Son günlerde yaşanan olumsuz olaylardan sonra kendi kendime soruyorum:

Geçmişi özlüyor muyum?

Tereddütsüz cevap veriyorum:

Evet, özlüyorum hem de çok özlüyorum!

Peki, geçmişe niye böyle özlem duyuyorum?

Çünkü bugün kimliğinde Müslüman yazan kişiler sık sık mahkemelere düşüyorlar ve haklarında bizleri hayretlere düşüren suçlamalar yapılıyor.

Kuşkusuz geçmiş yıllarda da kimliğinde Müslüman yazan kişiler mahkemelik olur ve yargılanırdı!

Ama onlara yöneltilen suçlamalar bugün olduğu gibi yüz kızartıcı olmaz, aksine yüz ağartıcı olurdu!

Doğum tarihleri biraz yıllanmış olanlar 163’üncü madde nedeniyle yapılan yargılamaları mutlaka hatırlayacaklardır.

O günlerde mahkemelere sevk edilenler devletin temellerini dini esaslara dayandırmak gibi bir suçlama ile karşı karşıya kalırlardı!

Bir hayli Müslüman, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde bu suçlama ile hâkim karşısına çıkmıştı!

Yani o zamanlar kimliğinde Müslüman yazan kişiler düşünce suçlusu olarak yargılanırdı! Bugün böyle bir suçlama ile yargılanan var mı?

Bugün kimliğinde Müslüman yazan isimler düşünce suçlusu olarak değil, adi suçlu olarak yargılanıyorlar.

Bu şartlarda geçmişe özlem duyulmaz mı?

Adi suçlarla suçlanmaya bizim mahalle alışık değil!

Adi suçlarla öteki mahallelere mensup olanlar suçlanırlar ve yargılanırlardı!

Son yıllarda ülkemizde hem olumlu hem de olumsuz anlamda çok şey değişmiş bulunuyor.

Geçmiş yıllarda bizim için hayal olan pek çok şey bugün yaşanan gerçekler halini aldı!

Böyle olumlu gelişmelerin yanında geçmişte kimliğinde Müslüman yazan kişilere onlarla uzaktan yakından ilgisi olmayan suçlamalar bugün büyük bir rahatlıkla yapılır hale geldi.

Parayla pulla, makamla mevkiyle ve kadınla kızla imtihan konusunda maalesef sınıf geçilemedi.

Bu şartlar altında geçmiş özlenmez de ne yapılır?