Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Saadet Partisi 6. Olağan Büyük Kongresi “Böyle Gelmiş, Böyle Gitmeyecek, Bu Düzen Değişecek” dirayeti ve Allah’ın yardımıyla büyük bir coşku ile icra edildi. Bu kongreden, yeni bir Genel Başkan ve yenilenmiş bir GİK heyeti ile çıkan Saadet Partisi, bu yeni “Bilge Başkan” ile hem Milli Görüş camiası, hem de geniş halk kitleleri için tek çare olduğunu ortaya koymuştur. “Bilge Başkanın” kongre konuşmasının sonunda okuduğu şiir, susayan gönüllerimize can suyu olmuştur. “Har içinde biten gonca güle minnet eylemem / Arabi, Farisi bilmem, dile minnet eylemem / Sırat-ı Müstakim üzere gözetirim rahimi / İblisin talim ettiği yola minnet eylemem.

Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına / Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına / Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına / Rızkımı veren Huda’dır, kula minnet eylemem.” Bilge Başkan Temel Karamollaoğlu’nun kongrede yaptığı konuşma, dinleyenlere güven ve heyecan vermiştir. Bu konuşma, Saadet Partisi’nin tarihi görevini ve sorumluğunu ortaya koyması bakımından geleceğe ışık tutan bir belge niteliğindedir. “Bizim ilk vasfımız iman ve inançtır” vurgusu, durduğumuz yerin haklılığının ve sağlamlığının en açık ilanıdır. Bilge Başkan yaptığı konuşmada özetle şunları söylüyordu: “Partimize geçmişte kapatma davası açtılar ve partimizi kapattılar. Hoca’mızı siyasetten yasakladılar. Biz bunları unutamayız. Hoca’mızın başlattığı hamlelerin önünü kesmek için her yola başvurdular. Ama önümüzü kesemediler. Biz, bu gün yine varız, ayaktayız, azimliyiz. Hoca’mızın, Milli Görüş liderinin yaktığı o büyük meşale ile yürüyoruz. Öyle büyük bir hamle içine giriyoruz ki, inanmayanlar, Cenabı Hakk’a güvenmeyenler buna giremezler. Biz bunu, ahlak ve maneviyat olarak tarif ettik. Ahlaki ve manevi değerleri ihya etmeden, kimse bizim bu yolumuzda bizimle birlikte yürüyemez. İnanç kemale ermeden, söylediğimiz ifadeleri başkaları kullanamazlar. Biz, AB’nin bir parçası olamayız. Çünkü AB Hristiyan gelenekleri üzerine kurulmuştur. Biz, bu medeniyetin bir parçası olamayız. Biz, Allah rızası için bu çalışmayı yürütüyoruz. Dünya menfaatleri için bunu yapmıyoruz. Mazlumların yanında olduğumuzu, bütün gücümüzle çalışacağımızı, her zaman gayret göstereceğimizi dünyaya ilan ediyoruz. Adil bir dünyanın kurulması amacıyla çalışıyoruz.  Hak, hâkim kılınmadan adalet tesis edilemez.” Bilge Başkan bu konuşmasında ahlaktan, ekonomiye, üretimden sanayileşmeye, dış politikadan teröre kadar birçok konuda Milli Görüş’ün, görüş ve tekliflerini ortaya koymuştur. Ülkenin kanayan yarası terör ile ilgili tespitleri manidardır. “1993 yılında bu salonda bir kongre yaptık. O kongrede Hocamız, bugün Kürt sorunu diye takdim edilen meselenin nasıl çözümleneceğini açıkladı. Bunları söyledi diye siyasetten yasaklandı. Bizi bir arada tutan “millet” kavramıdır. Biz “Milleti İbrahim’iz, ırkçı değiliz. Siz İbrahim’in yolunda giderseniz, sizi ateşe atmayı denerler ama Allah (c.c), o ateşi gül bahçesine dönüştürür. Bütün bu sorunları inşallah çözeceğiz. İnanıyoruz, inanmadan dava yürümez.” 

VEFA VE ÇELİKLEŞME KONGRESİ 

Bu kongre, bir vefa ve çelikleşme kongresi olmuştur. Vefası olmayanın geleceği de olmaz. Bunun için ilk yapılan şey, “ölülerinizi hayırla yâd edin” esası gereği, darı dünyadan ebedi âleme göç eden başta Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan olmak üzere Fehim Adak, Rıza Ulucak, Bahri Zengin, Ali Oğuz gibi nice Milli Görüş erlerinin ruhları için Fatihalar okumak olmuştur. Değerli dava büyüklerimiz, Yüksek İstişare Kurulu Başkanımız Oğuzhan Asiltürk, YİK üyeleri Recai Kutan, Şevket Kazan, Yasin Hatiboğlu, Ahmet Tekdal’ın salonda yerlerini almaları davamızın büyüklüğünün delillerindendir. Yasin Hatiboğlu ağabeyimizin okuduğu şiir ve yaptığı kısa konuşma yaşanılan manevi ortamı zirveye taşımıştır. 5 yıl partimizin Genel Başkanlığını yapan  Prof. Dr. Mustafa Kamalak’a YİK Başkanımız Oğuzhan Asiltürk ile Bilge Başkan Temel Karamollaoğlu’nun birlikte takdim ettikleri hediye ve sonrasında salonu birlikte selamlamış olmaları; kardeşliğin, sadakat ve itaatin üzerimize bereket yağmuru olarak yağdığı andır.

HOCAMIZIN SADIK ADAMLARI

Yeni seçilen GİK üyeleri arasında Hocamızın vefatına kadar yakın hizmetinde bulunan çekirdek kadrosu da bulunmaktadır. Bunları yakından tanıyalım. 1- İbrahim Nedim Titiz: Partide ve konutundaki çalışma ofisinde 1978 yılından itibaren devamlı olarak yanında bulunduğu için “bizim kale bekçimizdir” dediği Erbakan Hocamızın İbrahim’idir. İbrahim Titiz, hocamızın; “Bir yere bir vali tayin edebiliriz amma İbrahim gibi bir genci bulamayız” diye tezkiye ettiği eminlerdendir.  Hastanedeyken “Sen buradan ayrılma, yanımda dur” diyerek yanından ayrılmasını istemediği, vefat ederken onun yolculuğuna şehadet edenlerden birisi olan sadık hizmetkâr. İşte bu İbrahim Titiz, yeni GİK üyesi seçilenlerdendir. 2- Osman Akgün: Erbakan Hocamız ona, en özel şeylerini paylaştığı için Küçük Osman, bir takım hizmetlerini gördürdüğü için hariciye vekili, işini seri yaptığı için de fırtına Osman dermiş. 1978 yılından itibaren ölünceye kadar Hocamızla birlikte çalışmış Osman Akgün,  yeni GİK üyelerindendir. 3- Adnan Simit: 1986 yılından itibaren hocamızın “yedi emini” olarak görevlendirdiği ekibin önde gelen üyelerindendir. Adnan Bey de yeni GİK üyelerinden. 4- Mehmet Karaman: 1986 yılından itibaren Hocamızın özel kalem müdürü olarak çalışan ve vefatına kadar bu görevi sadakat ve sabırla yürüten bir gönül ve görev adamıdır. Saadet Partisinde üç dönemdir GİK üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı yapmaktadır. Hocamızın “Mehmet bize Allah’ın bir lütfudur” dediğini bilen bilir. M. Hamdi Yıldırım camianın icazetli temel esaslar hocası, yeniden GİK üyesi seçilenlerden. Daha nice kahramanlar GİK üyesi seçildiler. Selam hidayete tabi olanlara…