattı.
* Gazetedeki yazılarından ötürü, 12 Eylül sonrasında aralıksız “Sıkıyönetim, DGM ve Ağır Cezalar”da hâkim önüne çıktı.
* 1981’de Türkiye Yazarlar Birliği tarafından “Son Devir Osmanlı Uleması” eserinden dolayı birincilik ödülüne layık görüldü.
* 1996’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde kültür danışmalığına başladı, bu arada da gazetedeki yazılarına devam etti.
* Ben de takipçilerindenim; Sadık Albayrak, yıllarını araştırmaya ve yazmaya vererek 40’tan fazla kitap yayımladı. İlk kitabı “Sömürüye Karşı İslam”, son eseri “Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar”.
AMERİKALILAR DAĞ BAŞINDA NE YAPIYORDU!
Milli Görüş Lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Radikal gazetesinden Ezgi Başaran’a şunları söylemişti:
“Bizim Recai (Kutan) Bey 1960’larda Diyarbakır ve bölge illerin köylerini suya kavuşturmak ve Dicle-Fırat üzerinde kurulacak barajların projelerini hazırlamak üzere çalışmalar başlatmıştı. Keşif yaparken bir dağın başında Amerikalılarla karşılaşmıştı. Ne arıyorlar orada? Sözde turistlermiş! Hepsi uydurmaydı. Adamlar fiilen casusluk yapmaktaydı. Oradaki köylülerin aklını karıştırmak, ‘sizin niye ayrı devletiniz olmasın!’ diye kışkırtmak üzere görevli yollanmışlardı. Bin yıldır birbirine kaynaşmış olan Kürt ve Türk halklarının arasını açmak için fesatlık tohumu saçmışlardı. ‘Demokratik özerklik’ diye bir şeyi kabul edemem, bunun sonu parçalanmadır. Müslümanlıkta birlik vardır, nereye gidiyorsun sen! Biz, İslam Birliği’ni kurmak için çırpınırken, Türkiye’nin bölünmesine göz yummamız imkânsızdır.”
***
1) Sahi, şu anda Türkiye topraklarında kaç tane ajan, casus cirit atmakta?
2) Sahi, bu ajanlar, casuslar geleceğe yönelik hangi karanlık plan ve programları hazırlamaktalar?
3) Sahi, bu karanlık planları hazırlayanlara yönelik ne gibi tedbirler, önlemler alınmakta? (Kamuoyuna elbette açıklanamaz bu tedbirler, ama mutlaka alınmalı…)
4) Sahi, son İngiltere Büyükelçisi ülkesine dönerken şöyle bir ifadede bulundu: “PKK ile mücadelede Türkiye’nin yanında yer alan ilk ülke İngiltere’dir.” Gülsek mi, ağlasak mı!
FARKINDA MISINIZ?
TV5 tepeden tırnağa yenilendi…
Yeni programlar, yeni yüzler, yeni heyecan başladı… Ben, bugün ve hafta içi her gün saat 12.00-13.00 arası Kupür Haber’de olacağım. Programa aşina olduğunuzu biliyorum. Bugün, Milli Gazete Yazı İşleri Müdürü Ercan Özcan’la birlikte haberlerin perde arkasını aralayacağız. Diğer günlerde yeni konuklarla devam edecek… Müsait olanları bekliyoruz… Haydi başlıyoruz…
***
İki tüyo daha… Bugün akşam ana haberde sürpriz bir isim ekranda yer alacak… İsmi sakın bana sormayın!
Spor editörümüz İlhami Yetiş’in sunacağı spor programı da ilk kez bu akşam TV5 ekranlarında sizlerle birlikte olacak. Yüksek tansiyonlu olacağı kuşkusuz… Kaçırmayın derim…
“ABD’NİN YENİ HEDEFİNDE TÜRKİYE VE KATAR VAR!”
Gazeteci-yazar Ruşen Çakır, Medyascope.tv’de yaptığı konuşmada ilginç noktalara temas etti. Bakalım mı;
* “ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde ABD’nin ulusal güvenlik stratejisi için önemli bir ülke olduğunu, ama ‘negatif’ anlamda önemli bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye’yi Katar’la birlikte, daha önce Suudi Arabistan’ın yaptığı, İslamcı ideolojinin sponsorluğunu üstlenmekle suçladı.”
* “McMaster, konuşmasının bir yerinde, ‘Bütün Müslüman Kardeşler hareketleri aynı değil, ama ortada bir Mursi modeli var’ diyor. Mursi modeli, biliyorsunuz, Mısır’da yaşanan model. Oradaki temel mesele genel bir muhalefet hareketinin sonucunda iktidar, Hüsnü Mübarek devrildikten sonra çoğunluğu elde eden Müslüman Kardeşler, iktidarlarını paylaşmaya yanaşmamışlardı. Ve bunun üzerine Batı’nın da çok ciddi bir şekilde destek verdiği askerî darbeyle Müslüman Kardeşler iktidarı, Mursi, iktidardan uzaklaştırılmıştı. McMaster, Mursi modelini, yani Mısır’daki Müslüman Kardeşler modelini kötü örnek olarak görüyor. İyi örnek nedir? Vermiyor.”
* “Rusya’yla yakınlaşma perspektifi… İslamcılığa bakış konusunda Putin’in bu politikalardan çok da farklı bir duruşu olduğu kesinlikle söylenemez.”