Ülkemizde siyasi hayatın yeniden şekilleneceği, sistem tartışmalarının alevlendiği bir dönemde siyasete yön vermek bilgelik istiyor. 15 Temmuz’u doğru okumadan atılacak adımların ters tepeceği ortada ve yeni arayışlar zirvede iken yapılacak hamlelerin önemi daha da artıyor. 30 Ekim kongresi bu hamlenin bir başlangıcı sayılmalı ve 47 yıllık “Milli Görüş Müktesebatı”nın belirlenen yeni rotada daha büyük aksiyoner ortaya koyacağı bilinmelidir.

Gerekli şartları her dönemde üzerinde taşıyan kadroların, yeterli şartlara da ulaşması açısından yeni dönem ilmi siyasetin önemini bir kez daha öne çıkarıyor. “Bu gelmiş, böyle gitmez, bu düzen değişecek” heyecanı kadar, bu düzenin nasıl değişeceğine yönelik çelikleşme hamlelerinin de “akıl teri” dökülerek tespit edilmesi gerekiyor. Bu açıdan ezber bozmak ve şehirli insanın gündemine girmek ilk öncelik olacaktır. Bir tertip içinde çalışarak teknolojiyi rahmete çevirmek zorundayız.

Açık söylemler ve hedefler ile yapılacak şeffaf çalışmaların milletimizin mobilizasyonuna etkisi artacaktır. Bu açıdan siyasette vites değişikliği getirecek her değişiklik iyi okunmalı, tenkitten tebliğe giden söylem tarzı ile yeni kuşaklar kucaklanmalıdır. Birikimiyle siyaset yapacak bilge başkanın olacağı bu dönemde fikir-söylem-eylem birliğine yönelik hamleler rahmeti celbedecek, milleti cezbedecek boyutlara ulaşmalıdır. 

Bir kez daha gördük ki; bizim “farklı haslet”lerimiz var. Bu özelliklerimizle savrulmakta olan insanımızı “ortanın ortası”na davet etmek büyük bir sorumluluk olarak omuzlarımızdadır. Bu sorumluluk “ittifak ahlakı” ve “model çalışma” ile başkalarından değil, kendimizden bekleneni ortaya koyma çabası olarak umuda dönüşecektir. Bunun için, muhabbetle barış artık, ecdadınla yarış artık!

ÖNCÜLÜK:

“90. Doğum yılında Erbakan Sempozyumu” çalışması, Türkiye’nin çok partili hayata Milli Görüş ile girdiğini bir kez daha gösterdi. “Tezli Hareket” olması açısından ekonomik, sosyal, dış politika gibi uzun dönemli aksiyonlar ile milletin fıtratına dönüşün nasıl olması gerektiği yeniden gözden geçirilmiş oldu. Emeği geçenlere teşekkürler…

ÖNCELİK:

30 Ekim 6.Olağan Kongrede yoğun katılımdan dolayı salona giremeyen yaşlı amcamızın sözü: “ben bir daha gelemem, salona mutlaka girmem lazım!” Ellerinden öpüyoruz…