Evrende Allah’tan (cc) izinsiz hiçbir şey “ol”amaz, musibetler de... Başımıza gelen musibetler, günahlarımız sebebiyledir; kaldı ki, çoğu da affedilir. Karada ve denizdeki bozulmalar da, yine azgınlığımız sebebiyledir; tevbe-istiğfar etmemiz için de birer uyarıdır. İşlerimizi ve kendimizi düzeltmek sorumluluğunda ve zorundayız. Yoksa daha büyük felaketler bizi bekliyor; yere batırılmamaktan da emin değiliz... (Teğabun/ 11, Şura/30, Rum/41, Rad/11, Mülk/16)

DEPREM; dengenin, düzenin bozulmasıdır. İnsanın depremi de, ruhunun bedeni terk etmesi/ölümüdür. Bu depremden kaçış yok. “Takva” zırhı/korunağı ile imanla göçmeye hazırlanmalı değil miyiz? “Kâinat”ın/evrenin de depremi/kıyamet yaklaşıyor...

DÜNYA denen gezegen, âlemlerin Rabbi Allah Teala’nın mülkü, bizim için misafirhane/konukevi/han/oyuncakistan; biz de yolcular iken, hepimiz burada GÖÇMEN değil miyiz? Göçmen olmayan, göçmeyecek olan var mı?

DÜNYA evinde/yeryüzü sofrasındaki misafirler olarak, bir taraftan konağın malikine saygısızlık ederek, hem emanet/konuk edilen evin düzenini bozmada/değiştirmede hem de nimet, egemenlik paylaşımında birbirimizle kavgadayız. Evin ve âlemlerin Rabbi ise imtihan gereği, evindeki saygısızlıklara hem izin veriyor hem de kameraya kaydettiriyor. Yarın/ahiretteki yargılamada, hayat filmimizi/amel defterimizi bize okutmak/göstermek için... (Mülk/1-2, Kaf/17-18, İsra/13-14)

Fıtratın korunması farz, bozulması/değiştirilmesi de haramdır. Yüce Rahman, korunmasını emrederken, insan ve cin şeytanları da bozulmasını emreder. Farzlar ve haramlar/emir ve yasaklar, fıtratın korunması içindir. Biz de Rahman'a kullukla, şeytana/tağutlara kulluk arasında muhayyer/özgür olarak sınanıyoruz. (Fatiha/5 Nisa/117-120, Nahl/36, Mülk/2, Yasin/60-61, Nas)

İnsanlık düşmanı Siyonistlerin, “Arz-ı Mev'ud" ve "tek dünya devleti" amaçları için, her aracı, özellikle de "etkili ve yetkili"lere ŞANTAJ silahı yanında, ayrıca şantaja uygun olmayanlara, ikna edemediklerine de SİHİR/BÜYÜ uyguladığına inanıyoruz. Hem şantajdan hem de büyüden kurtarılacak çok "iş birlikçi" yok mu?

SİYONİZM; İlahı/tanrısı iblis/şeytan olan, insanlık düşmanı sapkın ırkçı, bozguncu bir din/ideoloji olarak, diğer ideolojilerin de karargâhı, üreticisi, yöneticisi konumundadır.

Rahman'ın (cc) dini İslam'ın/tevhidin dışındaki bütün batıl/sapık din ve ideolojilerde insan şeytanı/Siyonizm’in imzası vardır. Bu gerçeği, artık herkes görebiliyor. Biz insanlar da, Rahman'a kulluk ile şeytana/tağuta kulluk arasında tercih donanım ve özgürlüğümüzle sınavdayız.

(Bakara/11-12, 205; Nisa/117-120, Enam/153, Araf/14-18, Nahl/36, Yasin/59-64, Nas/)

GÜNEŞ YİNE DOĞACAK KUR'AN; Rahman'dan insana, insan içindir. Rahman'ın (cc), bütün insanlara/herkese, her zaman, bütün işlerine, sorunlarına, sorularına çözüm için gönderdiği en doğru/güzel "hayat rehberi"dir. Mesajları; hayat, şifa, rahmet, hikmet, ahlak, adalet, maslahattır. Bu sebeple; hayatı, insanları, olayları, eşyayı, her şeyi doğru "oku"mak için Kur’an'a muhtacız. Kur’an’dan baktığımızda görünen gerçek şudur ki; bugünkü Siyonist küresel düzen, tabiatı gereği şeytani zulüm düzenidir; insanlık ve İslam düşmanlığında/ifsadında konumlanmıştır. Bu konum, Fıtratullah, Sünnetullah/Allah'ın dini İslam/fıtrat/tabiat ve hukuk düzenlerine karşıt konumdur. Bu düzenin sahipleri, yıkılan, çöken düzenlerini, yeniden insanlığa pazarlama çabasındalar. Küresel egemen tek Yahudi dünya devleti?!. Bu, onların hedefi olsa da, mümkün değildir. Çünkü bu sapkınlığın sonunun hüsran, helak olacağı "sünnetullah" gereğidir. Siyonistlerin bütün plan ve projeleri, tuzakları bozulacak, kurdukları/kuracakları tuzaklar, kendi ayaklarına dolanacak olması, sünnetullah/Allah'ın (cc) kanunu gereğidir. Onu kimseler, değiştiremez... Kokuşmuş bu düzenin, yenilenmesi, sürdürülebilmesi de mümkün değildir. Gecenin/zulmün karanlığı, yerini yeni bir güne/güneşe terk edecek/yeni gün gece gibi karanlık olmayacak. Gece-gündüz, birbirini takip edecek. Bunun gibi, Siyonist karanlık, yerini, İslam’ın aydınlığına/adaletine terk edecektir. Dünyamız da buna göre, adaletle yeniden düzenlenecektir. Belki de Batı'dan doğacak güneş, herkesin/bütün insanlığın üstüne doğacaktır, inşaallah. Bunu, kimseler de engelleyemeyecektir, inşaallah. Güneş'i kim engelleyebilir ki, Yaratan, Yöneten’den başka?

"Allah (cc) tuzakları bozan, kuranların ayaklarına dolayandır. Ve zalimler/tağutlar, yakında nasıl bir devrimle devrileceklerini bilecekler/göreceklerdir." İlahı şeytan olan Siyonizm dini egemenliğini sürdüremeyecektir. (Al-i İmran/54, Nisa/117-119, Şuara/227, Araf/167)

Gece ile gündüzün birbirini takip etmesi gibi, batılın/zulmün/egemen Siyonist düzenin karanlığından sonra, yeniden Hak/adalet/İslam güneşinin doğması da, sünnetullah/Allah'ın (cc) değiştirilemez kanunlarındandır. Siyonizm’in helaki de, İslam güneşinin yeniden doğuşu da mukadder olup, bunu kimseler engelleyemeyecektir. (İsra/81) Vesselam...