Bismillahirrahmanirrahim;
SAADET Partisi diğer siyasi partileri imrendirecek örnek bir kongre yaptı. Disiplin ve düzenin ne olduğunu dosta düşmana gösterdi. Kadrolar arasındaki uyum ve ahenk dikkatlerden kaçmadı. Herkese, “İşte Türkiye’nin geleceğine yön verecek kadrolar!” dedirtti. Kongreden birbiriyle kenetlenmiş olarak çıktı. Katılımın yüksekliği de bunun ispatıydı.
Şimdi Kongre’deki mesajı araziye yansıtma zamanı! Türkiye’nin problemlerinin çözümünü bilen fedakâr ve azimli kadrolar Saadet Partisi’nde. İşi yalnız şeklî olarak ele almıyor, çalışmalara samimiyetlerini, gönüllerini, yüreklerini de koyuyorlar. Geçmekte olduğumuz hassas süreçte Milli Görüş kadrolarına öylesine büyük ihtiyaç var ki!
Davamızın kurucu lideri Erbakan Hocamıza da öyle söz vermedik mi?: “Milletimizin saadet ve selameti için… Saadet Partimizin en büyük zaferi için… Yeni Bir Dünya’nın kurulması için… Bütün gücümüzle canla başla çalışacağımıza…”
Her şeyden önce Genel Başkan ve diğer başkanlarımızı yalnız bırakmamalıyız. Başkan şahsından çok çevresiyle güçlüdür. Bir dava daha çok başkanlarıyla temsil edilir. Onlar, kişisel işlerini yapmıyor, onurlu ve büyük bir davayı yürütüyorlar. Başkanlara sahip çıkmak davaya sahip çıkmaktır.
Kadrolarımızın uyum ve ahengi çalışmalarımızı bereketlendirecek, Saadet Partisi’ni Türkiye siyasetinin yıldızı haline getirecektir. Çünkü Saadet, Milli Görüş’ün tek partisidir. Milletimizin aslı, özü, inancı ve tarihidir. Milli Görüş motorsa, diğerleri vagondur. Türkiye Milli Görüşsüz olamaz. Saadet Partisi’nin Meclis’te bulunmayışı Türkiye’yi büyük bir tehlikenin eşiğine getirmiştir.
HER TARAF ATEŞ ÇEMBERİ
HER alanda bir kuşatma ile karşı karşıyayız. Çember gittikçe daralıyor. Geleceği görebilen basiretli kaptanlara ihtiyaç var. “Bilgi ve birikim, tecrübe, hidayet, feraset, dirayet, şuur, vizyon sahibi” kadrolara. Saadet Partisi’nin çözümü bilen samimi ve fedakâr kadroları Türkiye’nin en büyük teminatıdır. Kaptan ehil ve liyakatliyse problemi aşmak zor olmaz.
“Oyları bize verin, seçimden sonra terörü durduralım” diyenlerin sözlerinin üzerinden 1 seneden fazla zaman geçti. Terör artarak devam etti. Annelerin feryatları arşa yükseldi; nice yavrularımız yetim kaldı. Milletimiz yasa boğuldu. Bu böyle gitmez, gitmemeli. Sömürgeci güçleri yanınıza alarak terörü çözemezsiniz. Türkiye ve bölgeye özgü milli çözümler gerekli. Milli Görüş reçetelerine ihtiyaç var.
Türkiye olarak yerel, bölgesel ve uluslararası projelerimiz olmalı. Kısa, orta ve uzun vadeli projeler. Orijinal projelerinin aktörü olamayanlar, emperyalistlerin projelerinin figüranı olurlar. Yabancıların projelerinin içinde yer alanlar, onların varmak istediği hedefe ulaşırlar. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) içinde yer almak Amerika’nın emellerine alet olmaktır. AB projesinin içinde yer almaksa Avrupa’nın.
Bizim milli projelerimiz nerede? Milli Görüşçüler proje üreten kadrolara sahip. “Kardeşçe Bir Arada Yaşamak”; D - 8’ler öncülüğünde bütün kurumlarıyla “İslam Birliği’ni Kurma” projeleri bunların başında. Başkalarının projeleriyle yol alamayız. Emperyalistlerin verdiği silah ve uçaklarla kendimizi savunamayız. Bizi yok etmek isteyenleri “dost” ve “stratejik ortak” sanarak terörü önleyemez; Suriye ve Irak’ta yaşananlara çözüm bulamayız.
SAADET MECLİS’TE OLMALI
MİLLİ Görüş partilerinin iktidarda olduğu dönemlere bakın: Türkiye’nin ekonomisi düze çıktı. Halk borç yükünden kurtuldu. Refah düzeyimiz yükseldi. Herkesin yüzü güldü. Hele Erbakan iktidarında efsanevi hizmetler yapıldı. Denk Bütçe’yle rantiyenin hortumları kesildi. Oluşan kardeşlik havasıyla âdil uygulamalar terörü sona erdirdi. Şehit cenazeleri gelmez oldu. İsrail; Filistin’e, diğer Müslümanlara saldırmaya cesaret edemedi. Komşularımızla iyi ilişkiler geliştirildi. Bölgeye huzur ve barış geldi. Bunlar Milli Görüş bereketiydi. Bize özgü çözümlerin bereketi!
Gelin, Türkiye’nin problemlerinin çözümünü yabancılara bırakmayalım! Komşularımız ve bölgemizdeki problemleri; bölge ülkeleri ve komşularımızla birlikte çözelim. ABD’nin 11 bin km. uzaklıktaki Irak’ta, Suriye’de, Türkiye’de ne işi var? Bizi çok mu seviyorlar (!) dersiniz? Hayır, kardeşlerim hayır! Onların amacı İslam dünyasını sömürmek! Buna daha ne zamana kadar seyirci kalacağız? Son darbe girişiminde hepsi, bize karşı darbecileri desteklemedi mi?
Saadet Partisi’nin görkemli kongresi, milli ve yerli çözümlerin devreye girmesiyle ilgili yeni ümitler oluşturdu. Bu heyecan ve azim artarak sürmeli. İnsanımıza ulaşılıp Milli Görüş’ün Türkiye şartlarıyla örtüşen milli ve yerli çözümleri anlatılmalıdır. El birlik bir çalışma seferberliği başlatılmalıdır.
Saadet Partisi Meclis’te temsiliyetinin yolunu açmak için “adil olmayan seçim ve baraj sisteminin düzeltilmesi” konusunda “uzman bir komisyon” kurmalı; konunun ciddi takipçisi olmalıdır.