Habil ile Kabil, Hz. İbrahim (as) ile Nemrud, Hz. Musa (as) ile Firavun, Hz. Muhammed (as) ile Ebu Cehil vb. arasındaki hak-batıl mücadelesi; günümüzde İran öncülüğündeki “Hak/hizbullah” cihad/direniş cephesi ile batılın temsilcisi Siyonist İsrail ve ABD/“hizbüşşeytan” arasında sürüyor. Hakk’ın temsilcisi “Sünni-Şii” cephesinin kazanacağı, sünnetullah gereği, müjdedir. (Araf/167, Mücadele/5, 17-22)
Hadid/25. ayet ile Mücadele/5, 19-22. ayet-i kerimelerine birlikte bakıldığında anlaşılıyor ki: İlahi mesajlar, yeryüzünde zulmün önlenmesi ve adaletin sağlanması için indirilmiştir. Bu ise adalet-zulüm savaşı demektir. Hak, adaletin ikamesi, zulmün önlenmesi de iktidar/devlet olmayı zorunlu kılar. Adalet, ancak, güç ile sağlanabilir. Adil olmayan güç, zulüm demektir. Güçlü olmayan adalet de acizdir, zillet demektir. Hizbullah, ilahi yasaların korunmasına, uygulanmasına gayret ederken, hizbüşşeytan da yeryüzünü ve ilahi düzeni (fıtratullah, sünnetullah) bozmaya, ilahi hukuk düzeni/şeriatı tahrife, önlemeye gayret eder. Çünkü Siyonizm; insan, fıtrat ve İslam düşmanlığına konumlanmıştır.
Ve, sonunda hizbullah galip gelecek, yeniden İslam’ın aydınlığında adalet düzeni kurulacaktır, inşaallah. Müslümanlar da ayıklanacak...
Hak ile batılın iki temsilcileri arasındaki mücadelede, “hizbullah”ın kazanacağı, zaferi, ilahi vaaddir; kanundur/değişmez sünnetullahtır. Günümüzdeki tağutların sonu, Nemrud’un, Firavun’un sonları gibi hezimet, helak olacaktır. Bu mücadele, hem iki zıt safı (hak, adalet-batıl, zulüm) ayrıştırıp ortaya çıkartacak hem de Müslümanlar arasında samimi olanları/cihad edenleri diğerlerinden seçerek, ortaya çıkartacaktır. (Araf/167, Hadid/25, Mücadele/5, 19-22)
Yüce Rabbimiz’in; bize, lütfen sunduğu ömür nimeti/sermayesi ile sayamayacağımız emanet nimetlerle, dünya çarşısında/pazarında “alışveriş”te/sınavdayız. Bu çarşıda, çeşitli oyuncaklar bölümü de var; cihad meydanı/“can ve mal pazarı” bölümü de... Her zaman, ömür/zaman sermayemizle karşılığındaki tercihlerimizle alışverişte/karda veya zarardayız. Bu pazarda, hüsransız/zararsız “alışveriş” çok zor. (Asr Sûresi) En kazançlı ticaret ise mal ve can ile, Allah (cc) yolundaki cihad karşılığında Cennet’in satın alınmasıdır. (Tevbe/111, Saff/10-11)
Günümüzde; Batıl’ın temsilcisi, karargâhı, insan şeytanı İblis’e tapan “Siyonistler” hizbüşşeytandır. Onların zulmüne, azgınlığına karşı direnenler de “hizbullah”tır; “Sünni”siyle, “Şii”siyle cihad eden Müslümanlardır.
İnsan ve İslam düşmanı/bozguncu, lanetli Siyonizm’e karşı izzetle cihad eden/direnen Sünni ve Şii kardeşlerimizi sevmek, onlara yardım ve dua etmek, imanımızın, Müslümanlığımızın gereğidir." Allah (cc) için sevmek ve buğzetmek/düşman olmak, amellerin üstünüdür. (sav)
Rahmani ve/ya şeytani dost-düşman ölçüleri/kriterleri arasındaki tercihlerimizle sınavdayız. Rahmani/İslami olmayan ölçüler, tağuti/şeytanidir.
"İsrail'in güvenliği/Siyonizm" için; her türlü devasa imkân ve araçlar, yöntemler kullanılıyor... Binlerce yıl önceki bir Mısır firavunu/tağutu da, Hz. Musa (as)’ı öldürmek, tahtını korumak için en güçlü tedbirleri almışsa da, sonunda ordusuyla birlikte Kızıldeniz'de boğulmuştu. Günümüzün firavunlarını/tağutlarını da aynı hüsran, helak bekliyor. Sünnetullah/Allah'ın yasası böyle. Gelecek de yakındır...