EĞİTİMİNDE
Çocuklarımıza; “evet”ten önce “hayır” demeyi/önce itirazı/reddi, sonra kabulü öğretmemiz gerekir. Bu, “İlahi”/“Rabbani” yöntem ve ilkelerdendir: -Bütün ortak ilahi mesajlarla/kitaplar, peygamberlerle, her dönemde insanlar, tağutları/zulmü, fesadı reddetmeye, sadece Allah’a (cc) kulluğu kabule/adalete, salaha, imara çağrılmıştır. (Hud/61, 113; Nahl/36, 90; Zümer/17; Hadid/25) –İslam’a girişimiz de, tevhidimiz gereği tağutların reddi ile başliyor. (Bakara/256, Muhammed/19) –Kur’an okumaya başlarken; yaratıkların… cin ve insan şeytanlarının şerlerinden de Allah’a sığınmamız (istiaze) emrediliyor. (Nahl/98, Felak ve Nas sûreleri) -“Defi mefasid, celbi menafiden evladır”/Kötülüğün, zararın önlenmesi; iyiliğin, faydalının yapılmasından önceliklidir. (Mecelle/30) “Euzü besmeleli” eğitime muhtaç değil miyiz?
İKİ REHBER
Dünya ve ukba/ahiret saadeti için, uymamız şart olan iki rehberimiz var: Biri Kitap/Kur’an, diğeri de İnsan/ Resulullah (sav) ikisi de Rahman’ın (cc) yoluna/tevhide/sırat-ı müstakime/tek doğru yol İslam’a/cennete çağırıyor... İki rehber de, Yüce Rahman’ın emirlerine açık, yasaklarına kapalıdır. Önümüzdeki rehberlerin de, Kur’an ve Resulullah’ın (sav), emanet ve mirasçıları olarak, haramlara kapalı/kilit, emirlere de açık/anahtar/örnek ve rehber/doğru tebliğ ve temsil konumunda olmaları, gerek miyor mu? Neredeler?!
KUR’AN VE GÜNEŞ
Dünyadaki ışıklı/aydınlatıcı “beşeri” kitapların, “İlahi Hayat Rehberi Kitabı” KUR’AN/VAHİY NURU’na göre durumu; lambaların, mumların GÜNEŞ’e göre durumu gibi değil midir? Işıklı kitaplar/akıllar da, ışıklarını “vahiy” güneşinden almıyorlar mı? Güneş ışığında; ayın, yıldızların ışıkları bile gizleniyor/gözümüze görünmüyor… Akıllar, vahye muhtaç. Selim akıllar, vahiyle çelişmez; vahyin yansıması, elçisidir… (Ahmed er Rufai hz. ks.)
İnsanı; yoktan, bilinen şeylerden en güzel yeteneklerle yaratan/akıl, okuma, konuşma, yazma vb. güçleriyle donatan/öncelikle “Yaratan Rabbi’nin adıyla oku” emriyle başlayan bir KİTAB yerine, başka kitapları öncelemek, akla aykırı değil mi?
Bilim ışığı ile ilmin/vahyin nuru da, lamba ile güneş ışığı farkı gibidir...
GÜNEŞSİZ HAYAT?
Dünya yolculuğunda "İlahi Hayat Rehberi"/"Vahiy Güneşi" Kur’an'a gözleri kör olanların; beşeri ışık, rehber ve yol arayışlarıyla zulüm karanlıklarında şaşırmaları, çatışmaları, aradıklarını da bulamayışları, bunun farkında bile olmadıkları, hem acı bir gerçek hem de büyük bir cehalet ve gaflet değil midir? Kur'an'da; her şeyin açıklaması, örneği var; eksikliği, yanlışı, çelişkisi olmayan mükemmel bir adalet nizamı var iken... (Maide/3, Hud/1-2, Nahl/89-90, İsra/9, 89, Hadid/25)
Allah Teala; “kulluk” sözleşmemize uygun/her işimizde, emir ve yasaklarına uyarak, Resulullah’ın (sav) önderlik, örneklik ve rehberliğinde Müslümanca yaşamamızı emrediyor. (Al-i İmran/31, Maide/1, 7 Araf/172) Bu; hem günahlara istiğfar, nimetlere şükür hem de musibetlere, haramlara karşı sabır gerektiriyor.
İSLAM; insanların/herkesin bütün ihtiyaçlarını en güzel şekilde karşılayan ekmel ve adil bir Hayat Projesi sunuyorken; bunun aksine konumlanan şeytan da, insan ve İslam düşmanı olarak tamamen ifsada/bozgunculuğa odaklı Siyonizm’le karargâhını kurdu... Her şeyi ifsad ediyor; bitki, hayvan, insan, ahlak, din... Şeytana taparak tabiattaki düzeni de, ilahi şer’i düzeni de ifsad ediyor. (Nisa/117-119)
ŞEYTAN DA KILAVUZ
İnsan ve İslam düşmanlığına konumlanan şeytan da, tabiatı gereği, İslam’ın dışındaki bütün din, düzen ve yollara/batıla/zulme/hak diye batıla/cehenneme çağırır... İnsan da, kendi akıl ve iradesiyle seçimini yapar; ya Rahman’ a veya şeytana uyar... (Fatiha/5-7, Enam/153, Araf/16-18, Nahl/36, İsra/9, Yasin/4, 60-61)
“Can, din, akıl, nesil/aile, mal vb.” Temel değerleri korumak ve geliştirmekle sorumlu devlet,bunlardan hangisini koruyabiliyor? Islah yerine ifsad yok mu? Haim Nahum planı yürütülebiliyor.
“Din” ve “akıl”emanetleri/ nimetleri korunmadıkça, diğerleri de korunamaz; din ve akıllar ifsad edildi; böylece, kitleleri yönetebilmek kolaylaştı. Din ve akıl, zulme itiraz ediyor; bozulunca, çelinince zulüm kolaylaşıyor...
Bizi; şaşırtan, bunaltan zulmün karanlığından adaletin aydınlığına; ancak “vahyin” ve “aklın” ışığıyla çıkabiliriz...
Zulmün karanlığında bunalan insanlık; vahyin ışığıyla aydınlanmaya/adalete muhtaç olduğunun farkına vardığında, tünelden çıkış mümkün olabilir...
BİZE NE? BİZE HER GÜN…
Müslümanlar olarak; "ana-baba" nimet ve emanetlerinin değerini, İlahi Hayat Rehberleri Kur’an'dan ve Resulullah'tan (sav) öğreniyoruz; Batı'dan değil: -"Onlara isyan/itaatsizlik, saygısızlık (mübah konularda) büyük günahlardan." -Onların, çocuklarına duası da, bedduası da ahirete kalmaz; kabul edilir. -Onların rızası ve gazabı Allah Teala'nınki gibidir; düşkünlüğünde “öf!" bile denemez". -Ve "cennet, anaların ayakları altındadır." Ahirete göçen lerimizi rahmet ve minnetle anıyor, ödeyemeceğimiz, üzerimizdeki haklarını da helal etmelerini umuyoruz. Elbette, çocukların da onlar üzerinde (adalet) hakları var… Fatihalar…