Gayrimenkul sektöründe sıklıkla karşılaşılan müteahhit mağduriyetlerine ilişkin yargıdan tüketici lehine çığır açıcı bir karar çıktı. Satın aldığı konutun bedelini ödeyip içerisine yerleşmesine rağmen tapusunu alamayan ve dairesi başkasına devredilen bir alıcının hukuk mücadelesi Yargıtay noktalandı. Yüksek Mahkeme; bir taşınmazın fiilen kullanıldığını bilen ya da gerekli özeni gösterdiğinde öğrenebilecek durumda olan kişilerin, tapuyu resmi olarak devralmış olsalar bile "iyi niyetli" sayılamayacağını oy birliğiyle tescilledi.

2013 YILINDA TESLİM ALINDI, TAPU BAŞKASINA KAÇIRILDI
Dava dosyasına yansıyan olayda tüketici, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yükleniciye düşen bağımsız bölümlerden birini satın alarak Kasım 2013'te teslim aldı. İkametgahını taşıyıp doğalgaz aboneliğini açtıran alıcı, bedelini ödemesine rağmen yüklenici tarafından oyalanarak tapusunu alamadı. Süreç içerisinde müteahhit, aynı binadaki 3 daireyi tek bir günde ticari ilişkisi bulunan başka bir üçüncü kişiye düşük bedellerle devretti. Mağdur alıcı, mal kaçırma amacına dayalı bu muvazaalı işlemin iptali için Tüketici Mahkemesi'ne başvurdu.
MAHKEMELER VE YARGITAY "HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI" DEDİ
Şanlıurfa 1. Tüketici Mahkemesi ve Gaziantep BAM 1. Hukuk Dairesi, doğalgaz abonelikleri ve tanık beyanlarıyla tüketicinin 2013'ten beri evde oturduğunu tespit etti. Daireyi görmeden satın aldığını savunan davalının bu iddiası "hayatın olağan akışına aykırı" bulundu. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de (E. 2025/2811, K. 2026/1813) yerel mahkeme kararını hukuka uygun bularak muvazaalı tapunun iptaline ve konutun ilk alıcı adına tescil edilmesine oy birliğiyle karar verdi.





